Samsun’da yürütülen sanayi dönüşüm çalışmaları kapsamında Toybelen Sanayi Sitesi’ne taşınma süreci sürerken, Eski Sanayi Sitesi esnafı da sürece dahil edilmek istediklerini dile getirdi. Esnaf temsilcileri, Toybelen’de henüz tahsis edilmemiş iş yerlerinin kendilerine verilmesi için çağrıda bulundu.
ÖNCELİK TALEBİ GÜNDEME GELDİ
Toybelen Sanayi Derneği Başkanı Mustafa Ay, hem Gülsan hem de Eski Sanayi esnafının mağdur edilmemesi gerektiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu. Ay, “Bunların önemli bir kısmı henüz esnafın kullanımına açılmadı. TOKİ’nin elinde yaklaşık 330 iş yeri var. Bu dükkanların öncelikle Gülsan ve Eski Sanayi esnafına tahsis edilmesi gerekiyor” dedi.
SÜRECİN HIZLANDIRILMASI İSTENİYOR
Yetkililerin konuya duyarlı yaklaştığını ifade eden Ay, sürecin daha hızlı ilerlemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bizim talebimiz sürecin hızlandırılması ve esnafın mağduriyetinin bir an önce giderilmesi” diye konuştu. Ay ayrıca, başta Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan olmak üzere ilgili kurumların süreci yakından takip ettiğini de sözlerine ekledi.
“KİMSE DIŞARIDA KALMASIN”
Toybelen’de inşa edilen iş yerlerinin Samsun esnafına kazandırılması gerektiğini vurgulayan Ay, “Bu dükkanların dışarıdan yatırımcılara değil, Samsun’un kendi esnafına verilmesini istiyoruz. İmkanı olan satın alsın, olmayan kiracı olsun ama kimse dışarıda kalmasın” ifadelerini kullandı.
“BİZ BU ÜLKENİN BEL KEMİĞİYİZ”
Toybelsan Dernek Başkanı Emre Kurnaz ise esnafın üretim ve istihdamdaki rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bizler sadece kendi geçimimizi sağlayan değil, aynı zamanda ülke ekonomisini ayakta tutan esnafız. Yıllardır üretiyor, hizmet veriyor, istihdam sağlıyoruz. Ancak bugün, tüm emeğimize rağmen ayakta kalmakta zorlanıyoruz. Sorunun merkezinde ise çözüm olması gereken TOKİ’nin uygulamaları yer almaktadır. Talebimiz nettir. Kimsenin hakkına girmeden, üretmeye devam edebileceğimiz adil ve ulaşılabilir şartlarda iş yeri imkanı istiyoruz. Çünkü biz durursak; sadece bir esnaf değil, üretim durur, istihdam azalır ve ekonomi zarar görür. Biz yük değiliz, bu ülkenin bel kemiğiyiz.”





