'Okul önlerinde uyuşturucu satışı BİR ŞEHİR EFSANESİ!..'

Samsun'da uyuşturucu ve alkol ile mücadelenin en önemli kalesi AMATEM, kapılarını Samsun Canlı Haber TV ile Samsun Gazetesi'ne açtı

'Okul önlerinde uyuşturucu satışı BİR ŞEHİR EFSANESİ!..'

Samsun'da uyuşturucu ve alkol ile mücadelenin en önemli kalesi AMATEM, kapılarını Samsun Canlı Haber TV ile Samsun Gazetesi'ne açtı

07 Ağustos 2017 Pazartesi 16:21

Samsun’da alkol ve madde bağımlılığı ile mücadele eden AMATEM’in en yetkili ismi Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Hüseyin Yalçın Büyükkarabacak, şehirde uyuşturucu ile mücadele kapsamında ciddi tedbirler alındığını ifade ederek, “Okul önlerinde uyuşturucu satılıyormuş gibi çıkan haberler tamamen şehir efsanesi” dedi.

Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Hüseyin Yalçın Büyükkarabacak, Samsun Canlı Haber TV'ye verdiği özel röportajda, Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Eğitim Merkezi(AMATEM) hakkında merak edilenleri anlattı.

AMATEM NEDİR?
Karadeniz’in en eski AMATEM’nin Samsun’da bulunduğunu dikkat çeken Başhekim Büyükkarabacak , “AMATEM, (alkol madde bağımlılığı bıraktırma merkezlerinin) genel ismidir. 18 yaş madde bağımlılarımız için kullanılan ismi ise ÇAMATEM yani çocuk alkol madde bağımlılığı tedavi merkezidir. ÇAMATEM yeni Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde hizmete girecek olan bölüm ve en kısa zamanda Samsun'da da bu eksiği en kısa zamanda tamamlamış olacağız. 12 yatak kapasitesi olan ve Karadeniz'in en eski AMATEM'i olan bu birim aktif bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Yeni hastanede yaklaşık 45 yatak kapasiteyle devam eden ve ihtiyaçları daha iyi bir şekilde karşılayacak AMATEM ve ÇAMATEM bölümümüz hizmete girecek” dedi. 

'HAYIR' EĞİTİMİ!
Madde bağımlılığından kurtulmak için motivasyonun çok önemli olduğunu dile getiren Büyükkarabacak, “AMATEM'de bir denetimli serbestlik merkezinden gelen hasta grubumuz var bir de kendisi bir şekilde maddeye bulaşmış, kendisine, ailesine ve topluma zarar verdiğini düşünmüş ve pişman olmuş destek anlamında başvuruda bulunan hasta grubumuz var. Hastalarımız, her şeyden önce maddeden uzaklaşmayı istemesi ve kararlı olması gerekiyor. Başkaları istediği için tedaviye başlaması doğru değil; çünkü sonucu başarısız oluyor. Maddeden kurtulmaya karar vermiş hastalarımızı, en az 21 günlük bir tedavi sürecine tabi tuttuktan sonra taburcu ediyoruz. Taburcu ettikten sonra belli tedavi yöntemleriyle, ayaktan takip süreciyle hastalarımızı kontrol ediyoruz. Bocalama süreci içine girenler ve tekrar madde kullanmak isteyenler olursa hiç vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçmelerini her fırsatta söylüyoruz. Özellikle madde bağımlısı olanlar için hiç kolay bir süreç değil ama azimle, istekle, motivasyonla bırakılacağını biliyoruz. AMATEM'de asıl verilen çaba, maddeye karşı isteğini azaltmak ve taburcu olduktan sonra madde kullanmak isterse ya da istemediği bir ortama girdiğinde çevresinde madde kullananlar varsa kendisinin tekrar o sürece girmemesi için "Hayır" deme eğitimini veriyoruz” diye konuştu. 

OKUL ÖNLERİNDE UYUŞTURUCU...
Okul önlerinde uyuşturucu satılıyormuş gibi çıkan haberlerin şehir efsanesi olduğunu ve ailelerin lüzumsuz yere gerildiğini iddia eden Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Hüseyin Yalçın Büyükkarabacak, “Bazı kötü örnekler ve yanlış anlaşılmalar, toplumu tedbir almaktan ziyade lüzumsuz tedirginliklere yol açabiliyor. Şu anda her ay düzenli olarak toplanan il uyuşturucu komisyonunda da çok ciddi tedbirler alındığına şahit oluyoruz. Okul önlerinde uyuşturucu satılıyormuş gibi çıkan haberler tamamen şehir efsanesi. Tabi ki münferit olaylar şeklinde olabilir. Bu durum okul idaresinin, öğrencinin ve ailelerinin lüzumsuz şekilde gerilmesine ve gereksiz kısıtlamalara sebebiyet veriyor. Emniyet bu anlamda riskin olduğu her yerde mutlaka tedbir alıyor. O anlamda okullarımızın güvenli olduğunu düşünüyor ve biliyoruz. Böyle bir sıkıntı olduğunu biliyoruz fakat maddeye ulaşmak her yerde mümkün. Bunun çözümü geriye çekilmek, ortamdan kopmak şeklinde değil. Asıl önemli olan bunun ne olduğunu, nasıl hayır denilmesi gerektiğini ve çocuğun neden madde kullanımına sevk edildiğini bilmesi gerekiyor. Bunun yolu da eğitimden geçiyor. Gerekli olan eğitim sağlandığında ben bu mücadelenin de çok etkin bir şekilde yürüyeceğini ve madde kullanma riskinin azalacağını düşünüyorum. Sadece bizim ülkemiz için geçerli değil bu sorun tüm dünyada var ve var olmaya da devam edecek. Biz elimizden geldiğince bu sayının azalması, insanların algısının yüksek olduğu bir algı yaratmanın mücadelesini vereceğiz” dedi.

SİYAH-BEYAZ-GRİ SÜREÇ
Sürecin siyah, beyaz ve gri gruplara ayrıldığını ifade eden Büyükkarabacak,  “Siyah grupta olanlarla tabi ki mücadele etmeye devam edeceğiz fakat bizim asıl mücadele etmemiz gereken kısım gri grup. Gri gruptan ne kadar beyaz gruba insanımızı çekebilirsek bu bizim uyuşturucu ile mücadeledeki başarımız olacak. Bu mücadelenin hiçbir zaman sonu olmayacak ve her zaman gündemimizde olacak. Biz her zaman tedbirlerimizi alacağız, kaliteli eğitim vereceğiz. Bizim AMATEM'imizde 12 yatağımız var. Sadece Samsun'dan değil çevre illerden de hastalarımız geliyor ve tüm yataklarımız sürekli dolu bir şekilde hizmet veriyor. Ortalama tedavi başarımız ise yüzde 50'nin biraz üzerinde. Bizim kriterlerimizden birisi de yüzde 50'nin üzerinde olmak. Motivasyonu zayıflamış hastanın motivasyonunu yükseltmek ve hastanın 21 günü tamamlaması bizim önceliğimizde olan bir durum. Gönül istiyor ki hastalarımızın tamamı tedaviyi tamamlasın ve hiçbir zaman da o sürece tekrar girmesin” diye konuştu.

ERGENLİK DÖNEMİNE DİKKAT
Uyuşturucuya başlama süreci ve uyuşturucuyla ilk temas genellikle ergenliğin son dönemiyle birlikte olduğuna dikkat çeken Büyükkarabacak, “AMATEM'de yatan hastalarımızın çoğunluğu 17-30 yaş arasındaki kişiler. Bu grup daha çok madde bağımlılığı tedavisi görüyor. İleri yaş gruplarımızda maddeden ziyade alkol problemiyle yatanlar daha fazla oluyor.  Şu anda devletimizin en büyük önceliklerinden bir tanesi uyuşturucuyla mücadele olduğunu hepimiz biliyoruz. Uyuşturucunun ana finans kaynağının terör olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla buradaki mücadele hem insanımızı koruma hem de terörle mücadele anlamında daha da önemli hale geliyor. Sürekli olarak bu mücadele daha da etkin bir şekilde devam edecek. Zor bir savaş fakat biz de güçlü bir ülkeyiz. Eminim ki biz bu savaşı kazanacağız. Yeni hastanemizin, yeni AMATEM'imizin açılmasıyla birlikte daha da güçleneceğimizi düşünüyorum. Daha etkin olacağımızı düşünüyorum. Biz uyuşturucu ile mücadelenin sadece bir ayağıyız. Bu konuda topluma ve kurumlara da çok iş düşüyor. El birliğiyle mücadele edilecek bir savaş ve bu savaşı kazanacağız" dedi.

BAĞIMLILIĞIN HAYATA ÇOK YÖNLÜ ETKİSİ VAR

Samsun AMATEM Servisi Psikologu Tümer Doğan, alkol ve madde kullanımının ve bağımlılığın kişinin hayatında çok yönlü bir etki yarattığını söyledi

“MADDİ VE MANEVİ OLARAK ÇOK ZARAR”
Kişinin hem bedensel hem de algılama üzerinde etkilerinin olduğunu belirten Doğan, “Madde kullanımı, kişinin hem bedensel hem de düşünce yapısı üzerinde etkili olurken, sosyal yaşantısında, aile yaşantısında ve iş yaşantısında maddi manevi zararlar oluşturduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz” dedi.

SAMBA YÖNTEMİ
“Sigara, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Programı” olarak adlandırılan SAMBA programının, tedaviye gelen ve bağımlılıkla ilgili sorun yaşayan hastalara karşı nasıl bir sorunla karşı karşıya kaldıklarını gösteren bir uygulama olduğunu dile getiren Doğan, Bağımlılığın yaşantılarında ne gibi olumsuz etkilere sebep olduğunu SAMBA’nın rahatlıkla gösterdiğini söyledi.

GERİ DÖNÜŞ YETERSİZ    
Bağımlılıkla ilgili bazen sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Doğan, “Zaten Türkiye’deki bağımlılık tedavisiyle ilgili en önemli eksiğimiz geri dönüş ve hastalığı takip süreci. Daha çok kendi kişisel olarak aldığımız duyumlar ve geri bildirimleri değerlendiriyoruz. Aynı şehirde yaşıyoruz hastalarımızla. Bazen karşılaşabiliyoruz ya da tekrar tedaviye gelebiliyor hastalarımız.” dedi.
SAMBA programının 21 günlük bir tedavi sürecinin olduğunu belirten Doğan, “Buradaki 21 günlük tedavi süresinde hastalıkla ilgili bilgilendirme yapıyoruz. Çeşitli oyunlar ve uygulamalar yapıp kişiyi sosyalleştiriyoruz. Bu yüzden SAMBA programı kendini takip eden ve belli bir sırası olan bir program.” diye konuştu.

AİLEYE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR
Bağımlılıkla ilgili tek sorunu hastanın yaşamadığını söyleyen Doğan, hastalık sürecinde hasta yakınları olarak eşinin ve aile yakınlarının da önemli olduğunu vurguladı. 
Doğan, “Bu sorunla mücadele ederken destek de oluşturmalıyız. Aile belli bir süre sonra bu bağımlılığın farkına varıyor. Aile bir şekilde kişinin bağımlılıktan dolayı yaşadığı olumsuz yönleri tolere edebiliyor. Bağımlının yakınları ve ailesinin en ideal tavrı, hasta için, sen bizim için değerlisin, önemlisin ve her türlü desteği bu maddeyi kullanmadığın sürece bizden göreceksin eğiliminde olmalıdır.” dedi.

Merve İLHAN – Oğuzhan BAŞAER

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.