<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Samsun Haber – Son Dakika &amp;amp; Samsunspor | Samsun Canlı Haber</title>
    <link>https://www.samsuncanlihaber.com</link>
    <description>Samsun haber, son dakika ve Samsunspor gelişmeleri; trafik, hava durumu, ekonomi ve kültür içerikleri. Tarafsız ve hızlı Samsun haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.samsuncanlihaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2026 09:30:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da 7 yaşındaki çocuğun 30 santimlik tümörü kemoterapiyle küçültüldü, başarıyla ameliyat edildi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-7-yasindaki-cocugun-30-santimlik-tumoru-kemoterapiyle-kucultuldu-basariyla-ameliyat-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-7-yasindaki-cocugun-30-santimlik-tumoru-kemoterapiyle-kucultuldu-basariyla-ameliyat-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesi'ne karın ağrısı ve karın bölgesinde şişlik şikâyetiyle başvuran 7 yaşındaki çocuğa, yapılan tetkikler sonucunda wilms tümörü (nefroblastom) tanısı konuldu. Karın boşluğunun büyük bölümünü dolduran yaklaşık 30 santimetrelik tümör, uygulanan kemoterapi tedavisiyle 10 santime kadar küçültüldü. Çocuk, ardından Samsun Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Şehir Hastanesi'ne karın ağrısı ve karın bölgesinde şişlik şikâyetiyle başvuran 7 yaşındaki çocuğa, yapılan tetkikler sonucunda wilms tümörü (nefroblastom) tanısı konuldu. Karın boşluğunun büyük bölümünü dolduran yaklaşık 30 santimetrelik tümör, uygulanan kemoterapi tedavisiyle 10 santime kadar küçültüldü. Çocuk, ardından Samsun Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. </p><p>Samsun'da 7 yaşındaki Harun Çelik, karın ağrısı ve şişlik şikâyetiyle başvurduğu hastanede yapılan tetkikleri sonucunda wilms tümörü tanısı aldı. Karın boşluğunun büyük bölümünü dolduran yaklaşık 30 santimetrelik tümör nedeniyle ilk aşamada ameliyat edilemeyen Harun'a kemoterapi tedavisi uygulandı. Tedavi sonrasında tümörün yaklaşık 10 santimetreye kadar küçülmesi üzerine minik hasta, Samsun Şehir Hastanesi'nde başarılı bir operasyonla ameliyat edildi. </p><p>Çocuk Hematoloji Onkoloji Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Zuhal Keskin, hastanın dış merkezden karın ağrısı ve karında şişlik şikâyetiyle başvurduğunu belirterek, yapılan değerlendirmelerde karnında büyük bir kitle tespit edildiğini söyledi. Kitlenin başlangıçta ameliyat edilemeyecek kadar büyük olması nedeniyle biyopsi alındığını ifade eden Keskin, incelemeler sonucunda hastaya wilms tümörü tanısı konulduğunu ve kemoterapi tedavisine başlandığını kaydetti. Yaklaşık 6 haftalık kemoterapi sürecinin ardından yapılan kontrollerde tümörde belirgin küçülme görüldüğünü belirten Keskin, hastanın cerrahi tedavi için Çocuk Cerrahisi Kliniği'ne devredildiğini ifade etti. </p><p>Tümör 20-30 santimden 10 santime geriledi </p><p>Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Kliniği'nden Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül ise hastanın kendilerine geldiğinde yaklaşık 20-30 santimetre büyüklüğünde, karın boşluğunun tamamına yakınını dolduran bir kitleye sahip olduğunu söyledi. Hastanın multidisipliner yaklaşımla değerlendirildiğini belirten Dr. Bülbül, 'Öncelikle 3-4 kür kemoterapi aldı. Sonrasında tümörü tekrar değerlendirdik. Küçüldüğünü görünce hastamızın ameliyatını gerçekleştirdik. Ameliyatı başarıyla tamamladık' dedi. </p><p>Kemoterapi sonrasında tümörün yaklaşık 10 santimetreye kadar gerilediğini ifade eden Bülbül, 7 yaşındaki Harun Çelik'in ameliyatının başarıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bülbül, 'Şu anda hastamızın durumu çok iyi. Ameliyatıyla ilgili herhangi bir sıkıntımız yok. Ancak mevcut tümörü kötü huylu olduğu için tedavilerine devam edecek. Zühal hocamızın takibinde ayaktan tedavi için gelip gidiyor' diye konuştu. </p><p>Şehir Hastanesi'nde ilk çocukluk çağı tümör ameliyatı </p><p>Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Kliniği tarafından yapılan açıklamada, operasyonun Samsun Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen ilk çocukluk çağı tümör ameliyatı olma özelliğini taşıdığı bildirildi. </p><p>Ameliyatın Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül ve Dr. Ahmet Saraç tarafından gerçekleştirildiği belirtilirken, operasyonun çocukluk çağı onkolojik hastalıklarının cerrahi tedavisinin bölgede ileri düzey ve multidisipliner yaklaşımla yürütülmesi açısından önemli bir adım olduğu vurgulandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Wilms tümörünün çocukluk çağında en sık görülen kötü huylu böbrek tümörü olduğu belirtilen açıklamada, hastalığın çoğunlukla karında fark edilen ağrısız şişlik veya kitleyle kendini gösterdiği ifade edildi. Tedavinin ise hastalığın evresi ve tümörün özelliklerine göre çocuk onkolojisi, çocuk cerrahisi, radyoloji ve patoloji başta olmak üzere farklı branşların iş birliğiyle yürütüldüğü kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-7-yasindaki-cocugun-30-santimlik-tumoru-kemoterapiyle-kucultuldu-basariyla-ameliyat-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:55:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/samsunda-7-yasindaki-cocugun-30-santimlik-tumoru-kemoterapiyle-kucultuldu-basariyla-ameliyat-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="54681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ürolojide robotik ameliyatla üç boyutlu ve hassas cerrahi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/urolojide-robotik-ameliyatla-uc-boyutlu-ve-hassas-cerrahi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/urolojide-robotik-ameliyatla-uc-boyutlu-ve-hassas-cerrahi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da robotik cerrahi ürolojik ameliyatlarda etkin bir şekilde kullanılıyor. Önemli bir onkolojik ameliyatı robotik cerrahi ile gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, sistemin üç boyutlu görüntü, yüksek büyütme ve el bileği hareketlerini taklit edebilme gibi önemli avantajlar sağladığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da robotik cerrahi ürolojik ameliyatlarda etkin bir şekilde kullanılıyor. Önemli bir onkolojik ameliyatı robotik cerrahi ile gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, sistemin üç boyutlu görüntü, yüksek büyütme ve el bileği hareketlerini taklit edebilme gibi önemli avantajlar sağladığını söyledi. </p><p>Samsun'da robotik cerrahi cihazı, ürolojik ameliyatlarda etkin şekilde kullanılırken, Liv Hospital Samsun Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden de VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde gerçekleştirilen robotik cerrahi operasyonlarından birini gerçekleştirdi. Robotik cerrahinin sağladığı üç boyutlu görüntü, yüksek büyütme ve el bileği hareketlerini taklit eden sistem sayesinde cerrahlara daha hassas ve kontrollü operasyon imkanı sunduğu belirtildi. </p><p>'Robotik cerrahi geleceğimizin cerrahisi' </p><p>Robotik cerrahinin son yıllarda Türkiye'de hızla yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Ender Özden, teknolojinin özellikle onkolojik ve rekonstrüktif cerrahilerde önemli avantajlar sağladığını ifade etti. Özden, 'Artık aslında robotik cerrahi, geleceğimizin cerrahisi desek yanlış olmaz diye düşünüyorum' dedi. </p><p>Robotik sistemle ameliyat gerçekleştirildi </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde bulunan robotik cerrahi sistemiyle bir ürolojik ameliyat gerçekleştirdi. Ameliyat sırasında cerrahın el hareketlerini hasta içerisindeki robotik kollara aktaran sistem kullanılırken, cerrahi alanın üç boyutlu ve büyütülmüş şekilde görüntülenebilmesi operasyonun daha hassas şekilde gerçekleştirilmesine imkan sağladı. </p><p>Robotik cerrahinin özellikle ürolojik kanserlerin tedavisinde önemli bir kullanım alanına sahip olduğu belirtilirken, sistemin yalnızca onkolojik ameliyatlarda değil, rekonstrüktif cerrahilerde de kullanılabildiği ifade edildi. </p><p>Robotik cerrahinin sağladığı avantajlar </p><p>Prof. Dr. Ender Özden, robotik cerrahinin kapalı yöntemlerle gerçekleştirilebilen birçok ameliyatın uygulanmasına imkan verdiğini belirterek, 'Robotik cerrahi, tabii son yılların gözde ve popüler tekniklerinden, teknolojilerinden bir tanesi. Aslında hayatımızın her aşamasına giren robotik teknolojilerin cerrahi aşamasına, ameliyathaneye de girdiğinin aslında bir göstergesi. Geçmişine baktığımızda, dünyada kullanılmasıyla ilgili neredeyse 30 yıllık bir geçmişi var. 2000'li yılların başından itibaren de çok ciddi anlamda kullanım yeri buldu. Ama özellikle son iki yıldır, bir buçuk yıldır Türkiye'deki sayıları iki katına kadar çıktı. Artık aslında robotik cerrahi, geleceğimizin cerrahisi desek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Bölgede de robotik cerrahinin başlamış olmasının, tekrardan başlamış olmasının mutluluğunu yaşıyoruz aynı zamanda. Önümüzdeki yıllarda ise robotik cerrahiyi çok daha fazla göreceğiz. Genellikle aslında robotik cerrahiyi onkolojik vakalarda kullanıyoruz ama bunun dışında birçok düzeltme cerrahisi dediğimiz rekonstrüktif cerrahilerde de kullanıyoruz. Robotik cerrahi, aslında kapalı yoldan yapabildiğimiz bütün cerrahileri gerçekleştirebildiğimiz bir yöntem. Dolayısıyla o anlamda işlerimizi çok ciddi anlamda kolaylaştırıyor. Üç boyutlu görüntü sağlıyor, elimizdeki hareketleri, yani küçük hareketleri, hasta içerisindeki kollara iletmiyor ve dolayısıyla çok hassas ve keskin bir ameliyat yapma şansı veriyor bize. Çünkü el bileğimizin hareketini aynı şekilde taklit eden bir sistem. Normal diğer kapalı yöntemlerde biz bunu sağlayamıyoruz. Onlarda hareket kısıtlılığı var. Ancak robotik cerrahide bu hareket kısıtlılığı yok. Bize çok ciddi anlamda hem üç boyutlu görüntü hem de daha büyük büyütmeyle beraber ameliyatları daha iyi bir şekilde gerçekleştirme ve hastaların sonrasındaki dönemlerini de daha rahat geçirmelerini sağlıyor aslında robotik cerrahi' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/urolojide-robotik-ameliyatla-uc-boyutlu-ve-hassas-cerrahi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:55:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/urolojide-robotik-ameliyatla-uc-boyutlu-ve-hassas-cerrahi.jpg" type="image/jpeg" length="91941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp hastaları için yeni dönem! Samsun’da uygulanmaya başlandı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/kalp-hastalari-icin-yeni-donem-samsunda-uygulanmaya-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/kalp-hastalari-icin-yeni-donem-samsunda-uygulanmaya-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesinde, kalp ritim bozukluğu (aritmi) nedeniyle daha önce ablasyon (yakma) tedavisi gören ancak şikayetleri tekrarlayan hastaya, genel anestezi altında ikinci kez ablasyon uygulandı. Başarılı geçen işlemle hasta, ağrı hissetmeden tedavi edilirken, hastanede genel anestezi altında gerçekleştirilen ablasyon uygulamalarıyla ritim bozukluğu tedavisinde yeni bir dönem başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Şehir Hastanesinde, kalp ritim bozukluğu (aritmi) nedeniyle daha önce ablasyon (yakma) tedavisi gören ancak şikayetleri tekrarlayan hastaya, genel anestezi altında ikinci kez ablasyon uygulandı. Başarılı geçen işlemle hasta, ağrı hissetmeden tedavi edilirken, hastanede genel anestezi altında gerçekleştirilen ablasyon uygulamalarıyla ritim bozukluğu tedavisinde yeni bir dönem başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsun Şehir Hastanesinde ritim bozukluğu bulunan bir hastaya, Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Öğr. Üyesi Doç. Dr. Rüstem Yılmaz, Prof. Dr. Mustafa Beğenç Taşcanov ve EPS ekibi tarafından genel anestezi altında ablasyon işlemi gerçekleştirildi. Daha önce 2024 yılında ablasyon tedavisi uygulanan hastanın, tedavinin ardından şiddetli çarpıntı ve nefes darlığı şikayetlerinin devam etmesi üzerine yeniden değerlendirme yapıldı. Buna göre ritim bozukluğunun devam etmesinin hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkilediği ve tedavi edilmemesi halinde kalp yetmezliği ile felç gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceği belirlendi. İlk ablasyon sırasında yoğun ağrı yaşayan hastaya, ikinci işlemde genel anestezi uygulanmasına karar verildi.</p>

<p>Doç. Dr. Rüstem Yılmaz, hastanın işlem sırasında herhangi bir ağrı hissetmemesi ve tedavinin daha konforlu şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla genel anestezi uygulandığını belirterek, ablasyon işleminin başarıyla tamamlandığını söyledi.</p>

<p>Genel anestezi altında yapılan ablasyon uygulamasının Samsun Şehir Hastanesinde hastaların tedavisinde kullanılmaya başlandığını ifade eden Doç. Dr. Yılmaz, işlemde görev alan elektrofizyoloji (EPS) ile anestezi ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/kalp-hastalari-icin-yeni-donem-samsunda-uygulanmaya-baslandi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/kalp-hastalari-icin-yeni-donem-samsunda-uygulanmaya-baslandi-3.jpg" type="image/jpeg" length="29016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu ilaçları kullananlar dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/bu-ilaclari-kullananlar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/bu-ilaclari-kullananlar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da yüksek sıcaklıklara bağlı olarak özellikle yaşlı hastalarda ciddi sağlık sorunları ve ölümlerin yaşandığı yönündeki haberler gündeme gelirken, Türkiye'de de yaz sıcaklarının uzayacağı ve önümüzdeki iki haftalık süreçte yüksek sıcaklıkların etkili olacağı belirtiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle çocuklar, yaşlılar ve bazı ilaçları kullanan vatandaşları sıcak havalara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'da yüksek sıcaklıklara bağlı olarak özellikle yaşlı hastalarda ciddi sağlık sorunları ve ölümlerin yaşandığı yönündeki haberler gündeme gelirken, Türkiye'de de yaz sıcaklarının uzayacağı ve önümüzdeki iki haftalık süreçte yüksek sıcaklıkların etkili olacağı belirtiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle çocuklar, yaşlılar ve bazı ilaçları kullanan vatandaşları sıcak havalara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. </p><p>İklim değişikliğine bağlı olarak sıcak hava dalgalarının daha sık ve şiddetli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Şevket Özkaya, bazı yaygın kullanılan ilaçların vücudun sıcaklığı düzenleme mekanizmasını etkileyebileceğine dikkat çekti. Özkaya, özellikle depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların, sıcak havalarda dehidrasyon ve sıcağa bağlı hastalık riskini artırabileceğini ifade etti. </p><p>Özellikle günün sıcak saatlerinde dışarıda uzun süre kalan oyun çağındaki çocuklar ile yaşlıların daha fazla risk altında olduğunu belirten Özkaya, bazı ilaçların da bu riski artırabileceğini söyledi. </p><p>Yüksek tansiyon tedavisinde yaygın olarak kullanılan diüretikler, ACE inhibitörleri ve ARB grubu ilaçlara dikkat çeken Özkaya, 'Bu ilaçlar elektrolit dengesizliği riskini artırabilir. ACE inhibitörleri ve ARB'ler ayrıca normalde susuzluğu tetikleyen hormonun işlevini de etkileyebilir' dedi. </p><p>Yaygın kullanılan bazı kalp ilaçlarının da sıcak havalarda vücudun ısıyı uzaklaştırma mekanizmasını etkileyebileceğini ifade eden Özkaya, 'Beta blokerler cilde kan akışını sınırlayabilir. Bu da vücudun ısıyı etkili bir şekilde atmasını zorlaştırabilir' diye konuştu. </p><p>Terleme ve vücudun soğuma mekanizmasına dikkat </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Trisiklik antidepresanlar ve antikolinerjik özellik taşıyan bazı ilaçların da sıcak havalarda dikkat gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, bu ilaçların terleme ve vücudun kendisini soğutma mekanizmasını etkileyebileceğini kaydetti. Bu tür ilaçların Parkinson hastalığı, aşırı aktif mesane, bazı solunum hastalıkları ve alerjiler başta olmak üzere farklı sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılabildiğini belirten Özkaya, sıcak havalarda ilaç kullanan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. </p><p>'Kişi kendisi gibi davranmıyorsa acile götürün' </p><p>Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda sıcak havaya bağlı sağlık sorunlarının belirtilerinin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Şevket Özkaya, 'Bu ilaçları kullanan hem çocuk hem yaşlı insanlarımızda zihinsel durumunda herhangi bir değişiklik, kafa karışıklığı veya kişinin kendisi gibi davranmaması durumunda, kişiyi derhal en yakın acil servise götürmek gerekir' uyarısında bulundu. </p><p>Özkaya, sıcak havalarda özellikle risk grubundaki kişilerin günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçınması, yeterli sıvı alması ve kullandıkları ilaçlarla ilgili doktorlarının önerilerine uyması gerektiğini belirtti. </p><p>Uzmanlar, sıcak hava nedeniyle ilaçların dozunun veya kullanımının kişinin kendi kararıyla değiştirilmemesi gerektiğine de dikkat çekiyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/bu-ilaclari-kullananlar-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:43:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/bu-ilaclari-kullananlar-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="33101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da ürolojik ameliyatlarda robotik cerrahi dönemi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da özel bir hastanede ürolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde robotik cerrahi sistemi kullanılmaya başlandı. Yeni teknolojiyle prostat, mesane ve böbrek hastalıklarının yanı sıra çeşitli rekonstrüktif cerrahi işlemlerinin de gerçekleştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da özel bir hastanede ürolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde robotik cerrahi sistemi kullanılmaya başlandı. Yeni teknolojiyle prostat, mesane ve böbrek hastalıklarının yanı sıra çeşitli rekonstrüktif cerrahi işlemlerinin de gerçekleştirilmesi hedefleniyor. </p><p>VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde ürolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde robotik cerrahi işlemleri uygulanmaya başlandı. Robotik cerrahi sisteminin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte prostat, mesane ve böbrek hastalıklarının yanı sıra çeşitli rekonstrüktif cerrahi işlemlerinin de bu teknolojiyle gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Hastanede robotik cerrahiyle ilk ameliyatlar da yapılmaya başlanırken, sistemin cerrahlara daha hassas ve kontrollü çalışma imkânı sunmasıyla hastaların ameliyat sonrası iyileşme süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. </p><p>'Günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına daha erken dönmelerine imkân sunuyoruz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Çetinkaya, robotik cerrahi sisteminin devreye alınmasıyla birlikte ameliyatlara başladıklarını belirterek, 'Hastanemizde robotik cerrahi sisteminin kurulmasıyla birlikte robotik ameliyatlara da başlamış bulunuyoruz. Bu teknoloji sayesinde hastalarımızın ameliyatlarını daha konforlu bir şekilde gerçekleştirmeyi, ameliyat sonrası iyileşme süreçlerini hızlandırmayı ve daha kısa sürede taburcu olmalarını sağlamayı hedefliyoruz. Böylece hastalarımızın günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına daha erken dönmelerine imkân sunuyoruz' dedi. </p><p>Robotik cerrahi sisteminin kullanılmaya başlanmasıyla gerçekleştirilen ameliyatlardan birinin böbreğinde şüpheli kitle bulunan erkek hastaya uygulandığını ifade eden Doç. Dr. Çetinkaya, hastanın ameliyat sonrası birinci gününde genel durumunun iyi olduğunu ve klinik takibinin sürdüğünü söyledi. </p><p>Teknik özellikler </p><p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Kadir Önem ise robotik cerrahi sisteminin cerraha sağladığı teknik özelliklere dikkat çekerek, sistemin cerrahi konsol, robotik kollar ve görüntüleme sisteminden oluştuğunu anlattı. Önem, robotik kolların yüksek manevra kabiliyetinin özellikle zor ve hassas cerrahi aşamalarında cerraha daha kontrollü çalışma imkânı sunduğunu belirtti. </p><p>'Prostat, mesane ve böbrek kanserlerinin cerrahi tedavisinde kullanılıyor' </p><p>Üroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Açıkgöz de robotik cerrahinin ürolojinin birçok alanında kullanılabildiğini ifade ederek, 'Robotik cerrahiyi ürolojinin birçok alanında kullanabiliyoruz. Özellikle prostat, mesane ve böbrek kanserlerinin cerrahi tedavisinde robotik sistemden etkin şekilde yararlanıyoruz. Bunun yanı sıra bu organlara yönelik rekonstrüktif, yani yeniden yapılandırıcı cerrahilerde de robotik cerrahi uygulanabiliyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:44:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi.jpg" type="image/jpeg" length="63131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de alerjik hava yolu hastalıklarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/karadenizde-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/karadenizde-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz'in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimlerinin birçok kişide alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Aziz Uluışık, 'Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz'in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimlerinin birçok kişide alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Aziz Uluışık, 'Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınabilir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği'nden Uzm. Dr. Aziz Uluışık, Karadeniz'in özellikle Samsun, Trabzon gibi kıyı şehirlerinde görülen alerjik hastalıklardaki artışa dikkat çekti. Uzm. Dr. Uluışık, 'Karadeniz'in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri Samsun'da yaşayan birçok kişide alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Uzmanlara göre bölgede özellikle astım ve alerjik rinit vakalarında son yıllarda belirgin bir artış söz konusudur' diye konuştu. </p><p>'Tedavi edilmeyen alerji kronik astıma dönüşüyor' </p><p>Alerji tedavisinin ihmal edilmemesini öneren Uzm. Dr. Uluışık, 'Burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikâyetler mevsimsel grip ile karıştırılmamalıdır. Bu belirtiler uzun sürmesi halinde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Çünkü erken dönemde tedavi edilmeyen alerjik hastalıklar zamanla kronik astıma dönüşebiliyor' şeklinde konuştu. </p><p>'Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkün' </p><p>Uzm. Dr. Uluışık, 'Kıyı bölgelerde nem ve ev içi toz akarları hastalıkları tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmalarını, sigara dumanından uzak durmalarını ve ev içi havalandırmaya özen göstermelerini öneriyor. Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkündür. Sağlıklı nefes, güçlü bir yaşamdır. Nefesinizi ihmal etmeyin' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/karadenizde-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:58:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/karadenizde-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="87376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz tansiyonu sessiz ilerliyor: Uzmanından düzenli kontrol uyarısı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/goz-tansiyonu-sessiz-ilerliyor-uzmanindan-duzenli-kontrol-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/goz-tansiyonu-sessiz-ilerliyor-uzmanindan-duzenli-kontrol-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, halk arasında 'göz tansiyonu' olarak bilinen glokomun özellikle açık açılı türünde yıllarca belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek, risk grubundaki kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, halk arasında 'göz tansiyonu' olarak bilinen glokomun özellikle açık açılı türünde yıllarca belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek, risk grubundaki kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırması gerektiğini söyledi. </p><p>Göz sağlığı açısından en sık karşılaşılan ancak fark edilmesi güç hastalıkların başında gelen glokom, erken dönemde tespit edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına neden olabiliyor. Hastalığın türüne göre belirtilerin farklılık gösterdiğini belirten Opr. Dr. Candan Karaca, açık açılı glokomun uzun yıllar sessiz ilerleyebildiğini, kapalı açılı glokomun ise daha belirgin ve ani şikâyetlerle ortaya çıkabildiğini ifade etti. </p><p>'Açık açılı glokom yıllarca sessiz ilerleyebilir' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Glokom hakkında bilgi veren Opr. Dr. Candan Karaca, 'Halk arasında 'göz tansiyonu' olarak bilinen glokom, çoğu zaman sinsi bir şekilde ilerleyen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen oldukça ciddi bir hastalıktır. Açık açılı glokom en sık karşılaşılan türdür. Yıllarca hiçbir belirti vermeden, tamamen sessiz bir şekilde ilerleyebilir' dedi. </p><p>'Kapalı açılı glokomda belirtiler daha belirgin' </p><p>Kapalı açılı glokomun ise aniden ortaya çıkabileceğini belirten Karaca, 'Şiddetli göz ve baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, gözde kızarıklık ve ışıkların etrafında haleler görme gibi belirgin şikâyetlerle seyredebilir' diye konuştu. </p><p>'Risk grubundakilere düzenli kontrol uyarısı' </p><p>Glokom açısından bazı kişilerin daha yüksek risk taşıdığını ifade eden Karaca, 'Ailesinde göz tansiyonu öyküsü bulunan, yüksek miyop veya hipermetrop olan ve uzun süreli steroid (kortizon) kullanan kişilerin, herhangi bir şikâyetleri olmasa dahi düzenli göz muayenesi yaptırmaları büyük önem taşıyor' şeklinde konuştu. </p><p>Karaca, görme kaybının önüne geçilebilmesi için erken tanının önemine dikkat çekerek, 'Görme yetinizi korumak ve muhtemel hasarların önüne geçebilmek adına, hiçbir şikâyetiniz olmasa dahi rutin göz kontrollerinizi aksatmamanız hayati önem taşır' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/goz-tansiyonu-sessiz-ilerliyor-uzmanindan-duzenli-kontrol-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:07:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/goz-tansiyonu-sessiz-ilerliyor-uzmanindan-duzenli-kontrol-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="50274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Laparoskopik cerrahiler için özel işaretleme kalemi geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/laparoskopik-cerrahiler-icin-ozel-isaretleme-kalemi-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/laparoskopik-cerrahiler-icin-ozel-isaretleme-kalemi-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Mehmet Özen, laparoskopik ameliyatlarda cerrahi alanın daha hassas ve görünür şekilde işaretlenmesini sağlayacak ergonomik ve biyouyumlu işaretleme kalemi geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Şehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Mehmet Özen, laparoskopik ameliyatlarda cerrahi alanın daha hassas ve görünür şekilde işaretlenmesini sağlayacak ergonomik ve biyouyumlu işaretleme kalemi geliştirdi. </p><p>Uzm. Dr. Mehmet Özen tarafından hazırlanan 'Laparoskopik Cerrahi için Ergonomik ve Biyouyumlu İşaretleme Kalemi (LAPAMARKER)' projesi, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye hak kazandı. Laparoskopik ameliyatlarda cerrahi uygulanacak alanın hassas ve güvenilir şekilde işaretlenmesinin büyük önem taşıdığını </p><p>belirten Uzm. Dr. Mehmet Özen, cihaz hakkında bilgi vererek, 'Laparaskopik ameliyatlarda cerrahi uygulanacak alanın hassas ve güvenilir bir şekilde işaretlenmesi, cerrahi işlemin istenen sonuçlara ulaşması ve tedavi sürecinin sağlıkla tamamlanması için büyük önem arz etmektedir. Üroloji ameliyatlarında kullanılan mevcut cerrahi işaretleme araçları, açık cerrahiye yönelik tasarımları nedeniyle laparoskopik ortamın kısıtlılıklarına uyum sağlayamamaktadır. Bu kısıtlılıkları aşmak için laparoskopik cerrahiye özel olarak tasarlanmış, ergonomik, biyouyumlu, steril ve yüksek görünürlüğe sahip bir cerrahi işaretleme kalemini geliştirip, proje olarak TÜSEB yetkililerimize sunduk. Projemiz kabul edildi, çalışmalar için istediğimiz kaynak da TÜSEB tarafından karşılanacak. Umarız cihazımız üretim sürecini de tamamlar ve üroloji ameliyatlarının tüm hekimlerimiz tarafından daha nitelikli bir şekilde yapılmasının kapısını aralamış oluruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Projenin kabul süreci ve detayları hakkında bilgi vermek üzere Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras'ı ziyaret eden Uzm. Dr. Mehmet Özen, geliştirdikleri tıbbi cihaz ve çalışma süreci hakkında bilgi verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/laparoskopik-cerrahiler-icin-ozel-isaretleme-kalemi-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:25:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/laparoskopik-cerrahiler-icin-ozel-isaretleme-kalemi-gelistirildi.jpg" type="image/jpeg" length="63617"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Sıcak havalarda tansiyon dalgalanmalarına karşı önlem şart']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-sicak-havalarda-tansiyon-dalgalanmalarina-karsi-onlem-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-sicak-havalarda-tansiyon-dalgalanmalarina-karsi-onlem-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artan yaz sıcaklarının özellikle hipertansiyon hastaları için ciddi risk oluşturabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Akyol, yüksek sıcaklık ve nem, damarların genişlemesine neden olarak tansiyonun düşmesine veya ani dalgalanmasına yol açabiliyor. Gün içinde bol su içmek, serin ortamlarda kalmak, güneş altında uzun süre durmaktan kaçınmak ve ilaçların aksatılmaması gerekiyor. Ayrıca ani pozisyon değişikliklerinin de tansiyon dengesini bozabileceği unutulmamalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artan yaz sıcaklarının özellikle hipertansiyon hastaları için ciddi risk oluşturabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Akyol, yüksek sıcaklık ve nem, damarların genişlemesine neden olarak tansiyonun düşmesine veya ani dalgalanmasına yol açabiliyor. Gün içinde bol su içmek, serin ortamlarda kalmak, güneş altında uzun süre durmaktan kaçınmak ve ilaçların aksatılmaması gerekiyor. Ayrıca ani pozisyon değişikliklerinin de tansiyon dengesini bozabileceği unutulmamalıdır' dedi. </p><p>Liv Hospital Samsun İç Hastalıkları Uzm. Dr. Özkan Akyol, sıcak havalarda tansiyon hastalarının nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. </p><p>Artan yaz sıcaklarının özellikle hipertansiyon hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyleyen Uzm. Dr. Akyol, 'Yüksek sıcaklık ve nem, damarların genişlemesine neden olarak tansiyonun düşmesine veya ani dalgalanmasına yol açabiliyor. Terleme ile kaybedilen sıvı ise bu durumu daha da ağırlaştırabiliyor. Yüksek tansiyon hastalığının, özellikle 50 yaşından sonra, çoğu zaman hiçbir nedene bağlı olmadan görülebilir. Sağlıklı bireylerde tansiyon değeri 120/80 olarak kabul edilir. Bu değer en fazla 135/85 olabilirken, yüksek tansiyon hastalarında basınç bu ölçümün üzerindedir' diye konuştu. </p><p>'Genetik faktörlere bağlı gelişebilir' </p><p>Yüksek tansiyon nedenlerinden bahseden Uzm. Dr. Akyol, '50 yaşın üstündeki yetişkinlerde, her iki kişiden birinde görülen yüksek tansiyon, çoğunlukla genetik faktörlere bağlı olarak gelişen bir hastalıktır. Ailesinde yüksek tansiyon hastası olan kişilerde, ilerleyen yaşla birlikte yüksek tansiyon görülme ihtimali de artar. Öte yandan, yüksek tansiyonu olan kişilerin yaklaşık yüzde 10'unda, tansiyon yüksekliği, hormonal hastalıklar, kalp ve böbrek hastalıkları veya şeker hastalığı gibi başka bir hastalık eşliğinde ortaya çıkıyor' şeklinde konuştu. </p><p>'Gün içinde bol su içmek önemli' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sıcak havalarda dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Uzm. Dr. Akyol, '11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarı çıkılmamalıdır. Gün içinde bol su içmek, serin ortamlarda kalmak, güneş altında uzun süre durmaktan kaçınmak ve ilaçların aksatılmaması gerekiyor. Ayrıca ani pozisyon değişikliklerinin de tansiyon dengesini bozabileceği unutulmamalıdır. Hipertansiyon hastalarının günlük yaşamlarını hava şartlarına göre planlamaları, sıvı dengesini korumaları ve gerekli durumlarda hekimlerine danışmaları hayati önem taşıyor' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-sicak-havalarda-tansiyon-dalgalanmalarina-karsi-onlem-sart</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:01:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/uzmani-uyardi-sicak-havalarda-tansiyon-dalgalanmalarina-karsi-onlem-sart.jpg" type="image/jpeg" length="49796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[11 yaşındaki çocuğun 12 milimetrelik böbrek taşı tek seansta temizlendi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/11-yasindaki-cocugun-12-milimetrelik-bobrek-tasi-tek-seansta-temizlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/11-yasindaki-cocugun-12-milimetrelik-bobrek-tasi-tek-seansta-temizlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da aylarca karın ağrısı şikayeti yaşayan 11 yaşındaki erkek hastanın sağ böbreğinde tespit edilen 12 milimetrelik taş, RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) yöntemiyle tek seansta temizlendi. Hastanın işlemden bir gün sonra normal hayatına döndüğünü belirten Opr. Dr. Gürkan Özkan, çocuklarda böbrek taşı tedavisinde erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da aylarca karın ağrısı şikayeti yaşayan 11 yaşındaki erkek hastanın sağ böbreğinde tespit edilen 12 milimetrelik taş, RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) yöntemiyle tek seansta temizlendi. Hastanın işlemden bir gün sonra normal hayatına döndüğünü belirten Opr. Dr. Gürkan Özkan, çocuklarda böbrek taşı tedavisinde erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekti. </p><p>Aylar boyunca karın ağrısı şikayeti yaşayan 11 yaşındaki çocuk, ailesi tarafından farklı çocuk doktorlarına götürüldü. Yapılan tetkiklerin ardından hastanın sağ böbreğinde 12 milimetrelik taş tespit edildi. Farklı merkezlerde de değerlendirilen hasta, daha sonra tedavi için Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Üroloji Opr. Dr. Gürkan Özkan'a başvurdu. </p><p>Hastanın durumuyla ilgili bilgi veren Op. Dr. Özkan, çocuklarda 12 milimetrelik bir taşın ilaç tedavisiyle düşmesinin beklenmediğini belirterek, 'Hastamızın sağ böbreğinde 12 milimetrelik büyük bir taş vardı. Çocuk hastalarda bu büyüklükteki taşın ilaç tedavisiyle düşmesi veya kendiliğinden atılması beklenmez. Hastamızı RIRS olarak adlandırdığımız Retrograd İntrarenal Cerrahi yöntemiyle kapalı olarak tedavi ettik ve taşı tek seansta tamamen temizledik. Hastamızı ertesi gün normal hayatına dönebilecek şekilde taburcu ettik' dedi. </p><p>'Çocuklarda daha fazla hassasiyet gerekiyor' </p><p>Çocuklarda böbrek taşı tedavisinin yetişkinlere göre farklılık gösterdiğini ifade eden Özkan, çocukların idrar kanallarının ve anatomik yapılarının daha dar ve ince olması nedeniyle işlemlerde özel ekipman ve daha fazla hassasiyet gerektiğini söyledi. </p><p>RIRS yönteminin yetişkin hastalarda da sıklıkla kullanıldığını belirten Özkan, 'Çocuklarda idrar kanallarının ve anatomik yapıların daha dar ve ince olması nedeniyle özel ekipman kullanılması gerekiyor. Aynı zamanda çocuk hastalarda komplikasyon riskini en aza indirmek ve tedaviyi mümkün olan en güvenli şekilde tamamlamak büyük önem taşıyor' diye konuştu. </p><p>'Büyük taşları çok ince bir kırma gücüyle parçalıyoruz' </p><p>Büyük böbrek taşlarının bazı hastalarda birden fazla seansta tedavi edilmesi gerekebildiğini belirten Özkan, 11 yaşındaki hastanın taşının tek seansta tamamen temizlenmesinin önemli bir avantaj olduğunu vurgulayarak, 'Bunu adeta bir kayayı çiviyle kazımaya benzetebiliriz. Bu nedenle bazı hastalarda işlem tek seansta tamamlanamayabiliyor ve ikinci bir seans gerekebiliyor. Bazen de çocuk hastanın kanalları çok dar olduğu için önce kanalın genişlemesini sağlamak amacıyla bir cihaz yerleştirip yeniden işlem yapmak gerekebiliyor. Hastamızın tedavisinin tek seansta tamamlanması bu açıdan önemli bir avantaj oldu' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Böbrek taşı tekrar oluşabilir' </p><p>Böbrek taşlarının tedavi sonrasında yeniden oluşabileceğine dikkat çeken Özkan, özellikle genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğunu belirtti. Hastanın ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunduğunu ifade eden Özkan, 'Böbrek taşı oluşumunda genetik faktör oldukça önemli. Bu nedenle tedavinin ardından hastalarımızın belli aralıklarla mutlaka takip edilmesi gerekiyor. Takipler kendi bölgelerindeki bir üroloji hekimi tarafından yapılabileceği gibi bizim merkezimizde de sürdürülebilir' şeklinde konuştu. </p><p>'Çocuklar şikayet etmeden kontrol edilmeli' </p><p>Çocuklarda uzun süren karın ağrılarının böbrek taşı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özkan, özellikle ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunan çocukların daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledi. Özkan, 'Özellikle anne, baba veya ailede böbrek taşı öyküsü varsa çocukların mutlaka daha dikkatli takip edilmesi gerekiyor. Çocuğun şikayetinin ortaya çıkmasını beklemeden basit bir ürolojik muayene ve ultrasonografi ile değerlendirme yapılabilir. Hastamız aylarca karın ağrısı nedeniyle farklı doktorlara başvurmuş. Oysa erken dönemde yapılan bir ultrasonografi ile taş daha küçükken tespit edilebilir ve bazı hastalarda cerrahi müdahaleye gerek kalmadan medikal veya ayaktan tedavi yöntemleriyle sorun çözülebilir' açıklamasında bulundu. </p><p>'Yeterli sıvı tüketimi önemli' </p><p>Böbrek taşlarından korunmada yeterli sıvı tüketiminin önemine de değinen Özkan, özellikle genetik yatkınlığı bulunan kişilerin beslenme ve sıvı tüketimine dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Özkan şunları söyledi: </p><p>'Böbreklerin yeterli miktarda idrar üretmesi ve yeterli sıvı alımının sağlanması gerekiyor. Dengesiz beslenme ve yetersiz sıvı tüketimi bazı kişilerde idrarda kristal oluşumunu artırabiliyor. Genetik yatkınlığı olan kişilerde bu kristaller zaman içerisinde kum ve böbrek taşına dönüşebiliyor. Bu nedenle özellikle taş hastalığı açısından risk taşıyan kişilerin yeterli su tüketmesi, dengeli beslenmesi ve düzenli kontrollerini yaptırması önemli.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/11-yasindaki-cocugun-12-milimetrelik-bobrek-tasi-tek-seansta-temizlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:32:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/11-yasindaki-cocugun-12-milimetrelik-bobrek-tasi-tek-seansta-temizlendi.jpg" type="image/jpeg" length="23035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da çifte mutluluk! Berra lösemiyi doğum gününde yendi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/minik-berra-dogum-gununde-losemiyi-yendi-hastaneden-bando-ile-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/minik-berra-dogum-gununde-losemiyi-yendi-hastaneden-bando-ile-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da 2,5 yaşında lösemi teşhisi konulan 5 yaşındaki Berra Akarsu, doğum gününde hastalığı yenmenin mutluluğunu yaşadı. Tedavi gördüğü hastaneden bando eşliğinde uğurlanan Berra için balon uçurma etkinliği düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da 2,5 yaşında lösemi teşhisi konulan 5 yaşındaki Berra Akarsu, doğum gününde hastalığı yenmenin mutluluğunu yaşadı. Tedavi gördüğü hastaneden bando eşliğinde uğurlanan Berra için balon uçurma etkinliği düzenlendi.</p>

<p>Samsun'da yaşayan Murat ve Nazlı Akarsu ailesinin ikinci çocuğu olan Berra Akarsu'ya 2,5 yaşındayken lösemi teşhisi konuldu. Uzun süren tedavi sürecinin ardından VM Medical Park Samsun Hastanesinde hastalığı yenen Berra, 5'inci yaş gününde hem doğum gününü hem de sağlığına kavuşmasını kutladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi gördüğü hastanenin önünde Berra için özel bir etkinlik düzenlendi. Bando ekibinin çaldığı müzikler eşliğinde hastaneden uğurlanan Berra ve ailesi, gökyüzüne balon bıraktı. Kutlama sırasında anne Nazlı ve baba Murat Akarsu duygusal anlar yaşadı.</p>

<p>'Bizim için en güzel doğum günü hediyesi'</p>

<p>Baba Murat Akarsu, kızının doğum gününde hastalığı yenmesinin kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu belirterek, '2,5 yıldır bu zorlu süreci atlatmaya çalışıyoruz. Çok uzun ve zorlu bir süreç yaşadık. İnşallah bu mutluluğun aynısını dünyada lösemi tedavisi gören tüm çocuklarımız da yaşar. Hesaplasak böyle denk gelmezdi. Bugün kızımın doğum günü ve iki sevinci bir arada yaşıyoruz. Bizim için en güzel doğum günü hediyesini hocamız verdi' dedi.</p>

<p>Anne Nazlı Akarsu ise, 'Çok zorlu bir süreçti. Çok fazla sabır gerektiren bir süreç ama yılmadık. Başardık' diye konuştu.</p>

<p>'Tedavi oranı oldukça yüksek başarı gösteren bir hastalık'</p>

<p>VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde görevli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Davut Albayrak, 'Berra lösemi sürecini bitirdi. Tedavi süreci tamamlanması sebebiyle böyle bir tören yapıldı. Tedavi süreci tabii aileler için oldukça sıkıntılı ve heyecanlı bir süreç. İnsanlar tabii anne baba olduğu zaman bunun önemini anlayabiliyor. Ama lösemi hastalığı tedavi oranı oldukça yüksek başarı gösteren bir hastalık. Bu tedavi sürecini atlatan bütün lösemili hastalarımızın anne babalarının, diğer personelin heyecanını paylaşıyoruz. Diğer hastalarımız da nice böyle güzel günlere, mutlu sonuçlara ulaşsınlar istiyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>Konvoy yapıldı</p>

<p>Berra'nın hastalığı yenmesi dolayısıyla hastane önünde düzenlenen etkinlikte Atakum Belediyesi hizmet araçları ile diğer araçlar, balonlarla süslenerek konvoy oluşturdu.</p>

<p>Etkinliğe katılan Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel de minik Berra ve ailesinin mutluluğuna ortak oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/minik-berra-dogum-gununde-losemiyi-yendi-hastaneden-bando-ile-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/samsunda-cifte-mutluluk-berra-losemiyi-dogum-gununde-yendi.jpg" type="image/jpeg" length="90933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Klozet' hemoroit yapıyor]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/klozet-hemoroit-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/klozet-hemoroit-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, 'alaturka' tuvaletlerin 'alafranga(klozet)' tuvaletlere göre dışkılama açısından daha uygun olduğunu, alafranga tuvaletin hemoroidal hastalıkları artırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, 'alaturka' tuvaletlerin 'alafranga(klozet)' tuvaletlere göre dışkılama açısından daha uygun olduğunu, alafranga tuvaletin hemoroidal hastalıkları artırdığını söyledi. </p><p>Türkiye'de ve dünyada birçok kişinin muzdarip olduğu hemoroit, sağlıklı dışkılayamama sonucu ortaya çıkıyor. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, hastalık hakkında, 'Hemoroit toplumda sık görülen bir hastalık. Makattaki toplardamar sisteminin büyümesi, gevşemesi ve aşağı sarkması durumudur. İç ve dış olarak ikiye ayrılır. Dış hemoroit, iç hemoroide göre daha ağrılıdır. Hemoroit tedavisi, kişi ve hastalığa özeldir. Dış hemoroit çok büyük ve enfekte ise anestezi altında hemoroit çıkartılır. Lazer uygun değildir. İç hemoroitte ise hastalığın evresine göre tedavi ediyoruz. Önce ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisine verdiği cevaba göre cerrahi düşünülebilir, lazer uygulanabilir ya da klasik cerrahi uygulanabilir. Tedavisi en zor olan hemoroit çeşidi, bölgeyi 360 derece çevreleyen iç hemoroitlerdir. Bunlarda basamaklı tedavi yapıyoruz. Önce bir kısmını çıkarttıktan sonra diğer kısımları çıkartabiliyoruz. Tedaviler genelde hemoroidin çeşidi, evresi, kişinin sağlık durumu, kitlenin boyutu, kanama ve ağrı yoğunluğuna göre değişkenlik gösterir. Her hastada her yöntem uygulanmaz. Bir hastaya birden fazla tedavi yöntemi uygulanabilir. Birçok yönteme de cerrahide karar verilir. Bu hastalığın tedavisinde ağrı olur. Bunu azaltmak için gerekli yöntemler uygulanıyor' dedi. </p><p>'Alafranga tuvalet hemoroidal hastalıkları artırıyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dışkılamak için klasik alaturka tuvaletlerin daha sağlıklı olduğunun altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, 'Uzun süre tuvalette beklemek konusu var. Tuvalette ne için beklediğiniz önemli. Koltukta oturur gibi oyun oynuyorsanız sıkıntı yok ama dışkılamak için bekliyorsanız, sürekli ıkınıyorsanız bu bir sorun. Kabızlığı çözmeden sürekli ıkınarak dışkılamaya çalışmak dakikalarca ve saatlerce sürüyorsa hemoroit olma ihtimali çok yüksek. Makat çatlağına da kabızlık ve ishal sebep olur. Makat çatlağı da hemoroit olma ihtimalini artırır. Dışkılamanın kolaylığı açısından anatomik ve fizyolojik olarak bakıldığında alaturka tuvalet, dışkılamanın daha kolay olduğu bir tuvalettir. Çünkü makatın yukarısında bir açılanma vardır. Bu açılanmanın düzeldiği tam pozisyon alaturka tuvalette olur. Alafranga tuvaletlerde bu açılanma daha az olduğu için dışkılama biraz daha zordur. Ben, alafranga tuvaletin de hemoroidal hastalıkları artırdığını düşünüyorum' diye konuştu. </p><p>'Önemli olan bölgenin estetik görüntüsü değil, ağrısız ve kanamasız dışkılamayı sağlaması' </p><p>Birçok hastanın genelde bölgenin görüntüsüne önem verdiğini belirten Doç. Dr. Bük, 'Hastalar genelde bu bölgedeki stile de önem veriyorlar. O bölgedeki bollaşmayı sorun yapıyorlar. Önemli olan bu bölgenin estetik olarak güzelleşmesi değil, ağrısız ve kanamasız dışkılamayı sağlamasıdır. Makat ağzındaki her milimetre cildin çok büyük önemi vardır. Burası açılıp kapanan bir organ olduğundan oradaki cilt kaybı ciddi darlıklara, skar denilen dokuların oluşmasına sebep olur. Artık neredeyse cilde dokunmadan, almadan tedavi etmeye çalışıyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>'Uzun süre oturmak, kronik kabızlık, ishal, ıkınmak ve ağırlık kaldırmak hemoroide neden olur' </p><p>Bulaşıcı bir hastalık olmayan hemoroitten kurtulmak için belli başlı konulara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Bük, ayrıca şunları söyledi: </p><p>'Hemoroit bulaşıcı bir hastalık değildir. Bir başkasından geçmesi söz konusu değil. Hemoroit oluşmasındaki en önemli etken kronik kabızlıktır. Kabız olan insanlar dışkı çıkartmak için sürekli ıkınırlar. Ikınmaya bağlı bağ dokusunda gevşeme olur. Böylece hemoroitler aşağıya doğru sarkmaya başlar. Bu bir bağ dokusu hastalığıdır. Uzun süren ishaller de hemoroide sebep olabilir. Acılı ve baharatlı şeyler direkt hemoroide sebep olmasa da mukozayı tahriş ettiğinden o bölgede ağrıya sebep olurlar. Ağrıdan dolayı yeterli gevşeme olmadığından ıkınma devreye gireceğinden hemoroit olma ihtimali artar. Aile geçmişi olma özelliği de var. Uzun süre oturmak, kronik kabızlık, ishal, ıkınmak ve ağırlık kaldırmak hemoroide neden olur. Uzun süre oturmayı önermeyiz. Ikınmadan dışkılama yapmayı öneririz. Ciddi ağırlık kaldırılmasını da önermeyiz. Bu etkenler hastalığa sebep olduğu gibi tedavi sonrası hastalığın nüksetmesine de sebep olabilir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/klozet-hemoroit-yapiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:42:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/klozet-hemoroit-yapiyor.jpg" type="image/jpeg" length="73625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesör açıkladı: 'Türkiye sigara tüketiminde dünya birincisi']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-turkiye-sigara-tuketiminde-dunya-birincisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-turkiye-sigara-tuketiminde-dunya-birincisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye'nin kişi başına düşen günlük ortalama sigara tüketiminde 17,1 adetle dünya birincisi olduğunu belirterek, ülkede her iki erkekten birinin ve 18 yaş üstü her dört kadından birinin sigara kullandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye'nin kişi başına düşen günlük ortalama sigara tüketiminde 17,1 adetle dünya birincisi olduğunu belirterek, ülkede her iki erkekten birinin ve 18 yaş üstü her dört kadından birinin sigara kullandığını söyledi. </p><p>'Türkiye sigara tüketiminde zirveyi bırakmıyor' </p><p>Sigara kullanımının dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye'deki tüketim oranlarının da endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti. Özkaya, 'Dünya Sağlık Örgütü'nün 'dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını' olarak ifade ettiği sigara, son yıllarda gelişmiş ülkelerde azalmakta iken bizim gibi gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde tüketimi her geçen yıl artış göstermektedir. Toplumsal, ekonomik ve sosyokültürel etmenler nedeniyle nikotin bağımlılığı sık gelişebilmekle birlikte bugün biliyoruz ki Türkiye dünyada sigara tüketiminde zirveyi bırakmıyor. Yapılan araştırmalarda Türkiye'nin kişi başına düşen ortalama günlük sigara tüketim adedi sayısında 17,1 ile dünya birincisi. Bu rakam Yunanistan'da 15,7, İsrail'de 15,5, Japonya ve Avusturya'da ise 15,4 adet' diye konuştu. </p><p>'Türkiye'de 80 milyon kişi 100'er paket sigara içmiş gibi' </p><p>Türkiye'deki toplam sigara tüketiminin boyutuna dikkat çeken Özkaya, geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satıldığını belirterek, 'Sağlık Bakanımız geçen günlerde sigara ile ilgili bir istatistik verdi. Türkiye dünyada sigara tüketiminde ikinci sırada yer almakla birlikte geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satılmış. Bu şu demek; Türkiye'de 80 milyon insan yaşıyorsa herkes en az 100 paket sigara içmiş demek. Yeni doğan bebekler dahil, son 1 yılda şu an Türkiye'de yaşayan herkes 100 paket sigara içmişe denk geliyor' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'20. yüzyılda yaklaşık 100 milyon erken ölüme yol açtı' </p><p>Sigaranın yalnızca bireysel değil, küresel ölçekte de ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, sigara kullanımının 20. yüzyıl boyunca yaklaşık 100 milyon kişinin erken ölümüne neden olduğunu belirtti. Özkaya, 'Sigara içmek, on yıllardır dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olmuştur. 20. yüzyıl boyunca, çoğu günümüzün zengin ülkelerinde olmak üzere yaklaşık 100 milyon insanın ölümüne neden olmuştur. Sigara içmenin sağlık üzerindeki yükü artık yüksek gelirli ülkelerden düşük ve orta gelirli ülkelere doğru kaymaktadır. Bazı tahminler, 21. yüzyılda bir milyar insanın tütünden ölebileceğini öne sürmektedir. Türkiye'de ortalama her iki erkekten biri sigara kullanıyor. 18 yaş üstü her dört kadından da biri sigara içiyor. Bunlar oldukça yüksek rakamlar' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-turkiye-sigara-tuketiminde-dunya-birincisi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:39:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/profesor-acikladi-turkiye-sigara-tuketiminde-dunya-birincisi.jpg" type="image/jpeg" length="62937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organları dışarıda doğan bebek, Samsun'da hayata tutundu]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/organlari-disarida-dogan-bebek-samsunda-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/organlari-disarida-dogan-bebek-samsunda-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ta organları dışarıda dünyaya gelen bebek, Samsun'da yaklaşık 1,5 ay süren yoğun tedavi ve başarılı ameliyatların ardından sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat'ta organları dışarıda dünyaya gelen bebek, Samsun'da yaklaşık 1,5 ay süren yoğun tedavi ve başarılı ameliyatların ardından sağlığına kavuştu. </p><p>Tokat'ta yaşayan Mehmet (25) ve Nurgül Oruç (23) çiftinin ilk bebekleri Mahmut Talha Oruç, karın duvarı gelişmeden, iç organlarının bir kısmı dışarıda dünyaya geldi. Tokat'tan Samsun'a sevk edilen bebek, VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı ameliyat ve yaklaşık 1,5 ay süren yoğun tedavinin ardından sağlığına kavuşarak annesinin kucağında beslenmeye başlandı. Mahmut Talha bebeğin doğumunun ardından acil olarak ameliyata alındığını belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ayşe Bahar Önaksoy, nadir görülen bir vakayla karşı karşıya olduklarını söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'1,5 ay süren çok yoğun bir tedavi altına aldık' </p><p>Opr. Dr. Ayşe Bahar Önaksoy, 'Bebeğimiz anne karnında tespit edildiğinde karın duvarının kapanmadığı fark edilmiş. Bağırsakları, karaciğeri, dalağı ve benzeri organlarının dışarıda olduğu görülmüş. Bebek hastanemizde doğduktan hemen sonra ameliyathaneyi hazırladık ve acil olarak ameliyata aldık. Daha sonra silo yöntemiyle bağırsakları koruma altına aldık. Bebeğimizi 1,5 ay süren çok yoğun bir tedavi altına aldık' dedi. </p><p>'Binde bir karşımıza çıkabilecek bir durum' </p><p>Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde uygulanan tedaviyle bebeğin karın duvarının zaman içerisinde genişlediğini ifade eden Dr. Önaksoy, 'Artık göbek ve karın oluşturulabilecek duruma geldi. Yaklaşık 40 gün sonra gerekli ameliyatı yaparak bütün organları karın içerisine yerleştirdik. Bebeğimiz şu anda sağlıklı, annesinin kucağında beslenebiliyor. İdrar ve gaita çıkışı gerçekleşebiliyor. Bu çok nadir bir vaka. Binde bir karşımıza çıkabilecek bir durum' diye konuştu. </p><p>'Bebeğimiz sağlıklı olduğu için mutluyuz' </p><p>Baba Mehmet Oruç ise bebeğinin gebelik sürecinde düzenli olarak kontrole götürüldüğünü belirterek, 'Bebek 7 aylıkken her hafta kontrole gitmemize rağmen bu sorunu göremediler. Bunu anlamış değiliz. Tokat'tan buraya sevk olarak geldik. Şu anda bebeğimiz sağlıklı olduğu için mutluyuz' ifadelerini kullandı. </p><p>Yaklaşık 40 günün ardından gerçekleştirilen operasyonla organları karın içerisine yerleştirilen Mahmut Talha bebek, uygulanan yoğun tedavinin ardından sağlık ekiplerinin gözetiminde ailesine teslim edildi. Bebeğin sağlığına kavuşması, ailesine büyük mutluluk yaşattı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/organlari-disarida-dogan-bebek-samsunda-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:34:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/organlari-disarida-dogan-bebek-samsunda-hayata-tutundu.jpg" type="image/jpeg" length="99474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğum çantasında olmazsa olmazlar]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/dogum-cantasinda-olmazsa-olmazlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/dogum-cantasinda-olmazsa-olmazlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Alev Cansu Certel, doğum öncesinde hazırlanacak çantada anne ve bebeğin hastanede ihtiyaç duyacağı temel malzemelerin bulundurulması gerektiğini belirterek, gereksiz eşyalardan kaçınılması uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Alev Cansu Certel, doğum öncesinde hazırlanacak çantada anne ve bebeğin hastanede ihtiyaç duyacağı temel malzemelerin bulundurulması gerektiğini belirterek, gereksiz eşyalardan kaçınılması uyarısında bulundu. </p><p>Doğum öncesinde hazırlanan çantanın sade ve kullanışlı olması gerektiğini belirten Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Uzm. Dr. Alev Cansu Certel, bebeğin ihtiyaçlarının mevsim şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyledi. Certel, 'Doğum çantasını hazırlarken gereğinden fazla eşya almaya gerek yok. Anne ve bebeğin hastanede ihtiyaç duyacağı temel malzemeleri önceden hazırlamak yeterli' dedi. </p><p>Bebek için temel ihtiyaçlar </p><p>Doğum çantasında öncelikle mevsime uygun bebek kıyafetleri, şapka, battaniye ve bebek bezinin bulunması gerektiğini ifade eden Certel, bebeğin temizliği için saf pamuğun da çantaya eklenmesini önerdi. Anne için ise ihtiyaç duyulması halinde kullanılmak üzere göğüs ucu kremi bulundurulabileceğini belirten Certel, bebeğin hastaneden güvenli şekilde taburcu edilmesi için uygun bir bebek puseti veya oto koltuğunun da hazır olması gerektiğini kaydetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bazı ürünlere ilk etapta ihtiyaç olmayabilir </p><p>Emzirmeyi ve doğal beslenmeyi desteklemek amacıyla bazı ürünlerin doğum çantasında bulunmasının zorunlu olmadığını belirten Certel, 'İlk etapta emzik, biberon, bebek maması ve süt sağma pompası gibi ürünlere ihtiyaç olmayabilir. Ten tene temas, anne ve bebek arasındaki bağ açısından önem taşıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Doğum çantasının hazırlanırken temel ihtiyaçlara odaklanılması gerektiğini vurgulayan Certel, gereksiz eşyalarla çantanın doldurulmasının yerine anne ve bebeğin hastanedeki ihtiyaçlarını karşılayacak malzemelerin önceden hazırlanmasının daha pratik olduğunu söyledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/dogum-cantasinda-olmazsa-olmazlar</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:52:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/dogum-cantasinda-olmazsa-olmazlar.jpg" type="image/jpeg" length="77624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Stres, mide-bağırsak fonksiyonlarını bozuyor]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/stres-mide-bagirsak-fonksiyonlarini-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/stres-mide-bagirsak-fonksiyonlarini-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muzaffer Keçeci, psikolojik olarak ağır bir stres durumunda veya yorgunluk halinde mide-bağırsak hareketlerinin bozularak şişkinliğe neden olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muzaffer Keçeci, psikolojik olarak ağır bir stres durumunda veya yorgunluk halinde mide-bağırsak hareketlerinin bozularak şişkinliğe neden olabileceğini söyledi. </p><p>Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muzaffer Keçeci, birçok insanın şikayet ettiği karın şişliği konusunda açıklamalarda bulundu. Karın şişliklerini organik bir nedene bağlı ve fonksiyonel nedenlerle ikiye ayırdıklarını ifade eden Uzm. Dr. Keçeci, 'Dispepsi, halk arasında hazımsızlık olarak biliniyor. Bunun karşılığı yemek sonrası şişkinlik, hazımsızlık, doygunluk hissi, karın ağrısı, bazen bulantı gibi şikayetlerle hastalar bize geliyor. Bu şişkinliklerin birinci kısmı organik bir nedene bağlı şişkinlikler. Bir de fonksiyonel sebeplere bağlı şişkinlikler var. Organik nedenlere bağlı mide ülseri, gastrit, reflü, çölyak, mide ve bağırsak kanserleri gibi hastalıklar da girebilir. Fonksiyonel olanlar ise daha ziyade mide-bağırsak hareketleriyle ilgili şişkinlikler' dedi. </p><p>'Yatmadan 3 saat öncesine kadar yemek yemeyi uygun görmüyoruz' </p><p>Mide ve bağırsakların da dinlenmesi gereken bir süre olduğunu dile getiren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muzaffer Keçeci, 'Organik nedenlere bağlı karın şişliklerinde tedavi olarak biraz daha başarılıyız. Gastriti, ülseri, reflüyü tedavi ediyoruz. Fonksiyonel olanlar biraz daha ilaçla tedavisi zor olan, uzun süren ve daha çok başka nedenlere bağlı oluşan şişkinlikler var. Buna yeme alışkanlığı diyebiliriz. Çabuk yemek yeme, ayakta yemek yeme, fast food alışkanlıklarına bağlı olarak, 'hızla yiyeyim, işime geri döneyim' gibi durumlar olabiliyor. Çiğnemeden yutma gibi şeylerde şişkinlikle karşılaşıyoruz. Yediğimiz gıdalar da ilişkili. Tıka basa yemek yeme, sindirimi zorlaştıran, şişkinliğe sebep olan bir durum. Yiyip yatma da şişkinliğe neden olur. Mide ve bağırsağın dinlenmesi gereken bir süre var. Bu organların da çalışmadan dinlenmesi gereken bir süreç var. Yatmadan 3 saat önce yemek yemeyi uygun görmüyoruz. Hem reflüyü artırıyor, mide asidinin yukarı gelmesine sebep oluyor hem de gece sindirim işiyle uğraşan bir mide-bağırsak sistemi zaman içerisinde yoruluyor. Fonksiyonları değişebiliyor, bozulabiliyor' diye konuştu. </p><p>'Stres, mide-bağırsak hareketlerini bozarak şişkinlik yapabilir' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Her karın şişliğinin yemekle alakası olmadığını da belirten Uzm. Dr. Keçeci, 'Şişkinlikle ilgili fonksiyonel dispepsi dediğimiz grupta obezite de var. Kilo alma, karaciğer yağlanmasının mide ve bağırsak üzerinde olumsuz etkisi var. Kişi spor yaptığı zaman, zayıfladığı zaman, diyet yaptığı zaman şişkinliklerinin geçtiğini görüyoruz, azaldığını görüyoruz. Stres kaynaklı dispepsiler de çok görülüyor. Burada psikiyatri desteğinden de yararlanmamız gerekiyor. Çünkü hastanın günlük yaşantısı içerisinde psikolojik olarak ağır bir stres durumunda veya yorgunluk halinde mide-bağırsak hareketleri de bozuluyor. Bunları biz sadece mide-bağırsak motilitesini, hareketlerini düzenleyen ilaçlarla düzeltemeyebiliyoruz. Yani orada psikiyatri desteğiyle, stresi yönetmekle ilgili bir takım branşlardan ve psikologlardan da yardım almamız gerekebiliyor. Onlar gerekli görürse ilaçları da kullanmamız gerekiyor. Çok faydasını görüyoruz zaten bu tür hastalarda. Kişinin şişkinliği varsa bir hekime başvurup, fonksiyonel bir dispepsi midir yoksa organik bir sebebe mi bağlıdır, bunun ayrımı için hekimin yönlendirmesinde yol çizmesinde fayda var' şeklinde konuştu. </p><p>'Maden suları ve sodalar herkes için uygun değil' </p><p>Karın şişliği problemi yaşayanların sıklıkla tükettiği soda ve maden sularının da dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Keçeci, ayrıca şunları söyledi: </p><p>'Maden sularını, sodalarını kullanırken daha çok kişinin beraberindeki hastalıklara dikkat etmek lazım. Tansiyonu var mı? Kalp hastalığı var mı? Böbrek hastalığı var mı? Çünkü maden sularının içerisinde değişik oranlarda elektrolitler var ve sodyum var, tuz var, mineraller var. Bunların zararlı olabileceği kişiler var. Böbrek hastası maden suyunu fazla tükettiği zaman kalp yetmezliğine, solunum yetmezliğine neden olabilir. Tansiyon hastası da zararlı bir şekilde etkilenebilir. O yüzden bu tür hastalarda maden suyunu çok önermeyiz. Ama herhangi bir hastalığı yok. Biraz yemeği fazla kaçırmış, buna bağlı bir şişkinlik gelişmiş. Onun kullanmasında bir zararı yok.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/stres-mide-bagirsak-fonksiyonlarini-bozuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:14:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/stres-mide-bagirsak-fonksiyonlarini-bozuyor.jpg" type="image/jpeg" length="69624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Çocuklarda yetersiz uyku aile ve akran ilişkilerini olumsuz etkileyebilir']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-cocuklarda-yetersiz-uyku-aile-ve-akran-iliskilerini-olumsuz-etkileyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-cocuklarda-yetersiz-uyku-aile-ve-akran-iliskilerini-olumsuz-etkileyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pelin Aytaç Uras, 'Uyku, çocuk gelişiminin temel unsurudur. Yetersiz uyku çocuğun sağlığını, aile-akran-öğretmen ilişkilerini, günlük yaşam aktivitelerini ve davranışlarını etkilemektedir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pelin Aytaç Uras, 'Uyku, çocuk gelişiminin temel unsurudur. Yetersiz uyku çocuğun sağlığını, aile-akran-öğretmen ilişkilerini, günlük yaşam aktivitelerini ve davranışlarını etkilemektedir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'nden Uzm. Dr. Pelin Aytaç Uras, süt çocuğunda uyku problemleri hakkında bilgilendirdi. Erken çocukluk döneminde beynin temel aktivitesinin uyku olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Uras, 'Uyku çocuk gelişiminin temel unsurudur. Yetersiz uyku çocuğun sağlığını, aile-akran-öğretmen ilişkilerini, günlük yaşam aktivitelerini ve davranışlarını etkilemektedir. Çocukların uykusunun büyük bölümü REM uykusundan oluşmaktadır. REM ve Non REM uykuları gece boyunca döngüsel olarak yer alırlar, döngü zamanı bebeklikte 50-60 dakika iken, çocukluk ve erişkinlikte 90 dakikaya uzar' diye konuştu. </p><p>'Uyku saati rutin olmalı' </p><p>Çocuklar için uyku saatinin rutin olması gerektiğine değinen Uzm. Dr. Uras, 'Bebek ve çocuklar için uyku saati ile ilgili rutinler oluşturmalı, bu rutinler sevecenlikle uygulanmalıdır. Yatağa gitme zamanları anne-baba ile çocuk arasında çatışma ortamının oluşturulduğu zamanlar olmamalıdır. Çocuğun her gün ev dışında düzenli sportif faaliyetler yapması uyku düzeni açısından yararlıdır ancak yatmadan önceki iki-üç saat içinde ağır egzersizlerden kaçınmalıdır. Yatak odalarında hafif ışığı olan gece lambaları tercih edilebilir. Yatak odalarında televizyon bulundurulmamalıdır. İlk uyku belirtilerini gördüğünüzde bebeğinizi yatağına yatırın. En ideal olanı, bebeğin rahatlamasına ve uykuya geçmesine izin vermektir. Yatarken çocuğunuzun yanına sevdiği oyuncağını veya özel bir eşyasını almasına izin verin. Bunlar çocuğunuzun uyumasını kolaylaştıracaktır' şeklinde konuştu. </p><p>'Uyku bozukluklarında hekime başvurulmalı' </p><p>Çocukların pamuklu giysiler giymesine özen gösterilmesi ve oda ısısının ayarlanması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Uras, 'Çocuklarda uykuya başlama davranışları ile ilgili olan uykuya dalma güçlüğü ve gece uyanmalar sıktır. Ebeveynlerin yardımı olmaksızın yatağa yerleşme ve uykuya dalma, çocuklarda öğrenilen davranışlardır. Eğer çocuk uykuya dalmak için annesinin yardımına ya da özel bir uygulamaya (oyuncakla oynama, müzik dinleme) alışmışsa, gece uykusu sürecinde uyku basamakları arasında görülen uyanmalarda da bu çevre şartların isteyecektir. Uykuya dalma güçlüğü olan çocuklarda, bu fizyolojik uyanışlarda ebeveynin müdahalesi ya da alışılmış özel davranışların yapılması gerekir. Uyku çocukların bedensel ve ruh sağlığı açısından çok önemli bir unsur olup bu konudaki bozukluklarda çocuk hekiminize başvurabilirsiniz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-cocuklarda-yetersiz-uyku-aile-ve-akran-iliskilerini-olumsuz-etkileyebilir</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:17:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/uzmani-uyardi-cocuklarda-yetersiz-uyku-aile-ve-akran-iliskilerini-olumsuz-etkileyebilir.jpg" type="image/jpeg" length="38144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[25 cm küplük böbrek taşı, hastanın sırtından girilerek çıkartıldı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/25-cm-kupluk-bobrek-tasi-hastanin-sirtindan-girilerek-cikartildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/25-cm-kupluk-bobrek-tasi-hastanin-sirtindan-girilerek-cikartildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, her böbrek taşının ağrı yapmayacağına dikkat çekerek, 5 cm uzunluğunda, 5 cm genişliğinde, 25 cm küplük böbrek taşını hastanın sırtından yaklaşık 1 cm çapındaki bir kanal sistemiyle girerek böbreğin içerisindeki taşı parçalayarak çıkardığını ifade etti. Bolat, ürolojik kontrol altında yaşamına devam eden hastanın taşının daha küçük boyuttayken tespit edilmesi halinde böbrekte hasar oluşmadan ve açık cerrahiye gerek kalmadan tamamen endoskopik tedavi ile alınabileceğini belirterek, düzenli ürolojik kontrollerin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, her böbrek taşının ağrı yapmayacağına dikkat çekerek, 5 cm uzunluğunda, 5 cm genişliğinde, 25 cm küplük böbrek taşını hastanın sırtından yaklaşık 1 cm çapındaki bir kanal sistemiyle girerek böbreğin içerisindeki taşı parçalayarak çıkardığını ifade etti. Bolat, ürolojik kontrol altında yaşamına devam eden hastanın taşının daha küçük boyuttayken tespit edilmesi halinde böbrekte hasar oluşmadan ve açık cerrahiye gerek kalmadan tamamen endoskopik tedavi ile alınabileceğini belirterek, düzenli ürolojik kontrollerin önemine dikkat çekti. </p><p>Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, böbrek taşları konusunda doğru bilinen yanlışlar ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgi verdi. Böbreklerinde taş olan her hastanın ağrı hissetmeyebileceğine değinen Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, 'Her böbrek taşının ağrı yaptığı konusunda yanlış bilgi var. Halbuki her böbrek taşının ağrı yapmadığını biz biliyoruz. Özellikle böbreğin içerisinde yerleşmiş olan taşlar eğer kanalı tıkamamışsa hiçbir şekilde ağrı ve semptom vermeksizin çok büyük boyutlara ulaşabilir. Örneğin bu hastamızda olduğu gibi, neredeyse bir yumurta büyüklüğünde böbrek taşıyla karşılaşabiliyoruz. Hastamızın da hiçbir şikayeti yoktu. Demek ki her böbrek taşı ağrı yapmıyor. Ağrı yapmayan taşlar da var. O yüzden özellikle taş düşüren hastalar, 'Ben taşımı düşürdüm, artık bir problem yok' diyerek kontrollerini aksatmamalılar. Mutlaka düzenli olarak ürolog kontrollerine başvursunlar' dedi. </p><p>'25 cm küplük böbrek taşı, hastanın sırtından girilerek çıkartıldı' </p><p>Böbrekte aşırı büyüyen bir taşa hastanın sırtından girerek cerrahi uyguladığını belirten Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, 'Böbreğinde taş olan bir vakamız da daha önce sol böbreğinde taş hastalığı olan ve bir şekilde taşını aldığımız ancak maalesef böbreğinde kalıcı hasar gelişmiş olan bir hastaydı. Bu hastanın aynı zamanda sağ böbreğinde de büyük bir taşı olduğunu tespit ettik. Hasta genetik bakımdan taş hastalığına yatkın bir hastaydı. Babasında da ve dedesinde de taş hastalığı olan bir hasta. Biz bu hastanın aslında tek böbreği varmış gibi tedavisini yaptık. Çünkü diğer böbreği de taş nedeniyle kalıcı hasar görmüştü. Böbreğin yaklaşık 5 cm uzunluğunda bir taşı var. Yaklaşık 4,5-5 cm genişliğinde, yani 20-25 cm küplük çok büyük bir taşı vardı hastamızın. Biz buna tıpta geyik boynuzu şeklinde taş hastalığı diyoruz. Bu türlü taş hastalıklarında tedavi biraz daha agresif bir cerrahiyle yapılıyor. Bu hastanın sırtından yaklaşık 1 cm çapında bir kanal sistemi ile girerek böbreğin içerisindeki taşa ulaştık. Bu taşı küçük parçacıklar şeklinde kırarak böbreğe zarar vermeden dışarı aldık. Ancak hasta yeniden bir ameliyat olmak zorunda kaldı. Biz bu hastayı yıllar önce görebilmiş olsaydık belki diyecektik ki 'Taşınız henüz küçükken daha küçük müdahalelerle ya önlemlerle ameliyattan sizi koruyabiliriz ya da daha küçük çaplı bir ameliyatla taşınızı tedavi edebiliriz.' Her halükarda hastamız ameliyatını oldu. Sağlıkla yaşantısına devam ediyor. Taşının tamamı temizlendi. Ancak hasta şu anda bizim ürolojik kontrolümüz altında yaşamına devam ediyor' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Ağrı kesiciler böbrek içerisindeki süzgeç mekanizmalarına kalıcı hasar verebilir' </p><p>Böbrek ağrılarını geçirmek için doktora başvurmak yerine ağrı kesici kullanılmasının yanlış bir uygulama olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bolat, 'Üriner sistem taş hastalığının en sık sebeplerinden biri de hayvansal proteinlerin biraz daha fazla tüketilmesidir. Özellikle bu protein ürünlerinden ürik asidin vücutta birikmesi sonrasında ürik asit taşlarıyla sıklıkla karşılaşabiliyoruz. Bazen bitkisel kaynaklı gıda alınmasının da taş hastalığını azaltabileceği söyleniyor. Piyasa ya da marketlerde, eczanelerde bazen suplementler dediğimiz takviye gıdaları var ama bu türlü bitkisel gıdaların da özellikle çok kontrollü alınmasında fayda var. Çünkü bunların da vücuda birtakım toksik etkileri olabilir. Halk arasında 'Ağrım olursa ben ağrı kesicilerle kendimi tedavi edebilirim' anlayışı var. Bu son derece yanlıştır. Bu, taşın sebep olduğu ağrı hissini ortadan kaldırmakta ve özellikle bu ağrı kesicilerin böbrek içerisindeki süzgeç mekanizmalarında kalıcı hasara, yani nefropatiye yol açmakta olduğu bilinmekte. Yani ne kadar az ağrı kesici kullanılırsa hasta için o kadar iyi' şeklinde konuştu. </p><p>'Bir hastada daha önce taş varsa bir daha taş olma ihtimali olmayanlara göre yüzde 14 daha fazla' </p><p>Taş hastalığı olan bir kişinin daha önce böbrek taşı olmayan kişilere göre hastalığın nüksetme oranının yüzde 14 daha fazla olduğunu dile getiren Bolat, ayrıca şunları söyledi: </p><p>'Bugün bir erişkin insanın içmesi gereken ortalama su miktarı 1-1,5 litre civarındadır. Bunun üzerine çıkmak da çok doğru değil. Çünkü bir şekilde tuvaletle daha fazla muhatap olan insanların aynı zamanda üriner sistem enfeksiyonuyla karşılaşma ihtimali biraz daha fazla oluyor. Tuzun fazla tüketilmesi, böbrek taşı veya üriner sistem taş hastalığının gelişmesinde oldukça önemli bir etken. O bakımdan da mümkün olduğunca tuzdan uzak durmak lazım. Tuzdan kısıtlı beslenmek gerekiyor. Özellikle risk grubuna dahil olanların su alımına ve suyun dengeli alımına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Diyabetik hastaların ve daha önce taş hastalığı olanların dengeli sıvı alımına son derece dikkat etmesi gerekiyor. Çocuk hastalar da su kaybı belirtilerinin belirgin olduğu bir yaş grubudur. Özellikle sıcak havalarda, güneşli havalarda, açık havada çalışan ya da çok ağır aktivitede bulunan, örneğin sporcu gibi gruplar yine yüksek riskli gruplardır. Hipertansiyonu olan hastaların da aldıkları sıvı miktarına dikkat etmesi gerekiyor. Hiçbir semptomu olmayan ama aslında baktığınızda böbrek fonksiyonları kısıtlı olan hastalara biz sınırda böbrek yetmezliği olan hastalar diyoruz. Bu hastaların da sıvıyı düzenli almaları son derece önemlidir. Çünkü susuzluk bu hastaları doğrudan akut böbrek yetmezliğine götürebilir. Bu hastaların, özellikle anlatmış olduğumuz risk grubundaki hastaların sıvıyı düzenli almaları son derece önemli.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/25-cm-kupluk-bobrek-tasi-hastanin-sirtindan-girilerek-cikartildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:17:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/25-cm-kupluk-bobrek-tasi-hastanin-sirtindan-girilerek-cikartildi.jpg" type="image/jpeg" length="42829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi'ne iki önemli sağlık ünvanı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-buyuksehir-belediyesine-iki-onemli-saglik-unvani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-buyuksehir-belediyesine-iki-onemli-saglik-unvani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi(SBB), Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında 'Sağlığı Geliştiren Belediye' ünvanını almaya hak kazandı. Belediye ayrıca 'Bebek Dostu Destekleyici Kuruluş' ünvanını da alarak bu ünvana sahip Türkiye'deki 4. büyükşehir belediyesi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi(SBB), Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında 'Sağlığı Geliştiren Belediye' ünvanını almaya hak kazandı. Belediye ayrıca 'Bebek Dostu Destekleyici Kuruluş' ünvanını da alarak bu ünvana sahip Türkiye'deki 4. büyükşehir belediyesi oldu. </p><p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yerel yönetimlerde sağlıklı yaşamı destekleyen uygulamaları güçlendirmek amacıyla yürütülen Sağlığı Geliştiren Belediye (SAGEB) Programı kapsamında Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin belgelendirme süreci tamamlandı. </p><p>Süreç sonucunda belediyeye verilen 'Sağlığı Geliştiren Belediye Belgesi', Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras tarafından Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan'a takdim edildi. Belgenin, belediyenin sağlıklı yaşamı destekleyen şehircilik anlayışını benimsediğinin ve toplum sağlığını geliştirmeye yönelik çalışmalarını kurumsal bir yaklaşımla sürdürdüğünün göstergesi olduğu belirtildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Törende ayrıca Sağlık Bakanlığı çalışmaları kapsamında Samsun Büyükşehir Belediyesine 'Bebek Dostu Destekleyici Kuruluş' ünvanı da verildi. Bu ünvanla Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye'de bu ünvana sahip 4. büyükşehir belediyesi oldu. </p><p>Belge takdim törenine Başkan Halit Doğan ve İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras'ın yanı sıra Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hatice Öz, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Şahin, başkan yardımcıları, belediyenin ilgili daire başkanları ve birim sorumluları katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-buyuksehir-belediyesine-iki-onemli-saglik-unvani</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:38:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/samsun-buyuksehir-belediyesine-iki-onemli-saglik-unvani.jpg" type="image/jpeg" length="43981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OMÜ'nün 800 yataklı yeni hastane projesinde çalışmalar sürüyor]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/omunun-800-yatakli-yeni-hastane-projesinde-calismalar-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/omunun-800-yatakli-yeni-hastane-projesinde-calismalar-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi için planlanan 800 yataklı yeni hastane projesinde çalışmalar devam ediyor. 2026 Yılı Yatırım Programı'na alınan proje kapsamında OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı heyeti ile OMÜ'de bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi için planlanan 800 yataklı yeni hastane projesinde çalışmalar devam ediyor. 2026 Yılı Yatırım Programı'na alınan proje kapsamında OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı heyeti ile OMÜ'de bir araya geldi.</p>

<p>OMÜ tarafından yapılan açıklamaya göre, Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın başkanlığında gerçekleştirilen toplantının ardından heyet, yeni hastanenin inşa edileceği alanda incelemelerde bulundu. Türkiye Üniversite Hastaneleri Dirençlilik Projesi (TURHAP) kapsamında hayata geçirilecek yeni sağlık kompleksinin 800 yatak kapasitesine sahip olması planlanıyor. Projenin, izolatör katıyla birlikte yaklaşık 140 bin metrekare kapalı alana sahip olacağı belirtildi. Geniş otopark alanlarının da yer alacağı yeni hastanenin; deprem, afetler ve iklim kaynaklı risklere karşı yüksek dirençli bir yapıya sahip olması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Proje ile Samsun ve Karadeniz Bölgesi'ne modern, güvenli ve kesintisiz sağlık hizmeti sunulması, bölgenin sağlık altyapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/omunun-800-yatakli-yeni-hastane-projesinde-calismalar-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/omunun-800-yatakli-yeni-hastane-projesinde-calismalar-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="13211"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
