Adına, ister "yandaş" isterse "candaş"
deyin;  yazılı, görsel ve 
işitsel  medya,
yani geleneksel yapı,
"sosyal medya" karşısında
yenik düşmeye devam ediyor...
Gazete satışlarının
ne hale geldiği
ortada...
Spor programları
ve bazı diziler dışında
hiç kimse eskisi gibi
televizyon izlemiyor...
Radyolar,
genellikle araçlarda dinleniyor...
Dergi satışları geçmişte de
zaten "yok" denecek kadar azdı!..
Gidişatın geleneksel
medyayı bitirmek üzere olduğunu
görmemek mümkün değil...
Mesela, Samsun Medya Grubu'nun
sosyal medya hesaplarında
yaklaşık olarak
500 bin takipçi var...
Sadece "facebook" sayfasında
Samsun Canlı Haber TV'nin
270 bin
beğenisi bulunuyor...
Samsungazetesi.com,
günlük ortalama
50 ila 80 bin arasında
ziyaretçi alıyor...
Aylık tekil ziyaretçi sayısı da
2 milyona yaklaşıyor...
Samsun Radyo'yu
dünyanın her yerinden
dinleyenleri gördükçe,
işin nereye gittiği daha da net anlaşılıyor...
Mevzuyu daha iyi anlatabilmek için
Türkiye genelinde yapılan bir araştırmayı da
sizlerle paylaşıyorum:

"• Türkiye’de yaklaşık 82 milyonluk nüfusun yüzde 67’si internet kullanıcısı. Toplam 54 milyon 330 bin internet kullanıcısı bulunuyor.
• Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 90’ı mobil.
• Türkiye’de mobil internet kullanımına, günde 7 saat 9 dakika harcanıyor ve globalde 14. sıradayız.
• İnternet kullanım yaygınlığı konusunda ise globalde 28. sıradayız.
• Türkiye’de toplam 51 milyon sosyal medya kullanıcısı var. Toplam nüfusumuzun yüzde 63’ü aktif sosyal medya kullanıcısı.
• Türkiye sosyal medya konusunda yüzde 63 kullanım yaygınlığı ile globalde 23. sırada yer alıyor.
• 2018 yılında Türkiye’de yeni sosyal medya kullanıcı oranında yüzde 6’lık bir artış yaşandı.
• Türkiye’de ortalama bir kullanıcı, 2 saat 24 dakikasını sosyal medya platformlarında geçiriyor.
• Türkiye, Facebook ağında 51 milyon kullanıcıya sahip ve globalde dokuzuncu sırada, geçen yıla göre yüzde 2’lik bir kullanıcı artışı var.
• Türkiye, Instagram ağında 33 milyon kullanıcıya sahip ve kullanım yaygınlığı konusunda tüm dünyada beşinci sırada yer alıyor."

Bir başka açıdan da
geleneksel medya,
"Sosyal medya"dan
daha çok emek istiyor ve yüksek maliyeti 
var...
Sosyal medyada; baskı parası yok, kağıt yok, boya yok!..
"Uydu kirası" desen o da yok!..
Hani bir de evinden yapıyorsan
işini, işyeri kirası da yok!..
Ne var ki, geleneksel medya için aranan
yasal şartlar, "sosyal medya mecrası" denilen
yapı için gerekmiyor...
Gazete kurmak için
diploma, yaş, sabıka kaydı, sigorta  ve vergi levhası arayan
devlet; internet gazetesi, radyosu ya da
televizyonu oluşturan
kişilere bunu hiç sormuyor...
Elbette medya özgür olacaktır ama
sorumlulukların
göz ardı edilmemesi şartıyla...
Geleneksel yapının
sosyal medya
karşısında yenik düşmesinin
en önemli nedenlerinden biri de
haksız rekabete yol açan bu yasasızlıktır...
Bir yanda kılı kırk yaran
sorumlu geleneksel yapı,
diğer yanda
mesleki değerlerin
yerle bir edildiği hakaret ve
iftira dolu "sosyal medya"...  
Art niyetli kişilerin
sosyal medya mecralarından
yaptığı yayınlarda
sorumsuzluğu önleyecek
bir yasanın çıkarılması için
neden bekleniyor, anlamak çok zor!..
"Erişim yasakları" meseleyi çözmüyor...
Bu yasanın
çıkarılması,
hem devletin güvenliği hem de vatandaşın
hak ve hukukunu korumak açısından
aciliyet gerektiriyor...


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner226