Samsunlulara göre huzurevi! Sonumuz ne olacak?

Samsun’da hatta ülke genelinde her gün yolunuzu gözleyen bir tebessüme muhtaç insanlar var. Peki siz hiç huzur evini ziyaret ettiniz mi? Bu soruyu sokaktaki vatandaşa yönelttik

Samsunlulara göre huzurevi! Sonumuz ne olacak?

Samsun’da hatta ülke genelinde her gün yolunuzu gözleyen bir tebessüme muhtaç insanlar var. Peki siz hiç huzur evini ziyaret ettiniz mi? Bu soruyu sokaktaki vatandaşa yönelttik

05 Mart 2018 Pazartesi 13:40

Yaşlılar, hayatın en kıymetli hazineleri. Tarihin her döneminde milletimiz yaşlısına gereken değeri vermiştir. Bu gerçek milletimizin en önemli töresi, vazgeçilmez geleneğidir. Bu geleneği yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak görevi de bizlere düşmektedir.

YAŞLILAR ONURUMUZDUR
Toplumsal dayanışmanın önemli göstergelerinden birisi, yaşlıların karşılaşabileceği sorunların en aza indirilmesi ve bunların çözümüne ulaşabilme olanaklarının onlara sunulmasıdır. Yaşlılarımız milletimizin onurudur. Onlara sahip çıkmak ve onlarla ilgilenmek tüm toplum bireylerinin vatandaşlık görevidir.

Önünden geçsek bile belki günlük yaşantılarımız arasında unuttuğumuz, belki içimizden kimsenin orada olmaması nedeniyle hiç aklımıza gelmeyen huzur evlerini Samsunlu vatandaşlara sorduk. Bu zamana kadar herhangi bir huzur evini ziyaret ettiniz mi? Vatandaşların cevabı ise “Biz oraları unuttuk. Ama bizim sonumuz ne olacak?” oldu.

"ONLARIN BİR AİLEYE İHTİYACI VAR"
Necmettin SARIASLAN: "Daha önce her hangi bir huzurevini ziyaret etmedim. Çünkü Alaçam’da yaşıyorum ve orada bir huzurevi yok ve ulaşım konusunda da zor bir yerde yaşıyorum. Ama huzurevine gitmek istiyorum. Çünkü orada yaşayan insanların bir aileye ihtiyacı var ve biz onların ailesi olmak zorundayız. Bizde yaşlanacağız, bizim ne olacağımız belli değil. O yüzden onlara yeterli desteği sağlamalıyız."

SÖYLECEK SÖZ BULAMADIM
Sadık KELEŞ: "Daha önce huzurevini ziyaret ettim ve oraya gittiğimde güzel şeyler hissetmedim. Hatta benim için bir tramvaydı. Yaşlı insanları, çocukları tarafından terk edilmiş görünce bunu yapanlara diyecek bir söz bulamadım. Oraya gittiğimde elimden geldiğince evlat gibi sarılmaya ve duygularına ortak olmaya çalıştım. Ama annesini kaybetmiş bir insan olarak, bu şekilde anne ve babasını oraya bırakmış biri varsa lütfen onları oradan alsın. Çünkü anne ve babasını kaybettikten sonra zamanı geriye alma şansımız yok. Onun vicdanı bir ömür boyu insanı bitirir ve ilahi adalet diye bir şey var. En kötüsü de odur. Ailesini huzurevine bırakan kişide kendi çocukları tarafından sınanır. O insanlar orada olmayı hak etmiyor. Onların yeri başımızın üstünde olmalı."

BİZİM SONUMUZ NE OLACAK?
Mert KABADAYI: "Daha önce huzurevine gitmedim ama gitmeyi çok istiyorum. Çünkü büyüklerimiz orada ve bizim sonumuz ne olacak hiç belli değil. Yaşlandığımızda aile bireyleri bize bakacak mı ya da bizi de oraya yatıracaklar mı, bu konuda hiç bir bilgimiz yok. Yalnız kalanların Allah yardımcıları olsun. Huzurevine bırakılan büyüklerimiz kendini yalnız hissedebilir. Biz onların yanında olduğumuzu göstermeliyiz. Onların yaşamına ortak olmalıyız. Ziyaret etmeyenlerin de ara sıra huzurevlerini ziyaret etmelerini isterim."

HUZUREVİNİN YERİNİ BİLE BİLMİYORUM
Utku KIR: "Daha önce hiç ziyarette bulunmadım. Öyle bir girişim içinde de bulunmadım. Ama şuan ilk yapacağım şey oraya gidip huzurevini ziyaret etmek. Çünkü hiç zamanım olmadı. Günlük yaşantılardan fırsat bulup oraya gitmek aklıma gelmedi. Şuan sorsanız Samsun’da huzurevi nerede diye onu bile bilmiyorum. Sanırım bu bizim en büyük eksikliklerimizden bir tanesi."

ONLARI NEDEN ORAYA BIRAKTILAR?
Gürkan BAŞDAN: "Huzurevine hiç gitmedim. Ama gitmeyi çok istiyorum. Çok merak ediyorum oradaki insanlar nasıl ve ne şekilde yaşıyor. Ve neden oraya gidip ailelerin, onları oraya bıraktığını bilmek istiyorum. Çünkü belli bir yaştan sonra anne ve babamızın bizlere ihtiyacı var. Kişisel bakıma kadar ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geliyorlar."
 
YAŞLI DEĞİL AKIL ALDIĞIMIZ İNSANLAR
Görkem PEHLÜL: "Daha önce huzurevini hiç ziyaret etmedim. Ama fırsatım olursa gitmeyi çok isterim. Çünkü orada çocuklarını büyüten insanlar son durak olarak huzurevine gidiyor. Ve orada çok yalnızlar. Orada ne kadar gündüz birbirleriyle vakit geçirseler de akşam yatağa yattıklarında yalnızlık çekiyorlar. Aslında onlara yaşlı dememek lazım.Onlar bizim akıl aldığımız ve tecrübelerinden yararlandığımız insanlar. O insanlar şuan çocuklarını ve torunlarını göremiyor ve toplumla bağları yok denecek kadar az. Elimizden gelse de onları topluma kazandıracak bazı etkinlikler düzenleyebilsek. Çünkü gün gelecek ben de yaşlanıp o duruma düşebilirim. İnsanların biraz empati kurması gerekli. Çünkü dünya çok hızlı değişiyor ve insanlar çok duygusuzlaşıyor. Birde yaş ilerleği için onlar çocuklaşıyor. O yüzden çocuklara bakılması gerekiyor."

ÖLÜM HEM UZAK, HEM DE YAKIN
Erol ARAT: Daha önce 2-3 kere huzurevini ziyaret ettim. Orada amcam kalıyordu. O atmosferi yaşadığınızda ölümün hem uzak hem de yakın olduğunu hissediyorsunuz. Çünkü bizde yaşlanıyoruz ve sonumuzun ne olacağını bilmiyoruz. Oradaki ortam çok farklı. Elimden geldiğince ziyaret edip, onların duygularını paylaşmayı seviyorum. Özellikle bir akrabası olan kişilerin daha çok ziyaret etmesi gerekir. O insanlar orada farklı bir bağ oluşturmuş, çok güzel ortamları var. Bazı huzurevlerinde olaylar yaşanıyor. Eziyet eden çalışanlar var. Onların da böyle yerlerden çıkarılması lazım. Ziyaretlerime devam edeceğim, gitmeyenlere de gitmelerini şiddetle tavsiye ediyorum.

Caner AKYÜZ-Havanur SUBAŞI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.