Geleceğin liderleri bu okulda yetişiyor! TAKEV LİSESİ, fark yarattı

Samsun'da 2 eğitim sezonunda faaliyette olan TAKEV Lisesi, yabancı dil eğitimleriyle dikkati çekiyor. Kurucu Ortak Doç. Dr. Oktay Yapıcı, “Samsun’da yabancı dil açığı olduğunu fark ettik. TAKEV’de çocuklar hazırlık sınıfı sayesinde 2 dili de çok iyi öğreniyor” dedi

Geleceğin liderleri bu okulda yetişiyor! TAKEV LİSESİ, fark yarattı

Samsun'da 2 eğitim sezonunda faaliyette olan TAKEV Lisesi, yabancı dil eğitimleriyle dikkati çekiyor. Kurucu Ortak Doç. Dr. Oktay Yapıcı, “Samsun’da yabancı dil açığı olduğunu fark ettik. TAKEV’de çocuklar hazırlık sınıfı sayesinde 2 dili de çok iyi öğreniyor” dedi

15 Ağustos 2017 Salı 10:19
banner62

2 yıldır Samsun’da eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren TAKEV Anadolu Lisesi, meraklı, araştıran ve sorgulayan bireyler yetiştirmeyi ilke edindi. Okulda ayrıca yaşam boyu kişisel gelişime önem veren, insan ilişkileri güçlü, yabancı dil eğitimini bilen, yaratıcı, yenilikçi ve mutlu bireyler, geleceğin liderleri olarak hayata hazırlanıyor. Öğrencilere çift dilde yabancı dil eğitimi veren okul ayrıca mezun olanlara Alman üniversitelerinde okuma imkanı sağlıyor.

Açıklamalarına, TAKEV Okulları'nın 17 yıl önce İzmir’de kurulduğunu hatırlatarak başlayan Samsun TAKEV Lisesi Kurucu Ortağı Doç. Dr. Oktay Yapıcı, şunları söyledi: 

"Eğitime gönül vermiş kişiler bir araya gelerek TAKEV'e hayat verdi. Biz de kendileriyle 3-4 yıl önce görüşmeye başladık. Ve 2 yıl önce TAKEV’i Samsun’a getirmek istediklerini söylediler. Bir grup arkadaşımla birlikte çok ortaklı bir şirket kurduk. Bir şirket olarak TAKEV’i Samsun’a getirmeye karar verdik. Eğitim bakış açımız da uyuştuğu için 2 yıldır Samsun TAKEV Lisesi olarak faaliyet gösteriyoruz. İlk olarak 21 sınıfla başladık. 2’nci yıl 3 sınıf devam ediyoruz. Bu yıl da 3 sınıf daha açacağız."

EĞİTİMDEKİ YABANCI DİL AÇIĞI
Samsun’daki eğitim kurumlarında 'yabancı dil' açığı olduklarını fark ettiklerini söyleyen Oktay Yapıcı, "Hazırlık sınıfı olan ve çift dilde eğitim yapan okulumuzda akademik dilimiz Türkçe'dir. Çocuklar hazırlık sınıfı sayesinde 2 dili de çok iyi öğreniyorlar. Çünkü diğer derslerle fazla vakit harcamıyorlar, dile konsantre oluyorlar. Diğer derslerin sayısı az ve 9. sınıfta normal Anadolu Lisesi müfredatı görüyorlar. Türkçe olarak dersler devam ediyor. Bunun büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Çünkü her dersi yabancı dilde öğrenmek o kadar kolay değil. Çok etkili olabileceğine inanmıyorum, mükemmel bir öğretmen kadrosu olması gerekir. Bunu yapan iyi liseler var İstanbul’da. Ama üniversite aşamasında zorlandığını görüyorum öğrencilerin. Çünkü Türkiye’de sınava girecek bir öğrenci; yabancı dilde fizik, kimya, biyoloji öğrenip daha sonra Türkçe soruları cevaplaması o kadarda kolay olmuyor. Zaten o okula giden öğrenciler özellikle yurt dışında üniversite okumayı hedeflemeli” dedib

'HERKES TIP FATKÜLTESİ OKUYAMAZ'
TAKEV Okulları’nın avantajının çocuklara hazırlık sınıfı sayesinde 2 dili de çok iyi öğrettmesi olduğunu ifade eden Yapıcı, “9, 10, 11, 12. sınıflarda yine ağırlıklı olarak yabancı dil eğitimleri devam ediyor. Öğrencilerimiz iyi derece Almanca öğrenip B2 Dil sertifikasını da alan bir öğrenci yurt dışında Almanca konuşulan üniversitelerde ücretsiz okuma imkanı kazanıyor. Eğer isterlerse Türkiye’deki sınavlara da onları iyi hazırlayacağız. Başarılı olmalarını sağlayacağız. Burada başarı ölçütü nedir diye sorarsanız; her öğrencinin bir kapasitesi var. Her öğrenci tıp fakültesi okuyacak diye bir kural yok. Bizim amacımız öğrencilere severek yapacakları meslekleri onlara göstermek.  Kendi yeteneklerini keşfetmesini sağlamamız gerekiyor. Değişik konularda öğrencilerimizi eğitmemiz gerekiyor ki üniversite aşamasında çocuk hangi mesleği seçeceğine çok önceden karar verebilsin. Eğer bir mühendislik seçecekse mühendisliğin hangi dalını seçeceğine karar versin. Ve o şekilde çalışmaya devam etsin. Kendisine hedef üniversite seçsin” dedi.

BİSİKLET DOSTU OKUL!
Akademik derslerin yanında çocukların kişisel gelişimine de çok önem verdiklerini ifade eden Yapıcı, “Farklı dizelerde eğitim forumları var. Çocukları oraya yolluyoruz. Burada bir konu hakkında çocuklar öğretmenleriyle çalışıyorlar ve gittiklerinde o konuyla ilgili farklı okullardan gelen öğrencilerle bir bildirge hazırlıyorlar, sunuyorlar. Sonra birbirlerini eleştiriyorlar. Beğenmedikleri yönleri tartışıyorlar. Bunun avantajı öğrenci kendini bu konuda sorumlu hissettiği için haliyle hazırlıksız gidemiyor. Sportif faaliyetlerde bizim okulumuz için önemli. Hedefimizin sadece bir branşta 1. olmak değil. Bizim hedefimiz öğrencilerimizi sporla buluşturmak, sporu bir yaşam tarzı haline getirmek, sevdikleri sporda onları yönlendirmek. Tabi ki bazı sporlarda daha profesyonel ekiplerimiz olacaktır ama bizim hedefimiz sporu bütün öğrencilerimizle buluşturabilmek. Bisiklet dostu bir okuluz. Samsun’a yurt dışından, şehir dışından gelen bisikletliler oluyor. Dünya turuna, şehir turuna çıkıyorlar. Bunlar sıra dışı insanlar. Bunları biz öğrencilerimizle buluşturuyoruz. İnternet sitesinde bizi bulabiliyorlar ve biz geldiklerinde onlara ev sahipliği yapıyoruz. Gerekirse onları otelde ağırlıyoruz. Okulumuza davet ediyoruz, çocuklarla sohbet etmelerini sağlıyoruz. Çocukların dünyaya bakış açısını, farklı kişiliklerle tanışmasını istiyoruz. Her konuda öğrencimizin kültürel bilgi sahibi olması bizim arzum" diye konuştu.

ÖĞRENCİLERE YURT DIŞI FIRSATI!
Öğrencilerin yaz tatillerinin boşa geçirmemelerini tavsiye eden Oktay Yapıcı, ayrıca şunları söyledi:

“Çocuklara yabancı film izlemelerini tavsiye ederim, yabancı dillerini geliştirsinler. Kitap okumalarını öneriyorum. Hem Türkçe hem de yabancı dilde. Çünkü 3 aylık tatili boş geçirirsek o 8 aylık verdiğimiz eğitim boşa gitmiş oluyor. O yüzden çok önemli. Bir grup öğrencimiz şuanda Berlin yaz kampında. 2 tane ERASMUS projemiz kabul edildi. Birisi Almanya diğeri İngiltere ile yapılacak. Yani biz bir dahaki sene oldukça yabancı öğrenci alacağız, öğrencilerimiz de yurt dışına gidecekler. Tabi bu onlar için çok iyi bir fırsat. Derslerine iyi çalışanlar orada kendilerini iyi ifade edebilecekler. Derslerine iyi çalışmayanlar orada kendini eksik hissedecektirler. Geldiklerinde benim eksiklerim var, eksiklerimi tamamlamalıyım diyeceklerdir. Bütün mesele öğrencilerin kendini keşfedip, kendilerinin masa başında oturup ders çalışmasını sağlamaktır.  Eğitim sistemimizin modeli bu olması lazım. Zorla dışarıdan iterek, özel derslerle, kurslarla başarı bir yere kadar geliyor ve çok kalıcı olmuyor. Önemli olan öğrencinin kendisinin isteyerek ders çalışmasıdır. Okulların hedefi de bu eğitim modeli olmalıdır. Bu bir anda olmuyor. İlkokuldan beri gelen bir alışkanlıktır. İlkokul 3. sınıfta bir öğrenci kendi kendine ders çalışma alışkanlığı elde etmediyse bunu tekrardan ona vermek zorlaşıyor. Eğitim yapmış olmak için değil, teknolojiyi yakalamak için, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak için yapılmalıdır. Sadece test çözmek için öğrenmek doğru değildir. Merak ederek öğrenmek çok daha doğru bir yoldur."

Röportaj: Mine ŞEN

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner59

banner57