Atakum ilçesinin kurucu Belediye Başkanlığı başta olmak üzere 3 dönem hizmet eden Metin Burma, SMG'nin merak edilen sorularını cevaplandırdı.

Samsun Emniyeti'nden Polis Haftası'na özel video
Samsun Emniyeti'nden Polis Haftası'na özel video
İçeriği Görüntüle

Sizin döneminizde şartlar, kanunlar nasıldı? Şu anki dönemle kıyaslar mısınız?

Belediye bir borca girip de dönme dengesini kaybettimi onu toparlamak mümkün olmaz. İşçinin maaşını ödeyemeyince de insanlardan verim beklemek, iş beklemek de doğru değil. Zaten Türkiye'de olabildiğince yaşam çok zor. Bizim zamanımda köyler bizim sorumluluğumuza alınmadığı ise de ama biz köylere hizmeti veriyorduk. Şimdi bütçe biraz daha gelişmiş oldu. Son yıllardaki bu silkeleme işi olumsuz tarafı. Belediyelerin kaynaklar noktasında yeterince desteklenmediği, bazı belediyeler yeterince denetlenmediği konusunda da bir soru işareti koymak isterim. Meclis çoğunluğu olmayan belediyenin encümeni de muhalefette oluyor, bayındırlık komisyonu da muhalefette oluyor, denetim komisyonu da muhalefette oluyor. Bir sorun varsa onlar zaten gereği neyse onu yapıyorlar. Bu yol kalktı bunun yerine gizli tanık gibi durumlar Türkiye'nin ayarını da bozuyor. Bu ülkenin sorunları hukukun üstünlüğünü sağlayarak, yargı güvencesiyle bu sorunlar çözülür diye düşünüyorum.

Döneminizde yapmak isteyip de yapamadığımız projeniz var mı?

Her belediye başkanı aslında bir sürü şey yapmak ister ama şartlar oluşmazsa yapamaz. Kaynaklar da gerçekten çok sınırlı. Önemli olan o kısıtlı imkanlarla bir şeyler üretebilmek. Atakum’da bugün gördüğünüz birçok iş bizim dönemimizden geçti. Ama içimde kalan şeyler de var. Mesela şu an araştırma hastanesinin ek binası olarak kullanılan kültür merkezini keşke hayata geçirebilseydim. Yaşlılar için bir yaşam köyü projemiz vardı, tüm detayları hazırdı ama uygulayamadık. Kreş için de hazırlık yapmıştık, onu da başaramadık. Bir de özellikle söylemek istediğim bir konu var, bu da şu anki belediye başkanlarına bir çağrı aslında. Atakum’da iki tane meydan projesi planlamıştım, hatta kendim çizmiştim. Samsun’a gerçekten çağ atlatabilecek projelerdi. Kapalı havuzun olduğu yerde bir düzenleme düşünmüştük. 30 metrelik bir yol bağlantısı olacaktı, üst platformla denize inilecekti ve arka tarafta büyük bir meydan oluşacaktı. Ama o dönem Gençlik ve Spor Bakanı ile bu konuda anlaşamadık. Ben havuz için başka bir yer önerdim ama onlar deniz kıyısına yapmayı tercih etti. Bir de şu an belediye binası ve kaymakamlığın olduğu bölgede yurtlar var. Ben diyordum ki bu yurtları üniversite tarafına taşıyalım. Deniz Kafe’den üst platformla karşıya geçerek o meydanı denizle birleştirelim istiyordum. Sonrasında Mustafa Demir'e bundan bahsetmiştim. Ama araya pandemi girdi soğudu gitti. Mevcut belediye başkanı bir şeyler yapmaya çalışıyor görüyorum. Trafik konusunda çaba sarf ediyor da o konuda daha yapılacak işler var. Bir araya gelirsek onları da kendisiyle konuşmak isterim. Bu meydan konusunda hala bu şans var. Bir hevesim daha vardı. Bir ada projesi yapmıştım. Sahildeki o gürültülü kısmı o adaya taşıyacak, oradan güneye bakan bir plaj yaratacak. O da proje de öylece kaldı. Bir de halkla iyi ilişki kurmak gerekiyor. Kibir falan bu işlere gelmez. Sonradan İşte belediye başkanlığı bittikten sonra ben de Çok talep olmasına ve çok ısrar edilmesine rağmen bir daha aday olmadım. 15 yılı yeterli gördüm. Halkta bir tat bıraktık. Atakum'la beraber büyüdük, beraber yaş aldık. Hiçbir şekilde mahcup olabileceğim bir şey yok.

Tecrübeli bir geçmiş dönem belediye başkanı olarak şu anki belediye başkanlarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Arkadaşların durumları belli. Bu şartlarda keşke bunu başlangıçta aşabilsek noktasında bir çaba olsaymış. Rutin bir noktada kalınmasaymış. Ufuk açılabilseymiş. Bu konuda çeşitli çalışmalar olabilir. İlişki kurulabilseymiş. Niye bu hale düştük? Bu gelişmişlik ne oldu da durdu, bu hale geldi? Maaş ödeyemez hale geldi, bir aciz hale geldi. Bu konuda çokça destek almak lazım fikir almak lazım çaba göstermek lazım. Deneyimlerimizle bir noktaya geldik. Şimdi oradan bakıyorum. Keşke onların şartları da bizim o kendiliğimizden yarattığımız şartlara, oluşturduğumuz şartlar gibi olabilirse. Ama bu şartlar niye bozuldu? Mesela ben işçi, memur tümü dahil 450 personelle yönetiyordum. O zamanki belediyelerden aldıklarımı Devlete demiştim ya arkadaş. Bunlar fazla. Bunları alacaksınız. Çeşitli kurumlara yerleştireceksiniz yol bulunmuştu. Yani bu belediye nasıl döner, nasıl hizmet yapabilir Noktasında Burayı çözmek lazım. Teslim olmadan.

Kaynak: HABER MERKEZİ