Samsunlulardan Uyarı! Cezasızlık algısı kadına şiddeti arttırıyor

Samsun Canlı Haber TV olarak Samsunlu vatandaşlara Ceza yasalarında kadına yönelik şiddetle ilgili ceza miktarları sizce yeterli mi? Diye sorduk. Samsunlu vatandaşlar şiddetin ya da tacizin olağan bir vaka olduğu algısının kaldırılması, mutlaka en ağır şekilde cezalandırılacağı bilincinin her kesime yerleştirilmesi gerektiğini ve verilen cezaların ders niteliğinde olup arttırılması gerektiğini söylediler.

Samsunlulardan Uyarı! Cezasızlık algısı kadına şiddeti arttırıyor

Samsun Canlı Haber TV olarak Samsunlu vatandaşlara Ceza yasalarında kadına yönelik şiddetle ilgili ceza miktarları sizce yeterli mi? Diye sorduk. Samsunlu vatandaşlar şiddetin ya da tacizin olağan bir vaka olduğu algısının kaldırılması, mutlaka en ağır şekilde cezalandırılacağı bilincinin her kesime yerleştirilmesi gerektiğini ve verilen cezaların ders niteliğinde olup arttırılması gerektiğini söylediler.

08 Mart 2018 Perşembe 13:43

Kadına şiddet toplum içerisinde yaşanan en büyük sıkıntılardan birisi olmaktadır. Ülkemiz kadınlara şiddet konusunda birçok ülkeden önde olup ilk sıralarda yer almaktadır. Son dönemlerde kadına şiddetle birlikte kadın cinayetleri de kendisini göstermeye başlamıştır. Gün geçmiyor ki, kadına şiddet haberi okumayalım. Bizde merak ettik ve Samsunlu vatandaşlara Ceza yasalarında kadına yönelik şiddetle ilgili ceza miktarları sizce yeterli mi? diye sorduk işte cevaplar.

DERS NİTELİĞİNDE CEZALAR VERİLMELİ

İlker TEMİZ: Bu cezalar kesinlikle yeterli değil. Kadınlar bizim baş tacımız. Kadınlara yapılanları görüyoruz. Cezalarda da sadece içeri giriyorlar ve belirli bir süre sonra tekrar çıkıyorlar. O kadar gündeme gelmesine rağmen hala caydırıcı cezalar gelmiyor. 3 yaşında bebeklere bile neler yapan vicdansızlar, kadına şiddet tabii ki yapar. Böyle insanları hapse atmak tamamen yetersiz. Biz millet olarak, milletvekilleriyle, meclis olarak bir şeyler yapılması lazım. Öyle bir ceza verilmeli ki yeni yetişecek olan neslin asla cesaret edememesi lazım. Tamamen ders niteliğinde olmalı.  Bunların başında da idam geliyor.

KADINA ŞİDDETE DUR DEMELİYİZ

Şengül AKÇAY: Yıllardır bitmeyen bir sorun. Nasıl insanlarla bir arada yaşıyoruz anlam veremiyorum. Kadına şiddet olaylarında da cezaları kesinlikle yeterli bulmuyorum. Öyle cezalar verilmeli ki, bir daha böyle olaylar yaşanmasın. Kadınlar toplumun en önemli yerine konmalı. Böyle olaylarla gündeme gelmemeli. Bu şiddeti uygulayanların en ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum. Artık bu gidişe dur demeliyiz.

VERİLEN CEZALAR CAYDIRICI DEĞİL

Zeynep HATİPOĞLU: Kesinlikle bulmuyorum. Bu cezalar az bile. Daha ağır yaptırımların olması gerektiğine inanıyorum. Günümüzde her gün böyle olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Bunun da temel sebeplerinden biri, verilen cezaların caydırıcı olmaması. İnsanların bir daha cesaret edemeyeceği cezalar verilmesi gerekiyor. Hadım gibi idam gibi konular gündemde. Bence olabilir. Bu cezalar hapis cezasına göre bence daha makul. Hapis cezası verilecekse ağır olarak verilmeli. Şiddet uygulayanlar hapse giriyor, 1-2 yıl sonra çıkıyor. Bir şekilde hafifletici sebep bulunuyor. Sonuçta çıktıkları zaman aynı şeyler yaşanıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım.

KADINLARIMIZI EL ÜSTÜNDE TUTMALIYIZ

Sercan GÖKÇEK: Bu cezaları yeterli bulmuyorum. Allah, karısına merhamet etmeyene, ben merhamet etmem diye buyuruyor. Biz de bu emre göre, dışarıda gördüğümüz bir bayana nasıl nazik davranıyorsak, eşimize de öyle davranmalıyız. Onları mutlu etmeliyiz. Kadınlar bizim bütün hizmetimizi yapıyor. Allah onların hepsinden razı olsun. Kıyamet insanda 2 türlü kopar. Biri öldüğü zaman, diğeri kadın öldüğü zaman demişler. Annelerimizi düşünmeliyiz, kadınların hepsi bir gün anne olacak. Cennet annelerin ayağının altındadır. Onları el üstünde tutmalıyız. Ben kadına şiddette cezaların şeriat adına verilmesini tercih ederim.  Yapılan cezanın hükmü neyse o uygun görülmeli.

TOPLUMDA DEŞİFRE ETMELİYİZ

Kazım İLHAN: Ben bir sosyolog vali danışmanı olarak bu cezaları yeterli bulmuyorum. Sorunları çözmek için temelden eğitmemiz gerekiyor.  Bu insanlar yüksek ceza almalı. Hakimlerimizin kişileri net görmeli. Çevresiyle konuşmalı. Bu tarz insanlar böyle ortaya çıkar. Bir de bütün işler kadınların üzerinde. Erkekler de işten geldikten sonra kadına şiddet uygulamamalı. Çok ağır cezalar verilsin istiyorum. Bu tarz insanları toplumda deşifre etmeliyiz. Ne kadar caydırıcı ceza varsa verilmeli. Ama temelde erkeklere erkenden bu konunun dersi verilmeli. Yoksa 40 -50 yıl ceza ver bir şey fark etmez. Arkasından başka biri gelir aynı suçu işler.

CEZALAR DAHA DA AĞIRLAŞTIRILMALI

Hatice TÜFEKÇİ: Kesinlikle yeterli bulmuyorum. Bu suçları işleyip biraz hapis yatıp hemen salınıyorlar. Aynı sorunlar tekrar yaşanıyor. Bu sorunların önüne geçilmeli. Biz kadınlar olarak bu toplumda önemli bir yere sahibiz.  Cezaları alsınlar, ellerini ayaklarını oynatamayacak şekilde çeksinler cezalarını. Kelepçeyle yaşasınlar ki ellerinin değerini anlayıp bir daha böyle bir şeye kalkışamasınlar. Biz akşamları belirli saatten sonra dışarıya çıkamıyoruz. Neden? Aynı şeyleri onlar da yaşamalı. Ancak öyle anlayabilirler. Kesinlikle daha büyük cezalar verilmeli.

PSİKOLOJİK TEDAVİ GÖRMELERİ GEREKİYOR

Nalan ŞAHİN: Yeterli bulmak imkansız. Çünkü bu kişiler ne olursa olsun herhangi bir nedenden dolayı ufak bir iyi hal bulunuyor ve tekrar dışarı çıkartılıyor. O kişilerin içeride psikolojik tedavi görmesi de gerekiyor. Kişileri de bu konuda eğitmek gerekiyor. Yoksa bu şiddetin önüne geçemeyiz. Dışarı çıkarttıklarında bu sorunların tekrar ettiğini görüyoruz. Cezaların daha da ağırlaştırmasını istiyorum. Böyle insanları eğitmeden topluma kazandıramayız. Bu suçlarda verilen cezalar, bizim yargımızdaki kadına verilen değersizliği gösteriyor. O yüzden kadın haklarına yönelik bir iyileştirme, kadına şiddete yönelik cezalarda da ağırlaştırma istiyorum.

Caner AKYÜZ - Atakan SAYAR

Son Güncelleme: 08.03.2018 13:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.