Nihat Batur kimdir?

Doğma büyüme Samsunluyum. Babam Trabzon'dan, annem Yunanistan'dan gelmiş. Burada tanışmışlar, evlenmişler ve biz dünyaya gelmişiz. 4 kardeşiz. Tüm geçmişim Samsun'la ilgili. Burada çalışıyorum. Burada siyaset yaptım. Siyaseti bıraktıktan sonra eczacılık mesleğime devam ediyorum. Belediye başkanlığından önce öğretmenlik yaptım. 6. Bölge Eczacı Odası Başkanlığı, Gazi Belediye Başkanlığı yaptım. Belediye başkanlığından önce çekirdek aileydik, sonrasında 200-300 bin kişiyle bir aile olduk. Beş sene boyunca tatile gitmedim, ne cumartesi ne pazar demedim, çalıştım. Günlerimiz böyle geçti.

samsun haber: Samsun'da eski başkan Nihat Batur'dan belediye başkanlarına ulaşılabilirlik çağrısı!

Hangi dönemlerde belediye başkanlığı yaptınız?

1999-2004 yıllarında Anavatan Partisi'nden seçime girdim, seçildim ve belediye başkanlığı yaptım. Şu anda siyasetle uğraşmıyorum. Siyaset bizim zamanımızdaki siyaset değil maalesef. Artık siyaset bozuldu, eski güzelliğini kaybetti. Eski liderler, bizim tanıdığımız, bizim büyüğümüz olan liderler göçüp gittiler. Tabii Türkiye de çok aşamadan geçti. 60 ihtilali, 80 ihtilali falan... Biz karınca kararınca uzaktan seyrediyoruz, takip ediyoruz. Çocukları büyüttük, torunlar oldu... Onları yetiştirmeye çalışıyoruz. Başkanlık ayrı bir konu. Hem zevki var hem tadı var. İnsanlara hizmet etmek, insanlara yardım etmek, insanların derdine çare bulmak... Bunlar güzel şeyler. Zaten siyasete girmemin sebebi de o. Doğduğum, büyüdüğüm şehirdeki insanlara, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne hizmet etmekti. Hâlâ da devam ediyorum.

Belediye başkanlığı yaptığınız dönemlerde imkanlar nasıldı?

Vatandaş belediye başkanından hep ister. Siz de bir şeyler vermek zorundasınız. Belediyenin bir bütçesi olması lazım. Kişi başına devlet bir para gönderiyor. Bu parayı al, hizmet et diyor. Ama gönderdiği para ne personele ne ekipmana yetiyor. Belediye başkanlığı dönemimde hiç mülk satmadım. Türkiye genelinde şu anda imkânları el vermediği için maaş ödeyemez durumda olan belediyeler var. Yani bu maaşı ödeyebilmesi için de ne yapması lazım? Ya kredi alması lazım, kredi aldığı zaman faiz ödeyecek. Ya belediyenin malı mülkü varsa bunu satacaksınız, para bulacaksınız, bütçe elde edeceksiniz. Ya iktidardan, hükümetten bir şeyler isteyeceksiniz ya da kendiniz imkânlar sağlayacaksınız. Ama her geçen gün kötüye gidiyor. Hele de son günlerde televizyonlarda izlediğim kadarıyla belediye başkanları zor durumda. O zamanki iktidarlarla şimdiki iktidarlar değişik. Onların başka bir görüşü vardı. Şu andaki hükümetlerin ayrı bir yapıları var. Kanun uygulamada daha değişik hareket ediyorlar. Herkes kendi bildiği şekilde yönetmeye çalışıyor. Bizim zamanımızdaki belediyecilik daha iyiydi, daha güzeldi. İnsanlar daha uyumluydu. İnsanlara ulaşabilmek çok daha rahattı. Benim kapım açıktı. Gece 1'de, 2'de telefonum çalardı.

samsun haber: Samsun'da eski başkan Nihat Batur'dan belediye başkanlarına ulaşılabilirlik çağrısı!

O dönemde yapmayı çok isteyip de yapamadığınız, içinizde ukde kalan bir projeniz, bir hizmetiniz var mı?

Başkanlık döneminde imkânlar dahilinde her istediğimi yapmaya çalıştım, yaptım. Eskiden 3 ayda bir meclis toplanıyordu. Şimdi her ay meclis toplanıyor. Meclis gündemine bakın... Çok büyük bir kısmı imar değişikliğidir. Belediyede evvela şehrin imar planının çok öncelerde yapılması lazımdı. Şu andaki gündeme bakıyorum, yeşil alan diye bir şey kalmamış, otopark diye bir şey kalmamış. Zamanında vatandaş ne isterse onu yaptık. Vatandaş bana ulaştığı gibi ben de o vatandaşa ulaştım. Benim Türk sanat müziği korom vardı. Hatta İstanbul Cemal Reşit Rey Salonu'nda Türk sanat müziği konseri verdik. Semra Özal da gelmişti. Sayın Valimizin eşi de gelmişti. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz da gelmişti. İstiklal Caddesi'ni kapatıp konser vermiştik. Güzel günlerdi. Gazi Spor Kulübü'nü kurduk. Bulduğum her yere park yapmaya çalıştım. Gazi Park mesela. Kireçtepe Parkı, Gazi Park, Fevzi Çakmak Parkı'nı yaptık. Bir gün toplantı yaptık ve vatandaşlar İlyasköy'de park yapılmasını istedi. Ama her yer inşaat, bir tane boş yer yoktu. Ondan dolayı hem Samsun'da hem Türkiye'de o zamanlarda yapılanlardan dolayı şimdi kentsel dönüşüme gidiyoruz. Kışla'nın yukarısında bir mahallede vatandaşla toplanmıştık. Oranın imarı yoktu. Ben de buranın imarını çıkaralım dedim. O zaman imar yaparken de devlet yüzde 25 yer alıyor. Dedim ki bu yüzde 25'i almayalım da yüzde 30 alalım, size park ve yollar yapalım dedim. Vatandaş ayağa kalktı. Sonra ben gittikten sonra devlet yüzde 25'i yüzde 45'e çıkardı. Ben yüzde 30 alacaktım, yüzde 15'i ceplerinden gitti. Şimdi beni gördükleri zaman "Keşke o zaman verseydik" diyorlar.

Şu anki belediye başkanlarına önerileriniz, tavsiyeleriniz, eleştirileriniz nelerdir?

Eski fuar vardı Samsun'da. Fuar alanını Büyükşehir herhalde düzenlemek istiyor. Yabancılar pazarı yapıldı. Orası bana göre yanlış yapıldı. Şimdi başka yere taşıyacaklar sanırım. Şimdi bakıyorum Atakum'da yazın millet sadece gündüz değil, gece bile ağaç altlarında, yeşil alanlarda da oturuyor. Atakum'un üst mahallelerinde oturanlar deniz kenarına iniyor. Vatandaşın oturabileceği, rahat edebileceği, piknik yapabileceği, tenis oynayabileceği, çocuklara oyun parkı yapılacak yerler lazım. Mesela golf sahası... Ben şu anda Büyükşehir Belediye Başkanı olsam, o golf sahasını oradan kaldırırım. Tabii golf sahası da yapılsın ama yeri yanlış. Milletin yeşil alana, denize ihtiyacı varken golf sahasının orada olması bana göre yanlış. Onu da yukarıda başka bir yerde yapabilirsin. Orasını ben olsam dümdüz yaparım. Oturma alanları, yeşil alanlar, tenis kortları, basketbol sahaları, çocukların oynayabileceği yerler yaparım. Fuar alanının içinde de, Kirazlık'taki deniz kenarındaki her tarafa alan açarım. Vatandaşın denizle bütünleşmesini sağlarım. Belediye başkanlığı yapmak hakikaten zor. Ama güzel bir şeydi. Nedir zevki? Hizmet veriyorsunuz, insanlar "Allah razı olsun" diyor. Vatandaşlara bir şeyler sunuyorsunuz, millet de memnun oluyor. Onların memnun olmasıyla siz de rahatlıyorsunuz. Şu anki belediye başkanlarına Allah kolaylık versin. Telefonları 24 saat açık olsun. Ulaşılabilir olsunlar. Kapıları açık olsun. Vatandaş çat kapı girsin. Benim telefonuma vatandaş gece 2 buçukta bile ulaşabiliyordu. Eğer sen belediye başkanının odasına çat kapı giremiyorsan, telefonuna ulaşamıyorsan, randevu alamıyorsan öyle bir şey olmaz. Halkla da bütünleşsinler. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı'nın sosyal yönü daha fazla gibi görüyorum. İhsan Kurnaz'la da görüşüyoruz. Belediyeyi Vedat Yılmaz'dan devralmıştım. Kendisiyle hâlâ görüşürüm. Telefonlaşırız, fıkralar anlatırız. Benim insanlarla diyaloğum iyidir. Fikirlerimi sorarlarsa anlatmaya çalışırım.

Son olarak ne söylemek isterseniz?

Turnaların izinde: 2026 izleme çalışmaları sürüyor
Turnaların izinde: 2026 izleme çalışmaları sürüyor
İçeriği Görüntüle

Benim insani yönüm biraz fazla. İstiyorum ki herkes öyle olsun. İktidardayken yanımda olan kişi bugün iktidarı bıraktığım zaman da yanımda olsun isterdim. Dün sen başkansın diye senin peşinde dolaşanlar, şimdi bakıyorum ne bayramda ne seyranda arayıp soruyorlar. Herkes bir gün bu işi bırakıp gidecek. Ama mahkeme kadıya mülk değildir. Zannetmesinler bu vatandaş devamlı bana destek verecek. O iş öyle değil. Ama bu ülke bizim ülkemiz, bu şehir bizim şehrimiz. Çok şükür ben her kapıya gidiyorum. "Hoş geldiniz başkanım" diyorlar. Hiç kimseyle küslüğüm olmadı, kavgam olmadı. Hiç kimsenin arkasından konuşmadım. Siyasetten uzak kaldım. Şimdi eczanemde oturuyorum. Samsun'da kim hizmet ediyorsa Allah razı olsun diyorum. Ama başkanlık işi bittiği zaman yanlarında kaç kişi kalacak, ona göre hareket etsinler. Bütün belediye başkanlarına da başarılar diliyorum. Hepsi zaten hizmet için gelen kişiler. Allah onlara kolaylık versin. İşleri zor. Herkesi memnun etmek zor.