Samsunspor taraftarının
"Efsane başkan"
diye tanımladığı ve sevdiği İsmail Uyanık,
eskilerin deyimiyle
"nev-i şahsına münhasır"
bir kişiliğe sahiptir...
Yani, sahip olduğu
özellikler
kendine hastır...
Geçmişte büyük zenginlikler
yaşamasına ve zaman zaman
bu varlığını kaybetmesine
rağmen dik durmaya
çalışmış biridir...
Paralı olduğu dönemde
yanından ayrılmayan
birtakım insanlar,
onu terk etse de
o iyi günde ve kötü günde
dost olanları
hiç unutmamıştır...
Uyanık, dava adamıdır da...
İnandığı şeyleri
yapmak ve söylemekten geri durmayan
bir kişiliktir...
Ortağı olduğu gazetede
ve Samsunspor
yönetiminde
birlikte çalıştık...
Onunla aynı yönetimde
çalışanlar bilir...
"Ben yaptım oldu"
anlayışı yerine,
"ortak akla"
değer veren
bir yapıya sahiptir...
Yanlışları vardır
ama bunda "kasıt" yoktur...
Bu uzun girizgahı yapmamın
nedeni, Samsunspor'da
yaşanan gelişmelerdir...
Önceki günkü basın toplantısını
bizim Samsun Canlı Haber
TV'den naklen izlerken,
onun özenle seçerek kurmaya çalıştığı
cümlelerin satır aralarında,
duygusal bir kırgınlığı hissettim...
"Kader arkadaşı"
ve ortağı Yılport Samsunspor A.Ş'nin
en büyük hissedarı 
Yüksel Yıldırım'ın sosyal medyadan
paylaştığı ya da
taraftarlarla yaptığı
konuşmalar,
"Gönül yarası" açmıştı içinde...
"Rahatsız olduğum işler var. Yüksel Yıldırım'ın bazı konuşmaları, beni de yaralıyor. Sürekli birinci tekil şahıs kullanıyor. İnsanın canını düşmanın attığı taş değil, dostun attığı gül yaprağı da yaralar"
ifadesi bu yüzdendi...
Uyanık'ın o ruh haliyle söylenmiş
başka duygusal sözleri de var...
Öncelikle belirtelim ki;
Yüksel Yıldırım ile İsmail Uyanık,
çok eski bir dosttur...
Her ikisi de geçmişte bir gazetenin
kuruluşunda ortaklık 
yapmış, Samsunspor yönetiminde de
yer almıştı...
Birliktelikleri ve birbirine inanmışlıkları
eskiye dayanır...
Ortak sevdaları, Samsunspor'dur...
Yoksa ne Yüksel Yıldırım böyle büyük bir maddi yükün altına girer
ne de İsmail Uyanık,
sağlık sorunlarına rağmen
ağır bir sorumluluğu
sırtlardı...
Bütün bu yaşananlar
gönül kırgınlığıdır...
Uyanık, Yıldırım'ı "düşman" görseydi,
o sözleri kaale bile almazdı...
Hassasiyetler, güçlü dostluklardandır...
Bizler bile öyle değil miyiz?..
Yıldırım'ın "gönül kıran" o ifadeleri,
yaşanan gelişmelerin 
yarattığı ruh haliyle
yazmış ya da
söylemiş olduğuna inanıyorum...
Keşke, o düşüncelerini
kamuoyuyla paylaşmasaydı...
Hani, "Kol kırılır yen içinde kalır" misali,
yönetimde meseleyi ortaya koysaydı;
daha iyi olur
ve bu süreç
yaşanmazdı...
Uzatmayalım...
Uyanık-Yıldırım birlikteliği
ile Samsun; hiç kimseye el avuç açmadan
onurlu bir yürüyüş
yakalamıştır...
Sportif başarı olmamıştır ama
bu şehir onların yarattığı sinerjiyle 
7'den 70'e kenetlenmiştir...
Demem o ki 
bu birlikteliği bozacak
her davranış; Samsun üzerinde
"vesayet" 
kurma çabaları
içinde olanlara
yarar ve bundan 
bu şehir zarar görür...
Dilerim, bugünkü toplantının
sonucunda, "aklıselim"in
varlığını ortaya koyan
bir karar çıkar...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner226