<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Samsun Haber – Son Dakika &amp;amp; Samsunspor | Samsun Canlı Haber</title>
    <link>https://www.samsuncanlihaber.com</link>
    <description>Samsun haber, son dakika ve Samsunspor gelişmeleri; trafik, hava durumu, ekonomi ve kültür içerikleri. Tarafsız ve hızlı Samsun haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.samsuncanlihaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 01:28:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Havalar ısındı, çocuklarda yaz ishali vakalarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/havalar-isindi-cocuklarda-yaz-ishali-vakalarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/havalar-isindi-cocuklarda-yaz-ishali-vakalarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, havaların ısınmasıyla birlikte yaz ishali diye bilinen mide-bağırsak enfeksiyonlarının artabileceğini belirterek, ebeveynlere uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, havaların ısınmasıyla birlikte yaz ishali diye bilinen mide-bağırsak enfeksiyonlarının artabileceğini belirterek, ebeveynlere uyarılarda bulundu. </p><p>Havaların ısınması ile birlikte çocukların toplu alanlarda kalma süresi uzadı. Yaz ishalinin de bu dönemlerde arttığını ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Uzm. Dr. Harika Dikdur, 'Yaz dönemi geliyor ve havalar ısınıyor. Bu dönemde en sık karşılaşacağımız enfeksiyonlardan biri çocuklarda mide-bağırsak enfeksiyonu. Buna yaz ishali denilebiliyor. Yazın, bu hastalığın artma sebebi toplu alanlarda daha fazla bir araya gelmek. Havuz, deniz gibi toplu girilen sulardan kapılan mikroplar, içme sularında ya da iyi yıkanmamış gıda ürünleri ile birlikte viral enfeksiyonları daha sık görüyoruz. Parklarda aynı yere dokunulması ve ellerin ağza gitmesi de bu enfeksiyonların bulaşmasında etkili oluyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İshal salgınlarında kusma ve ishalin bir arada olduğunda hastayı mutlaka bir çocuk doktorunun görmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Dikdur, 'İshal salgınlarında en önemli konu, çocukta kusma ve ishal varsa mutlaka bir çocuk doktoru hastayı görmeli. Bu enfeksiyonlar genellikle virüs kökenlidir. Bu hastalığın tedavisi de destek tedavisidir. Bu tedavinin yüzde 99'unda da antibiyotik gerekli değildir. Sıvı kaybı varsa bunu dengelemek için damar yolundan sıvı desteği sağlarız. Probiyotik kullanırız. Bazı vakalarda çinko destekleri ile dengelemeyi sağlarız' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/havalar-isindi-cocuklarda-yaz-ishali-vakalarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:05:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/havalar-isindi-cocuklarda-yaz-ishali-vakalarina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="72944"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyetisyenden Kurban Bayramı'nda sağlıklı sofralar için uyarı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/diyetisyenden-kurban-bayraminda-saglikli-sofralar-icin-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/diyetisyenden-kurban-bayraminda-saglikli-sofralar-icin-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, 'Sofraların vazgeçilmezi kırmızı et, ölçülü yenildiğinde sağlıklı bir besin kaynağıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, 'Sofraların vazgeçilmezi kırmızı et, ölçülü yenildiğinde sağlıklı bir besin kaynağıdır' dedi. </p><p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, bayram sofralarında et ve tatlı tüketiminde ölçülü olunması gerektiğini belirterek, bayram günlerinde sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. </p><p>'Ağır etli yemeklerden kaçının' </p><p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, 'Kurban Bayramı sofralarının vazgeçilmezi kırmızı et, ölçülü tüketildiğinde sağlıklı bir besin kaynağıdır. Ancak aşırıya kaçmak kolesterol ve kalp-damar hastalıkları riskini artırır. Etin yanında sebze, salata ve tam tahıllı ürünlerle tabağı dengelemek hem sindirimi kolaylaştırır hem de bayram boyunca enerjiyi korur. Bayramda ağır yemekler kaçınılmaz olsa da, öğünleri hafifletmek mümkündür. Yoğurt, ayran, zeytinyağlı sebzeler ve lifli gıdalar sindirim sistemini rahatlatır. Özellikle akşam yemeklerinde daha hafif tercihler yapmak, mideyi yormadan bayram keyfini sürdürmeye yardımcı olur' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bol bol su için yürüyüş yapın' </p><p>Bayram ziyaretlerinde de ikram edilen tatlıların fazla tüketilmesinin kan şekerini hızla yükselteceğini söyleyen Akay, 'Bu özellikle diyabet hastaları için risk oluşturmaktadır. Tatlıların küçük porsiyonlarla tadına bakılmasını, mümkünse sütlü tatlıların tercih edilmelidir. Bayram boyunca bol su içmek, vücudu toksinlerden arındırır ve sindirimi destekler. Ayrıca kısa yürüyüşler yapmak hem kan dolaşımını hızlandırır hem de ağır yemeklerin etkisini azaltır. Su ve hareket, bayramın enerjisini yüksek tutmanın en basit ama en etkili yollarıdır' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/diyetisyenden-kurban-bayraminda-saglikli-sofralar-icin-uyari</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 15:59:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/diyetisyenden-kurban-bayraminda-saglikli-sofralar-icin-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="18763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyetisyenden uyarı: 'Eti yeşilliklerle birlikte tüketin']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/diyetisyenden-uyari-eti-yesilliklerle-birlikte-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/diyetisyenden-uyari-eti-yesilliklerle-birlikte-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi. </p><p>Kurban Bayramı'nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Liv Samsun Sağlıklı Yaşam Merkezi'nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi. Diyetisyen Yıldırım, Kurban Bayramı'nda sağlıklı beslenme önerileri hakkında tavsiye vererek et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler konusunda uyarılarda bulundu. </p><p>Bayramların iyi duyguların çoğaldığı, küçük büyük tüm aile bireylerinin bir araya geldiği, geniş ve güzel sofraların kurulduğu güzel zamanlar olduğunu dile getiren Diyetisyen Tuba Yıldırım, 'Kalplerimizin temizlik ve arınma günüdür aslında bayramlar. Kıymetini bilmek lazım. Bu süreçte sağlığın da yeterli ve dengeli beslenmeden geçtiğini de unutmamakta fayda vardır. Kurban Bayramı'nda sofraların baş tacı kırmızı eti veteriner kontrolünden geçmiş kurbanlıklardan temin etmek, uygun pişirme yöntemleri ile pişirip, yeterli porsiyonda tüketip; etin sindirimini kolaylaştıracak limonlu yeşilliklerle sofralarınızı süslemek sağlığınızı korumada size fayda sağlayacaktır' diye konuştu. </p><p>'Et, sebzelerle birlikte pişirilmeli' </p><p>Doğru et pişirme yönteminden bahseden Dyt. Yıldırım, 'Eti pişirme yöntemi olarak haşlama ve ızgara gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmeli, çok yüksek ısıl işlem ve kızartma yöntemi gibi çeşitli kanserojen maddelerin oluşumuna neden olabilecek pişirme yöntemlerinden uzak durulmalıdır. Etin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi, ızgara sebzeler veya salatalar ile birlikte tüketilmesi, hem besin çeşitliliğinin sağlanması açısından hem de sindirimi diğer besinlere göre zor olan etin kolay sindirilebilmesi açısından sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Etlerin çiğ veya az pişmiş tüketilmesi, önemli sağlık sorunlarına yol açabilir' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Etler küçük parçalara ayrılmalı' </p><p>Etin nasıl saklanması gerektiğine de değinen Dyt. Tuba Yıldırım, 'Etler büyük parçalar şeklinde değil ancak kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Buzdolabında eksi 2 derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise eksi 18 derecede daha uzun süre etler saklanabilmektedir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Sağlıklı beslenme önerileri' </p><p>Sağlıklı ve hafif beslenme şekillerine dikkat çeken Dyt. Yıldırım, 'Gününüz sevdiklerinizle hafif bir kahvaltı ile başlasın. Aşırı miktarda yemekten kaçının, az ve sık yemek yemeye özen gösterin. Gün içerisinde 2-3 saatten daha uzun süre aç kalmayın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde yaklaşık 2-3 litre su için. Çok hızlı yemek yemeyin, yediklerinizi çok iyi çiğneyin. Yemek pişirme yöntemi olarak kızartmalar yerine, ızgaraları veya haşlamaları tercih edin. Kırmızı ette bulunan demirin vücut tarafından daha aktif kullanılmasını sağlamak için yanına mutlaka limonlu bir salata veya bir sebze yemeği eşlik ettirin' açıklamasında bulundu. </p><p>Kurban Bayramı'nın geleneksel yemeği haline gelen kavurmanın içine tereyağı veya kuyruk/iç yağı eklemeden, kendi suyunda, kısık ateşte pişirme yapılması gerektiğini de sözlerine ekleyen Dyt. Yıldırım şunları söyledi: </p><p>'Ağır hamur tatlıları, şeker, aşırı yağlı, çok tuzlu, kalori açısından yoğun yiyecekler yerine, sebze ve meyve tüketimine ağırlık verin. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı'nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması için günlük yürüyüşler yapabilir. Sağlıklı ve mutlu bayramlar diliyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/diyetisyenden-uyari-eti-yesilliklerle-birlikte-tuketin</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:39:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/diyetisyenden-uyari-eti-yesilliklerle-birlikte-tuketin.jpg" type="image/jpeg" length="98378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Bayram sabahı kavurma tüketimi kalbi riske atabilir']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-bayram-sabahi-kavurma-tuketimi-kalbi-riske-atabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-bayram-sabahi-kavurma-tuketimi-kalbi-riske-atabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayram döneminde beslenme alışkanlıklarının aniden değişmesinin kalp ve damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine değinen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yunus Amasyalı, 'Uzun süre dengeli beslenen bireylerin bir anda yoğun şekilde yağlı ve tuzlu et tüketimine yönelmesi tansiyon yükselmesi, çarpıntı ve kalp krizi riskini artırabilmektedir. Özellikle sabah saatlerinde aç karna tüketilen kavurma kalp damar sistemi üzerinde ek yük oluşturabilmektedir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayram döneminde beslenme alışkanlıklarının aniden değişmesinin kalp ve damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine değinen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yunus Amasyalı, 'Uzun süre dengeli beslenen bireylerin bir anda yoğun şekilde yağlı ve tuzlu et tüketimine yönelmesi tansiyon yükselmesi, çarpıntı ve kalp krizi riskini artırabilmektedir. Özellikle sabah saatlerinde aç karna tüketilen kavurma kalp damar sistemi üzerinde ek yük oluşturabilmektedir' dedi. </p><p>Kurban bayramında artan kırmızı et tüketiminin özellikle kalp hastaları açısından ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Liv Hospital Samsun Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yunus Amasyalı, bayramın ilk günlerinde ölçüsüz ve ani et tüketiminden kaçınılması gerektiğini söyledi. </p><p>Bayram döneminde beslenme alışkanlıklarının aniden değişmesinin kalp ve damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Uzm. Dr. Amasyalı, 'Uzun süre dengeli beslenen bireylerin bir anda yoğun şekilde yağlı ve tuzlu et tüketimine yönelmesi tansiyon yükselmesi, çarpıntı ve kalp krizi riskini artırabilmektedir. Özellikle sabah saatlerinde aç karna tüketilen kavurma kalp damar sistemi üzerinde ek yük oluşturabilmektedir' diye konuştu. </p><p>'Kalp hastaları porsiyon kontrolüne dikkat etmeli' </p><p>Kalp hastaları ile hipertansiyon ve kolesterol problemi bulunan bireylerin bayram sofralarında daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Amasyalı, 'Yağlı etler yerine daha az yağlı bölümler tercih edilmeli, kızartma yerine haşlama veya ızgara yöntemleri kullanılmalıdır. Porsiyon kontrolü bu süreçte oldukça önemlidir' şeklinde konuştu. </p><p>'Su tüketimi ve yürüyüş önemli' </p><p>Bayram boyunca yeterli sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Amasyalı, 'Gün içerisinde yeterli miktarda su tüketilmesi ve hafif tempolu yürüyüş yapılması dolaşım sistemi açısından fayda sağlayabilir' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Göğüs ağrısı ve çarpıntı ciddiye alınmalı' </p><p>Göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani halsizlik ve çarpıntı gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Amasyalı, özellikle risk grubundaki bireylerin ilaç düzenini aksatmaması gerektiğini vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-bayram-sabahi-kavurma-tuketimi-kalbi-riske-atabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:37:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/uzmani-uyardi-bayram-sabahi-kavurma-tuketimi-kalbi-riske-atabilir.jpg" type="image/jpeg" length="62834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikologdan uyarı: 'Kurban kesimi çocuklara gösterilmemeli']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/psikologdan-uyari-kurban-kesimi-cocuklara-gosterilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/psikologdan-uyari-kurban-kesimi-cocuklara-gosterilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklara Kurban Bayramı'nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini belirten Psikolog Enise Öziç, 'Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun ve kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Soyut düşünce becerisi henüz gelişmemiş çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi önemlidir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklara Kurban Bayramı'nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini belirten Psikolog Enise Öziç, 'Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun ve kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Soyut düşünce becerisi henüz gelişmemiş çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi önemlidir' dedi. </p><p>Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi'nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, Kurban Bayramı'nın çocuklara nasıl anlatılması gerektiği hakkında bilgilendirmede bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzman Klinik Psikolog Öziç, 'Bayramlar ve bayramlara istinaden yapılan kutlamalar hem çocuklar hem yetişkinler adına bir araya gelme, mutluluğu paylaşma, sosyalleşme ve ziyaretlerle aidiyet ve sevgi bağlarını güçlendirme, kaybedilen insanların kabirlerini ziyaret edebilme ve kültürel ve dini değerlerin devamının sağlanabilmesi gibi birçok açıdan önemli bir işleve sahiptir' diye konuştu. </p><p>'Hem ibadet hem manevi boyut aktarılmalı' </p><p>Çocuklara Kurban Bayramı'nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini ifade eden Psikolog Öziç, 'Soyut düşünce becerilerinin geliştiği dönemde özellikle 11 yaş ve sonrasında Kurban Bayramı'nın hem ibadet hem manevi boyutu gerekçeleriyle birlikte aktarılabilir. Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun; kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Kurban Bayramı'nın dini boyutuna ve yoksul insanlara yardım gibi sosyal boyutuna değinilmesi önemlidir' şeklinde konuştu. </p><p>'11 yaşından küçüklere bayramın yardımlaşma boyutu anlatılmalı' </p><p>11 yaşından küçük çocukların soyut düşünme beceresinin gelişmediğinin altını çizen Psikolog Enise Öziç, '11 yaşından daha küçük çocuklar ise soyut düşünebilme becerileri açısından yeterli gelişim seviyesinde olmadıkları için bu yaş döneminde daha kısa ve somut ifadeler ile kurban bayramının anlatılması önerilmektedir. Bu yaş dönemi çocuklarda kurban bayramının sosyal ve yardımlaşma yönüne vurgu yapılması yeterlidir. Soyut düşünce becerisi gelişmeyen çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi, bu sürecin çocuklardan uzak bir yerde gerçekleştirilmesi önemlidir' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/psikologdan-uyari-kurban-kesimi-cocuklara-gosterilmemeli</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 17:07:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/psikologdan-uyari-kurban-kesimi-cocuklara-gosterilmemeli.jpg" type="image/jpeg" length="85526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesörden dikkat çeken uyarı: 'Damar yaşınız takvim yaşınızdan daha büyük olabilir']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/profesorden-dikkat-ceken-uyari-damar-yasiniz-takvim-yasinizdan-daha-buyuk-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/profesorden-dikkat-ceken-uyari-damar-yasiniz-takvim-yasinizdan-daha-buyuk-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, pandemi sonrası özellikle gençlerde görülen ani ölümlerin nedeninin Kovid-19'un damar yapısında oluşturduğu kalıcı hasarlar olduğunu söyledi. Özkaya, 'Pandemiden çıkan hemen hemen herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, pandemi sonrası özellikle gençlerde görülen ani ölümlerin nedeninin Kovid-19'un damar yapısında oluşturduğu kalıcı hasarlar olduğunu söyledi. Özkaya, 'Pandemiden çıkan hemen hemen herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı' dedi. </p><p>Prof. Dr. Şevket Özkaya, pandemi sonrası özellikle genç yaşta görülen ani ölüm vakalarına dikkat çekerek, Kovid-19'un damar yapısında oluşturduğu kalıcı hasarın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Pandemi sonrası beklenmedik genç ölümlerinin artık daha sık görülmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. Özkaya, bu durumun bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Özellikle spor sırasında veya sonrasında yaşanan ani kalp krizlerinin, virüsün damar sistemi üzerinde bıraktığı etkilerle ilişkili olduğunu kaydeden Özkaya, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesinin önem taşıdığını vurguladı. </p><p>'Herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı' </p><p>Kovid-19'un özellikle kılcal damarlar üzerinde ciddi hasar bıraktığını ifade eden Özkaya, 'Pandemi boyunca takip ettiğimiz binlerce hastada 'endotelit' dediğimiz damar iç yüzeyi hasarının ani ölümleri tetiklediğini saptadık ve bunu uluslararası dergilerde yayınladık. Avrupa Kalp Dergisi'nin son verilerinde de bu durum 'Kovid-19 sonrası damar yaşlanmasının hızlanması' olarak tanımlandı. Pandemiden çıkan hemen hemen herkesin damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı' diye konuştu. </p><p>Ani ölümlerin sebebinin aşılar olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, 'Ani ölümlerin nedeni Kovid-19 aşıları değil, virüsün damar yapısına verdiği hasardır. Aşılar ise hastalığın şiddetini ve damar içi hasarı azaltarak koruyucu rol üstlenmektedir' diye konuştu. </p><p>'Ani ölüme kadar gidebiliyor' </p><p>Pandemi sonrası ağır egzersiz yapan kişilerde riskin arttığını belirten Özkaya, 'Pandemi öncesi yaptığı ağır sporları aynı şekilde sürdüren bazı kişilerde ciddi kalp ve akciğer sorunları ortaya çıkabiliyor. Kovid-19 sonrası kalp ve akciğer kılcal damarlarında oluşan hasar nedeniyle ağır egzersiz sırasında vücut yeterli oksijenlenmeyi sağlayamıyor. Bu durum ani ölüme kadar gidebiliyor' şeklinde konuştu. </p><p>Kovid-19 geçirenlerin yalnızca kısa vadeli komplikasyonlara değil, uzun vadeli damar yaşlanmasına da dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Özkaya, bazı damar bozukluklarının zaman içinde kısmen düzelebileceğini belirtti. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine değinen Özkaya, 'Yaşam tarzı düzenlemeleri, kan basıncının kontrol altında tutulması, kalbi aşırı zorlayan egzersizlerden kaçınılması ve uygun ilaç tedavileriyle bu süreç yavaşlatılabilir' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/profesorden-dikkat-ceken-uyari-damar-yasiniz-takvim-yasinizdan-daha-buyuk-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:17:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/profesorden-dikkat-ceken-uyari-damar-yasiniz-takvim-yasinizdan-daha-buyuk-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="37088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da beyin cerrahı Yunus Emre Durmuş için tören]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/37-yasinda-hayatini-kaybeden-beyin-cerrahina-gozyaslariyla-veda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/37-yasinda-hayatini-kaybeden-beyin-cerrahina-gozyaslariyla-veda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da hayatını kaybeden Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Emre Durmuş için hastanede düzenlenen törende eşi, oğlu, ailesi ve meslektaşları gözyaşlarına hakim olamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da hayatını kaybeden Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Emre Durmuş için hastanede düzenlenen törende eşi, oğlu, ailesi ve meslektaşları gözyaşlarına hakim olamadı.</p>

<p>Samsun'da evinde rahatsızlanmasının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden OMÜ Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Emre Durmuş için görev yaptığı fakültede tören düzenlendi. Düzenlenen törende duygu dolu anlar yaşandı. Törene Durmuş'un eşi Mukaddes Durmuş, oğlu Mehmet Cihangir Durmuş, annesi ve babasının yanı sıra meslektaşları, hastane personeli ve yakınları katıldı. Törende yapılan konuşmalar sırasında birçok kişi gözyaşlarını tutamazken, Dr. Durmuş için helallik alındı ve dua edildi. Meslektaşları tarafından çalışkanlığı ve insanlığıyla anılan Durmuş'un vefatı sağlık camiasını yasa boğdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Hem eğitime hem de bilime çok değerli katkılar sunmuştur'</p>

<p>Törende konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, 'Yıllarca üniversitemizde asistanlık yaptıktan sonra öğretim üyesi olarak aramızda çalışan çok değerli bir bilim insanı hocamızı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Hocamız hem eğitime hem de bilime çok değerli katkılar sunmuştur. Hastalarıyla iyi bir iletişimi içinde olan bambaşka bir insandı' dedi.</p>

<p>Gözyaşları içerisinde konuşma yapan OMÜ Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alparslan Şenel, 'Asistanlığını biliyorum. Evimde misafir ettim. Beraber çalıştığımız arkadaşımızın Allah mekanını cennet eylesin' diye konuştu.</p>

<p>OMÜ Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Cengiz Çokluk, 'Hepimiz gönlünde özel bir yer edindi. İyi bir meslektaş, güvenilir bir arkadaş ve vefalı bir dosttu' şeklinde konuştu.</p>

<p>Kanser tedavisi gördüğü, kalp rahatsızlığı bulunduğu ve zayıflama iğnesi kullandığı öğrenilen 37 yaşındaki doktor, törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/37-yasinda-hayatini-kaybeden-beyin-cerrahina-gozyaslariyla-veda</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/samsunda-gozyaslari-sel-oldu-doktor-yunus-emre-durmus-icin-toren-2.jpg" type="image/jpeg" length="58172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Güneş kremi tek başına yeterli olmayabiliyor]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-gunes-kremi-tek-basina-yeterli-olmayabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-gunes-kremi-tek-basina-yeterli-olmayabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAMSUN (İHA) - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, bazı yaz günlerinde güneş kreminin tek başına tam koruma sağlayamadığını, bunun için çocuklara UV korumalı kıyafetlerin giydirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, bazı yaz günlerinde güneş kreminin tek başına tam koruma sağlayamadığını, bunun için çocuklara UV korumalı kıyafetlerin giydirilmesi gerektiğini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kavurucu sıcak günler yaklaşırken Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Uzm. Dr. Harika Dikdur, zararlı güneş ışınlarından korunmak için yapılması gerekenleri aktardı. Bebeklerde cilt bariyerinin 6 aylıktan sonra geliştiğini ve bu süreçten sonra krem kullanılabileceğini ifade eden Dikdur, 'Bebeklerde 6 aya kadar cilt bariyeri gelişmediği için güneş kremi kullanımını önermiyoruz. 6 aydan sonrası içinse mümkünse 50 koruma faktörlü, mineral filtreli güneş kremlerini öneriyoruz. Her 2 saatte bir güneş kremini sürmemiz gerekiyor. Özellikle havuza, denize girdikten sonra 2 saat geçmese bile tekrardan güneş kreminin yenilenmesi gerekir. Buradaki en önemli ayrıntı; günlük hayatta da parka, bahçeye, sokağa çıkarken çocuklarımızda güneş kremini kullanmamız gerektiğidir. Cildi güneşin zararlı ışınlarından korumak için güneş kremi önemlidir' dedi. </p><p>Bazı yaz günlerinde sadece güneş kremlerinin de yeterli olmayacağına dikkat çeken Dikdur, 'Bazı yaz günlerinde güneş kreminin bile yeterli olmadığı günler olabiliyor. Özellikle deniz kıyısında UV koruma faktörlü deniz kıyafetlerinin giyilmesini öneriyoruz. Bunlarda yeni doğandan itibaren birçok seçenek mevcut. Bu önlemlerin yanı sıra UV korumalı şapka kullanımı da oldukça fazla önem arz ediyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-gunes-kremi-tek-basina-yeterli-olmayabiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 10:13:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/uzmani-uyardi-gunes-kremi-tek-basina-yeterli-olmayabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="47902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban kesiminde bel ve kas yaralanmalarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda yanlış kaldırma ve taşıma hareketlerinin ciddi kas ve bel yaralanmalarına yol açabileceğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Metehan Saraçoğlu, 'Özellikle ağır yük kaldırırken ani hareket yapılması bel tutulması, kas yırtılması ve fıtık problemlerini tetikleyebilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nda yanlış kaldırma ve taşıma hareketlerinin ciddi kas ve bel yaralanmalarına yol açabileceğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Metehan Saraçoğlu, 'Özellikle ağır yük kaldırırken ani hareket yapılması bel tutulması, kas yırtılması ve fıtık problemlerini tetikleyebilir' dedi. </p><p>Liv Hospital Samsun Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, kurban kesimi ve taşıma sürecinde omurga sağlığının korunması gerektiğini belirterek, 'Özellikle ağır yük kaldırırken ani hareket yapılması bel tutulması, kas yırtılması ve fıtık problemlerini tetikleyebilir' açıklamasında bulundu. </p><p>'Omurga sağlığını olumsuz etkileyebilir' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzun süre eğilerek çalışmanın da omurga sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Opr. Dr. Saraçoğlu, 'Kurban kesimi sırasında kontrolsüz güç uygulanması ve uygun olmayan pozisyonlarda çalışılması sırt, boyun ve diz ağrılarını artırabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca destek alınmalı ve ağır yükler tek kişi tarafından kaldırılmamalıdır' dedi. </p><p>Ani ağrı, hareket kısıtlılığı veya kaslarda şiddetli zorlanma hissi oluşması durumunda dinlenmeden çalışmaya devam edilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Saraçoğlu, 'Basit görülen kas zorlanmaları ilerleyen süreçte daha ciddi ortopedik problemlere dönüşebilir' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:44:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/kurban-kesiminde-bel-ve-kas-yaralanmalarina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="10133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 3 erişkinden 1'i hipertansiyon hastası]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/turkiyede-her-3-eriskinden-1i-hipertansiyon-hastasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/turkiyede-her-3-eriskinden-1i-hipertansiyon-hastasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da düzenlenen '5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi'nde konuşan Prof. Dr. Erdinç Yavuz, sessiz ilerleyen hipertansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği riskini artırdığına dikkat çekti. Türkiye'de her 3 erişkinden 1'inin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Yavuz, hastaların büyük bölümünün ise hastalığının farkında olmadığını ifade ederek düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da düzenlenen '5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi'nde konuşan Prof. Dr. Erdinç Yavuz, sessiz ilerleyen hipertansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği riskini artırdığına dikkat çekti. Türkiye'de her 3 erişkinden 1'inin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Yavuz, hastaların büyük bölümünün ise hastalığının farkında olmadığını ifade ederek düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin 24 farklı şehrinden yaklaşık 300 hekim ve akademisyen, '5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi' kapsamında Samsun'da bir araya geldi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon'da düzenlenen kongrede hipertansiyon, yapay zekânın aile hekimliğindeki yeri, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geleceği ve güncel sağlık sorunları ele alındı. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) organizasyonunda gerçekleştirilen kongrede Samsun Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı ve 5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yavuz, hipertansiyon konusunda toplumdaki farkındalığın yetersiz olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>'Düzenli ölçüm yapmak gerekiyor'</p>

<p>Hipertansiyonun bazen belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade eden Yavuz, 'Vatandaşlarımız tansiyon hastası olduğunun farkında olmayabiliyor. Yapılan araştırmalar, tansiyon hastalarının yalnızca yarısına yakınının hastalığını bildiğini gösteriyor. Farkında olup ilaç kullananların da sadece yarısına yakınının tansiyonu kontrol altında bulunuyor. Oysa tansiyon kontrol altında olmadığında kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve kalp hastalıklarına yakalanma riski artıyor. Vatandaşların düzenli olarak tansiyon ölçümü yaptırması gerekiyor. Özellikle kayıtlı oldukları aile sağlığı merkezlerinde düzenli kontrollerini yaptırmaları büyük önem taşıyor. Evinde tansiyon aleti bulunan vatandaşlarımızın da düzenli ölçüm yapmaları, yükseklik tespit etmeleri halinde aile hekimlerine başvurmaları gerekiyor' diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'de tuz tüketiminin halen çok yüksek seviyelerde olduğunu dile getiren Yavuz, 'Ekmekte bile yüksek oranda tuz bulunuyor. Peynirimiz, zeytinimiz tuzlu. Bu nedenle tansiyonu kontrol altına almak zorlaşıyor. Tuz tüketiminin azaltılması, yürüyüş yapılması, egzersiz ve sağlıklı beslenme büyük önem taşıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'3'te 1'i tansiyon hastası'</p>

<p>Türkiye'de erişkinlerin yaklaşık üçte birinin hipertansiyon hastası olduğunu kaydeden Yavuz, hipertansiyonun artık yalnızca ileri yaş grubunda değil, obezitenin yaygınlaşmasıyla birlikte 30'lu yaşlarda da görülmeye başladığının altını çizdi. Sağlık Bakanlığının önerisinin 18 yaş üzerindeki her bireyin yılda en az bir kez tansiyon ölçtürmesi yönünde olduğunu vurgulayan Yavuz, hipertansiyonun uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekerek, 'Hipertansiyon uzun bir maratondur ve ömür boyu sürecek bir tedavi gerektirir. İzlem, en az tanı koymak kadar önemlidir' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Kongrenin ana teması yapay zekâ çağında aile hekimliği'</p>

<p>Kongrenin bilimsel içeriğine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Erdinç Yavuz, Karadeniz Bölgesi'nde aile hekimliği alanında akademik üretkenliği ve saha deneyimini bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kongrenin; akademisyenler, uzmanlık öğrencileri ve sahada aktif görev yapan aile hekimleri arasında bilimsel bilgi paylaşımını, deneyim aktarımını ve mesleki dayanışmayı güçlendiren önemli bir platform haline geldiğini ifade eden Yavuz, her yıl artan katılımcı sayısının daha nitelikli bilimsel programlar hazırlama konusunda kendilerine motivasyon sağladığını söyledi. Bu yıl kongrenin ana temasını 'Yapay Zekâ Çağında Aile Hekimliği' olarak belirlediklerini aktaran Yavuz, dijital dönüşümün sağlık hizmetlerine etkileri ile yapay zekâ uygulamalarının birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yerini bilimsel açıdan değerlendirdiklerini belirterek, 'Amacımız katılımcılarımıza klinik uygulamalarına doğrudan katkı sağlayacak güncel ve uygulanabilir bilgiler sunmaktır' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kongrede alanında uzman 30 farklı hekim sunum yaptı. Kongre 18 Mayıs günü son bulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/turkiyede-her-3-eriskinden-1i-hipertansiyon-hastasi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/samsunda-uzman-isimden-kritik-uyari-17526.jpg" type="image/jpeg" length="49213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni yüzyılın yeni hastalığı: 'Parlayan nesneler sendromu' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, 'parlayan nesneler sendromu'nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, 'parlayan nesneler sendromu'nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını söyledi. </p><p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte insanların 'Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)' ya da İngilizce adıyla 'Shiny Object Syndrome (SOS)' tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özkaya, özellikle çocuklar ve gençlerin akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarından uzaklaşamadığına dikkat çekerek, bu durumun zamanla ciddi dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemlerine neden olduğunu belirtti. </p><p>'Beynimizi esir alıyor' </p><p>Sürekli yeniliklere, parlak ekranlara ve moda akımlara yönelme isteğinin 'Parlayan Nesneler Sendromu' olarak tanımlandığını kaydeden Özkaya, 'İnsanlar artık nihayetinde ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleştiğini vurgulayan Özkaya, insanların ders çalışırken, kitap okurken ya da işine odaklanmışken gelen bildirimlerle dikkatlerinin dağıldığını söyledi. Özkaya, 'Bir bildirim sonrası dikkatin yeniden toparlanması kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebiliyor. İnsanlar internette araştırma yapmak isterken kendilerini bambaşka mecralarda bulabiliyor, reklamlar ve sosyal medya içerikleri tüketim çılgınlığını artırıyor' diye konuştu. </p><p>'Ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerekli' </p><p>Parlayan nesnelerin sadece çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini belirten Özkaya, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerin de bu sendromun belirtileri arasında yer aldığını kaydetti. Özkaya, özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek dünyadan uzaklaştırdığını ifade ederek, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiğini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:40:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="84171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fiziksel aktiviteden kaçtıkça obezite riski artıyor]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/fiziksel-aktiviteden-kactikca-obezite-riski-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/fiziksel-aktiviteden-kactikca-obezite-riski-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, fiziksel aktivite yapmayan kişilerin obezite riskiyle daha çok karşı karşıya kaldığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, fiziksel aktivite yapmayan kişilerin obezite riskiyle daha çok karşı karşıya kaldığını söyledi. </p><p>Çağın en büyük halk sağlığı sorunlarının başında gelen obezite, artık sadece gelişmiş ülkelerin değil, gelişmekte olan ülkelerin de ortak sorunu olarak dikkat çekiyor. Hareketsiz yaşam tarzı ve yüksek kalorili beslenme alışkanlıkları vücutta aşırı yağ birikimine yol açarken, uzmanlar diyet ve egzersizle sonuç alamayan hastalar için obezite cerrahisinin hayati bir önem taşıdığına dikkat çekiyor. Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, modern yaşamın beraberinde getirdiği hareketsizliğin obeziteyi nasıl tetiklediğini ve cerrahi tedavi yöntemlerinin önemini anlattı. </p><p>Teknoloji bağımlılığı obeziteyi tetikliyor </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Obeziteyi 'Vücutta ihtiyaçtan fazla alınan kalorinin yağ olarak depolanması' şeklinde tanımlayan Doç. Dr. Kerim Güzel, günümüz insanının fiziksel aktiviteden uzaklaştığını belirterek, 'Telefon, bilgisayar ve televizyon başında geçirilen uzun saatler, beraberinde tüketilen yüksek kalorili atıştırmalıklarla birleştiğinde obezite kaçınılmaz hale geliyor. Ulaşım araçlarının yaygınlaşması ve teknolojik araçların hayatımızı kolaylaştırmasıyla daha az yürüyor, daha az enerji harcıyoruz. Toplum olarak spor yapma alışkanlığımızın zayıf olması da bu tablonun başlıca etkenlerinden biri' dedi. </p><p>'Cerrahi sadece kilo vermek için değil, sağlık için yapılıyor' </p><p>Obezite cerrahisinin sadece estetik bir kaygı taşımadığını vurgulayan Doç. Dr. Güzel, cerrahi müdahalenin ikincil hastalıkların önlenmesinde kalıcı bir çözüm sunduğunu ifade ederek, 'Amacımız sadece kilo verdirmek değil; diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve yürüme bozuklukları gibi aşırı kiloya bağlı gelişen birçok kronik hastalığı tedavi etmektir. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavisinden sonuç alamayan hastalar için cerrahi en etkin seçenektir. Ameliyat kararı kişiye özel değerlendirmeler ve vücut kitle indeksi (VKİ) kriterlerine göre veriliyor. VKİ 40'ın üzerinde olanlar doğrudan operasyon adayıdır. VKİ 35-40 arası olanlar hipertansiyon, Tip 2 diyabet, uyku apnesi veya karaciğer yağlanması gibi ek hastalığı olanlar ameliyat edilebilir. VKİ 30-35 arası olanlar medikal tedaviye rağmen kan şekeri kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet hastalarına cerrahi önerilebilir' diye konuştu. </p><p>Multidisipliner yaklaşım ve kapalı ameliyat konforu </p><p>Ameliyat öncesi sürecin oldukça titiz yürütüldüğünü ifade eden Güzel, hastaların kardiyoloji, göğüs hastalıkları, psikoloji, endokrinoloji ve anestezi uzmanları tarafından detaylıca değerlendirildiğini belirtti. Ameliyatların genel anestezi altında ve laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirildiğini söyleyen Doç. Dr. Kerim Güzel, 'Kapalı yöntem sayesinde hastalarımız daha hızlı iyileşiyor. Ameliyat sonrası süreçte diyetisyen desteği ve doktor kontrolündeki egzersiz programı, başarının kalıcı olması için kritik öneme sahip' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/fiziksel-aktiviteden-kactikca-obezite-riski-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 09:33:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/fiziksel-aktiviteden-kactikca-obezite-riski-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="33502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan hantavirüs uyarısı: 'Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmandan-hantavirus-uyarisi-kuresel-salgin-riski-dusuk-ancak-korunma-onlemleri-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uzmandan-hantavirus-uyarisi-kuresel-salgin-riski-dusuk-ancak-korunma-onlemleri-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, 'Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, 'Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır' dedi. </p><p>Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi. </p><p>VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, 'Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor' </p><p>Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, 'Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi'nde karşımıza çıkmaktadır' şeklinde konuştu. </p><p>'İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor' </p><p>Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, 'Türkiye'de ilk vakalar 2000'li yıllarda Zonguldak ve Giresun'da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun'da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Korunma önlemleri önem taşıyor' </p><p>Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, 'Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır' açıklamasında bulundu. </p><p>'COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor' </p><p>Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: 'Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmandan-hantavirus-uyarisi-kuresel-salgin-riski-dusuk-ancak-korunma-onlemleri-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:26:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/uzmandan-hantavirus-uyarisi-kuresel-salgin-riski-dusuk-ancak-korunma-onlemleri-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="67624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi tüm birimleriyle, Şehir Hastanesine taşındı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-egitim-ve-arastirma-hastanesi-tum-birimleriyle-sehir-hastanesine-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-egitim-ve-arastirma-hastanesi-tum-birimleriyle-sehir-hastanesine-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAMSUN (İHA) - Samsun'da sağlık hizmetlerinde önemli bir değişiklik yaşandı. Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin tüm birimlerinin artık Samsun Şehir Hastanesi ana binasında verilmeye başlanacağı duyuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) - Samsun'da sağlık hizmetlerinde önemli bir değişiklik yaşandı. Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin tüm birimlerinin artık Samsun Şehir Hastanesi ana binasında verilmeye başlanacağı duyuruldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapılan açıklamada, Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin tüm birimleriyle birlikte yeni hizmet binasına taşındığı belirtilerek vatandaşların sağlık hizmetlerini bundan böyle Samsun Şehir Hastanesi'nde alacağı ifade edildi. </p><p>Yetkililer tarafından yapılan bilgilendirmede, '9 Mayıs 2026 Cumartesi günü itibarıyla Eğitim Araştırma Hastanesi yerleşkesinde hizmet vermekte olan acil servis ve polikliniklerimiz, Samsun Şehir Hastanesi ana binası bünyesinde hizmet vermeye başlayacaktır' denildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-egitim-ve-arastirma-hastanesi-tum-birimleriyle-sehir-hastanesine-tasindi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:24:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/samsun-egitim-ve-arastirma-hastanesi-tum-birimleriyle-sehir-hastanesine-tasindi.jpg" type="image/jpeg" length="23350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesör açıkladı: 'Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-hantavirus-kemirgenlerden-bulasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-hantavirus-kemirgenlerden-bulasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hantavirüsün kemirgenlerden bulaştığını belirterek, sokak hayvanlarının özellikle fare ve sıçan popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hantavirüsün kemirgenlerden bulaştığını belirterek, sokak hayvanlarının özellikle fare ve sıçan popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynadığını söyledi. </p><p>Atlantik Okyanusu'nda seyreden bir yolcu gemisinde ortaya çıkan şüpheli hantavirüs vakalarının ardından açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, virüsün bulaşma yolları ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Hantavirüsün esas olarak fare ve sıçan gibi kemirgenler aracılığıyla taşındığını ifade eden Özkaya, insanların ise kemirgen dışkısı, idrarı veya yuva kalıntılarının bulunduğu ortamlarda havaya karışan virüs parçacıklarını soluyarak enfekte olabileceğini kaydetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özkaya, özellikle uzun süre kapalı kalan kulübe, ahır, çatı katı, garaj ve depo gibi alanların temizliği sırasında riskin arttığını belirterek, 'Kurumuş kemirgen dışkıları süpürülürken ya da temizlik yapılırken havaya yayılan parçacıkların solunması bulaş açısından tehlike oluşturabilir' dedi. </p><p>'İlk belirtiler grip ile karıştırılabiliyor' </p><p>Hantavirüsün ilk belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını ifade eden Özkaya, 'Ateş, kas ağrısı, halsizlik, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülebilir. Bazı hastalarda süreç ilerlediğinde nefes darlığı, öksürük ve akciğerlerde sıvı birikimi gelişebilir. Özellikle kemirgen teması sonrası nefes darlığı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerekir' diye konuştu. </p><p>'İnsandan insana bulaş riski yok denecek kadar az' </p><p>Hantavirüsün çoğu vakada insandan insana bulaşmadığını vurgulayan Özkaya, salgın riskinin düşük olduğunu söyledi. Türkiye açısından büyük bir tehdit beklemediklerini belirten Özkaya, 'Ülkemizde şehir yaşamında kemirgenlerle temas oldukça sınırlı. Kırsal bölgelerde ise sokak hayvanları kemirgen popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynuyor. Bu nedenle hantavirüsün ülkemiz için ciddi bir salgın tehdidi oluşturacağını düşünmüyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Uzmanından korunma önerileri </p><p>Kemirgenlerin yaşam alanlarından uzak tutulmasının önemine değinen Özkaya, yiyeceklerin kapalı kaplarda saklanması, çöplerin açık bırakılmaması ve kemirgen giriş noktalarının kapatılması gerektiğini söyledi. Temizlik sırasında ise alanların önce havalandırılması, eldiven ve maske kullanılması gerektiğini belirten Özkaya, kurumuş dışkıların doğrudan süpürülmemesi gerektiği uyarısında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-hantavirus-kemirgenlerden-bulasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:46:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/profesor-acikladi-hantavirus-kemirgenlerden-bulasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="43065"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Hareket et, sağlıklı kal' mesajı miniklerden geldi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/hareket-et-saglikli-kal-mesaji-miniklerden-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/hareket-et-saglikli-kal-mesaji-miniklerden-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Canik Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından 'Sağlık İçin Hareket Et Günü' kapsamında düzenlenen etkinlikte anaokulu öğrencileri, yaptıkları yürüyüş ve spor etkinlikleriyle sağlıklı hayatın önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Canik Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından 'Sağlık İçin Hareket Et Günü' kapsamında düzenlenen etkinlikte anaokulu öğrencileri, yaptıkları yürüyüş ve spor etkinlikleriyle sağlıklı hayatın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Samsun'da 'Sağlık İçin Hareket Et Günü' dolayısıyla düzenlenen etkinlikte anaokulu öğrencileri renkli görüntüler oluşturdu. Canik Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından Doğupark'ta gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, 'Hareket et sağlıklı kal' ve 'Sağlık için yürüyüş yap' yazılı dövizlerle yürüyüş yaptı. Yürüyüşün ardından Canik Sağlıklı Hayat Merkezi Fizyoterapisti Nurhan Telci eşliğinde çeşitli temel spor hareketleri yapan minikler, 'Sağlıklı kalmak için spor yapın' mesajı verdi. Temel egzersiz hareketleriyle fiziksel aktivitenin önemini uygulamalı olarak gösterdi.</p>

<p>'Haftada en az 150 dakika orta tempolu fiziksel aktivite yapılması gerekiyor'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan Canik Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Elif Nur Gülen, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının küçük yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekti. Gülen, 'Anaokulu öğrencileriyle bu özel günde bir etkinlik yapmayı planladık. Bu etkinlikteki amacımız, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının küçük yaştan itibaren kazandırılmasıdır. Küçük yaştaki çocuklarla egzersiz yaparak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda çocukların yetişkinlere örnek olmasıyla sağlıklı yaşamın önemini hep birlikte vurgulamaya çalıştık' dedi.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde birçok hizmetin ücretsiz sunulduğunu belirten Gülen, 'Fizyoterapist danışmanlık hizmetlerimizin yanı sıra psikolog, diyetisyen, sigara bırakma polikliniği ve kanser tarama hizmetleri de ücretsiz olarak verilmektedir' diye konuştu.</p>

<p>Yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta tempolu fiziksel aktivite yapması gerektiğini ifade eden Gülen, günlük yaşamda hareketliliğin artırılmasının önemine değinerek, 'Sadece egzersiz yapmak hareket sayılmaz. Merdiven kullanmak, dans etmek ve bisiklet sürmek de fiziksel aktivite kapsamına girmektedir' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/hareket-et-saglikli-kal-mesaji-miniklerden-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/samsunda-miniklerden-hareket-et-cagrisi-805.jpg" type="image/jpeg" length="68264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: '3 aydan uzun süren bel ağrısına dikkat']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmanindan-uyari-3-aydan-uzun-suren-bel-agrisina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uzmanindan-uyari-3-aydan-uzun-suren-bel-agrisina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, aksi takdirde büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, aksi takdirde büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini söyledi. </p><p>Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Kliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu Yeliz Zahiroğlu, 'Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. Halk arasında çoğu zaman 'bel fıtığı', 'mekanik bel ağrısı' ya da 'kas tutulması' ile karıştırılabilir. Oysa bu hastalıkta ağrının temelinde iltihap vardır. Erken tanı konulmazsa omurgada hareket kısıtlılığına, duruş bozukluğuna ve yaşam kalitesinde belirgin azalmaya yol açabilir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez' </p><p>Belirtilerin büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zahiroğlu, 'Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez. Ancak bazı özellikler bizim için uyarıcıdır. Özellikle 40 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu ile birlikte olan, hareket ettikçe açılan ama istirahatle geçmeyen bel ağrısı önemlidir. Gece özellikle sabaha karşı uyandıran bel veya kalça ağrısı da iltihaplı bel ağrısını düşündürür. ASAS kriterlerinde de egzersizle düzelme, gece ağrısı, sinsi başlangıç, 40 yaş altı başlangıç ve istirahatle düzelmeme önemli özellikler olarak tanımlanmıştır. En sık bel ve kalça ağrısı, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı ve yorgunluk görülür. Bazı hastalarda topuk ağrısı, diz veya ayak bileği şişliği, göğüs kafesinde ağrı olabilir. Ankilozan spondilit sadece omurgayı tutmaz, gözde üveit, bağırsak iltihabı ve sedef hastalığı gibi durumlarla da birlikte olabilir. Bu nedenle 'sadece bel ağrısı' olarak görülmemelidir' diye konuştu. </p><p>'3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan bel ağrılarına dikkat' </p><p>Özellikle 3 aydan fazla süren bel ağrılarına dikkat çeken Zahiroğlu, ayrıca şunları söyledi: </p><p>'Tanıda en önemli adım, hastanın öyküsünü dikkatle dinlemek ve iltihaplı bel ağrısını fark etmektir. Muayene, kan testleri, CRP-sedimantasyon gibi iltihap göstergeleri, HLA-B27 testi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Özellikle erken dönemde röntgen normal olabilir, bu durumda sakroiliak eklem MR'ı tanıda çok değerlidir. Günümüzde oldukça etkili tedavi seçeneklerimiz var. Tedavide düzenli egzersiz, duruş eğitimi, sigaranın bırakılması ve gerektiğinde ilaç tedavileri birlikte planlanır. Ağrı kesici-antiinflamatuvar ilaçlar, uygun hastalarda biyolojik tedaviler ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. NHS gibi hasta bilgilendirme kaynaklarında da egzersiz, fizyoterapi, antiinflamatuvar ilaçlar ve gerekli hastalarda biyolojik tedaviler temel yaklaşımlar arasında sayılır. Erken tanı ile hem ağrıyı kontrol etmek hem hareket kabiliyetini korumak hem de omurgada kalıcı hasarı azaltmak mümkündür. Genç yaşta başlayan bel ağrısının 'nasıl olsa geçer' diye ihmal edilmemesi gerekir. 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulmalıdır.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmanindan-uyari-3-aydan-uzun-suren-bel-agrisina-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:27:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/uzmanindan-uyari-3-aydan-uzun-suren-bel-agrisina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="86583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da 'Her Gebeye Bir Ebe' uygulamasıyla anne adaylarına birebir destek]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/diyarbakirda-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasiyla-anne-adaylarina-birebir-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/diyarbakirda-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasiyla-anne-adaylarina-birebir-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı proje kapsamında Diyarbakır'da gebeler evlerinde ziyaret edilerek doğuma hazırlanıyor, kaygıları birebir iletişimle gideriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı proje kapsamında Diyarbakır'da gebeler evlerinde ziyaret edilerek doğuma hazırlanıyor, kaygıları birebir iletişimle gideriliyor. </p><p>Sağlık Bakanlığı tarafından 3 Ekim 2024 tarihinde 'Doğal Olan Normal Doğum' Projesiyle başlatılan ve son üç ayına giren gebelere yönelik aramalarla sürdürülen 'Her Gebeye Bir Ebe' uygulaması, Diyarbakır'da aktif şekilde devam ediyor. Proje kapsamında kentteki gebeler, görevlendirilen ebeler tarafından evlerinde ziyaret edilerek doğum sürecine hazırlanıyor. Özellikle ilk bebeğini bekleyen anne adaylarına yönelik uygulamada, gebeliğin son üç ayını kapsayan süreçte her anne adayına bir ebe görevlendiriliyor. Ebeler, gerçekleştirdikleri ev ziyaretlerinde anne adaylarının doğuma ilişkin kaygılarını birebir iletişimle gidermeyi hedefliyor. Ziyaretlerde normal doğumun faydaları detaylı şekilde anlatılırken, sezaryenin bir doğum yöntemi değil, ancak anne ya da bebeğin hayati risk taşıdığı durumlarda başvurulan cerrahi bir müdahale olduğu vurgulanıyor. Anne adaylarının bilinçlendirilmesi amacıyla Gebe Okulları'nda da kapsamlı eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde gebelik süreci, normal doğumun önemi, bebek bakımı, aşılama hizmetleri ile lohusalık dönemi gibi konular ele alınıyor. Anne adaylarının yanı sıra talep eden yakınları da bu eğitimlere katılabiliyor. Diyarbakır'da toplam 46 koordinatör ebenin görev aldığı proje kapsamında son bir yılda 21 bin 104 anne adayına eğitim verildi. Hastaneler ve İlçe Sağlık Müdürlükleri bünyesinde faaliyet gösteren gebe okullarında dört modül halinde sunulan eğitimler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Ev ziyaretleri sırasında ayrıca, gebelikten 0-2 yaş bebek gelişimine kadar süreci kapsayan 'Annelik Yolculuğu' mobil uygulaması hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen bu dijital rehber sayesinde anne adaylarının güvenilir bilgiye kolay erişimi sağlanıyor. </p><p>'Anne adaylarımızı Gebe Okullarımıza bekliyoruz' </p><p>Ebe Demet Savaç, bölgede bulunan bütün gebeleri gebeliği, gebelik süreci, doğum süreci, doğumdan sonraki bebek beslenmesi, lohusalık eğitimi, aile planlaması eğitimi, bebeğin aşıları ile ilgili bilgilendirmeleri telefonla arayarak bilgilendirip ve ev ziyareti planladıklarını söyledi. Savaç, 'Gebelerimizin tamamını gerek evde ev ziyaretinde gerekse telefonla arayarak hastanelerimizde bulunan gebe okullarına, aynı zamanda Toplum Sağlığı Merkezlerinde bulunan gebe bilgilendirme sınıflarına ücretsiz bir şekilde yararlanabilmeleri için yönlendirmeler yapıyoruz' dedi. </p><p>Koordinatör ebe Hülya Caner ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen 'Doğal Olan Normal Doğum' uygulaması çerçevesinde gebeler ile sürekli iletişim halinde olduklarını dile getirdi. Caner, 'Bu uygulamayla birlikte birçok Gebe Okulu açıldı. Ben de bu okullardan birinde görev yapıyorum. Anne adaylarımızı gebe okullarımıza bekliyoruz. Burada kendilerine gebelik süreci, doğum öncesi ve doğum sonrası konularda bilgilendirmeler yapıyoruz. Kısaca bir mobil uygulamamızdan da bahsetmek istiyorum. Bu da Sağlık Bakanlığı'nın 'Annelik Yolculuğu' mobil uygulaması. Anne adaylarımız bu uygulamayı telefonlarına indirebilirler. Uygulama içerisinde gebelik süreci boyunca hafta hafta merak edilen soruların cevapları yer alıyor. Ayrıca bebek gelişimi, beslenme programları, dikkat edilmesi gereken egzersizler ile bebek bakımı, banyo ve genel bakım süreçlerine ilişkin pek çok bilgiye de bu uygulama üzerinden ulaşabiliyorlar' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Anne adayı 20 haftalık gebe Berivan Atlı da ilk gebeliği olduğunu ve ebe hizmeti konusunda bilgilendirildiğini, gebe okuluna yönlendirme yapıldığını ifade etti. Atlı, 'Tansiyonum ölçüldü. Beslenme ve egzersiz konusunda düzenli bilgilendirme aldım. Çok memnun kaldım, teşekkür ederim. Ev ziyareti de yapılması çok iyi oldu. Çoğu anne adayı bunu reddediyor ancak bence kabul etmeliler. Geldiklerinde faydasını göreceklerdir' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/diyarbakirda-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasiyla-anne-adaylarina-birebir-destek</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:46:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/diyarbakirda-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasiyla-anne-adaylarina-birebir-destek.jpg" type="image/jpeg" length="17256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş eti hastalıkları Alzheimer'a neden olabiliyor]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/dis-eti-hastaliklari-alzheimera-neden-olabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/dis-eti-hastaliklari-alzheimera-neden-olabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve diş sağlığının tüm vücut için büyük önem taşıdığını belirten Dr. Dt. Candan Pelin Güneş, yapılan son çalışmalara göre diş eti hastalıklarına neden olan bakterilerin Alzheimer riskini de artırabildiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve diş sağlığının tüm vücut için büyük önem taşıdığını belirten Dr. Dt. Candan Pelin Güneş, yapılan son çalışmalara göre diş eti hastalıklarına neden olan bakterilerin Alzheimer riskini de artırabildiğini ifade etti. </p><p>Diş fırçalamak ve doğru ağız bakımı sadece ağız sağlığını değil tüm vücudu etkiliyor. Ağız sağlığı konusunda uyarılarda bulunan uzmanlar, diş ve diş eti hastalıklarının bazı hastalıkları da beraberinde getirebileceğini söylüyor. Son yapılan klinik çalışmalara göre, diş eti hastalıkları ve Alzheimer arasında bir ilişki olabileceğini belirten Bahçeşehir Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nden Dr. Dt. Candan Pelin Güneş, Louisville Üniversitesi'nde yapılan araştırmanın sonuçlarını değerlendirdi. </p><p>Kalp ve solunum rahatsızlıklarını da olumsuz etkiliyor </p><p>Periodontoloji uzmanı Güneş, 'Ağızda oluşan bakteriler zamanla kan dolaşımına girebiliyor. Bu durum, vücuttaki kronik rahatsızlıkları, şeker hastalığını, kalp ve solunum rahatsızlıkları gibi hastalıkları tetikleyebiliyor. Aynı zamanda son yapılan çalışmalarda diş eti hastalıklarını etkileyen bakterilerin Alzheimer'ın ilerleme sürecinde de etkili olduğu bulunmuştur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda diş eti hastalığına sebep olan bakterilerin kan beyin bariyerini geçerek nöroinflamasyona sebep olduğu ve diş eti hastalığının Alzheimer riskini artırabildiği gözlemlenmiştir' dedi. </p><p>Diş ipi ve arayüz fırçası da kullanılmalı </p><p>Diş fırçalarken en çok yapılan hataları da anlatan Güneş, 'Diş fırçalarken ağzın tüm bölgelerinin fırçalanmaması ya da çok yüksek basınçla diş minelerini aşındıracak şekilde sert fırçalamalar genelde karşılaştığımız en büyük hatalar. Bizim tercihimiz genelde orta yumuşak fırçalar. Çünkü bazen insanların günlük stres seviyesinden kaynaklı olarak ya da dişlerin daha temiz olacağı düşüncesiyle yapılan sert fırçalamalar diş minelerine zarar veriyor' ifadelerini kullandı. Diş fırçasıyla fırçalamanın yeterli olmadığını söyleyen Güneş, ara yüzeylerin temizliği için arayüz fırçası ve diş ipi kullanımının önemine dikkat çekti. </p><p>'Diş eti çekilmesi olanlar elektrikli fırça kullanırken dikkat etmeli' </p><p>Elektrikli diş fırçalarının plak temizlemede daha etkili olduğunu belirten Dr. Dt. Candan Pelin Güneş, diş eti çekilmesi sorunu yaşayanların elektrikli diş fırçası kullanırken daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. 'Elektrikli diş fırçaları normal fırçalamaya göre yüzde 60-70 daha fazla plak kaldırma potansiyeline sahiptir. Elektrikli diş fırçasını çok fazla bastırmadan, süpürme hareketleriyle fırçalamak daha etkin bir temizlik sağlayacaktır. Genelde biz 2 çarpı 2, yani günde 2 kere ve 2 dakika olacak şekilde toplam 4 dakikalık fırçalamanın günlük rutinde uygulanmasını tavsiye ediyoruz' diyen Güneş, şu uyarılarda bulundu: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Elektrikli fırçalar diş eti çekilmesi olan hastalarda sert basınçla uygulandığı zaman diş eti çekilmesini artırabiliyor. O bölgeye zarar verme potansiyeline sahip ama biz genelde basınç ayarlanabilir ve daha yumuşak fırçalama metotlarıyla fırçalamayı hastalarımıza öneriyoruz.' </p><p>Güneş, son zamanlarda popüler olan ve dişleri basınçlı suyla temizleyen ağız duşu kullanımının ise özellikle implant tedavisi geçirmiş kişilere önerildiğini belirtti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/dis-eti-hastaliklari-alzheimera-neden-olabiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:16:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/dis-eti-hastaliklari-alzheimera-neden-olabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="40857"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesör açıkladı: 'Kahve yaşlanma ve hastalıklarla savaşta güçlü bir destek']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-kahve-yaslanma-ve-hastaliklarla-savasta-guclu-bir-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-kahve-yaslanma-ve-hastaliklarla-savasta-guclu-bir-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kahvenin yalnızca enerji veren bir içecek olmadığını belirterek, hücre düzeyinde etki gösteren bileşenleri sayesinde yaşlanmayı yavaşlatabileceğini, iltihaplanmayı azaltabileceğini ve bazı hastalıklara karşı koruyucu rol oynayabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kahvenin yalnızca enerji veren bir içecek olmadığını belirterek, hücre düzeyinde etki gösteren bileşenleri sayesinde yaşlanmayı yavaşlatabileceğini, iltihaplanmayı azaltabileceğini ve bazı hastalıklara karşı koruyucu rol oynayabileceğini söyledi. </p><p>Kahve üzerine yapılan bilimsel çalışmaları değerlendiren Prof. Dr. Özkaya, 'ABD'de gerçekleştirilen araştırmalar, kahvede bulunan bileşiklerin hücre içindeki reseptörlerle etkileşime girerek vücudu stres kaynaklı hasarlara karşı koruyabildiğini ortaya koyuyor. Özellikle NR4A1 adı verilen reseptör bu süreçte kritik bir rol üstleniyor' dedi. </p><p>Düzenli kahve tüketiminin sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Özkaya, 'Kahve tüketen bireylerde diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerine yakalanma riskinin daha düşük olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda genel ölüm oranlarında da azalma söz konusu. Bu da kahvenin düşündüğümüzden çok daha güçlü biyolojik etkileri olduğunu gösteriyor' diye konuştu. </p><p>'Hücre hasarı azalıyor ve iyileşme süreçleri destekleniyor' </p><p>Kahvede bulunan aktif bileşiklere değinen Özkaya, 'Kafeik asit, klorojenik asit, ferulik asit gibi bileşiklerin yanı sıra kahweol ve cafestrol gibi maddeler, NR4A1 reseptörüne bağlanarak hücrelerin strese verdiği yanıtı düzenliyor. Bu sayede hücre hasarı azalıyor ve iyileşme süreçleri destekleniyor' şeklinde konuştu. </p><p>Kanser hücreleri üzerindeki etkileri de değerlendiren Özkaya, 'Laboratuvar çalışmalarında kahve bileşenlerinin kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı görülüyor. NR4A1 seviyeleri azaltıldığında bu etkinin de zayıflaması, kahvenin etkisini doğrudan bu reseptör üzerinden gösterdiğini ortaya koyuyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Kafeinin rolünün sınırlı olduğuna işaret eden Özkaya, 'Toplumda kahvenin etkisi genellikle kafeinle ilişkilendiriliyor. Ancak araştırmalar, asıl faydanın polifenoller ve antioksidan bileşiklerden kaynaklandığını gösteriyor. Bu nedenle kafeinsiz kahve de benzer sağlık faydaları sağlayabiliyor' açıklamasında bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kahve sadece uyanıklık sağlayan bir içecek değil' </p><p>Kahvenin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine de değinen Özkaya şunları söyledi: </p><p>'Kahve bileşenleri iltihaplanmayı azaltarak bağışıklık sistemini destekliyor. Bu etki de yine hücresel düzeyde gerçekleşiyor. Kahve sadece uyanıklık sağlayan bir içecek değil; hücre düzeyinde etki göstererek yaşlanmayı yavaşlatabilecek, iltihap ve kanserle mücadeleye katkı sunabilecek güçlü bir bileşikler bütünüdür. Bu yönüyle en ucuz ve en kolay ulaşılabilen gıda takviyelerinden biri olarak değerlendirilebilir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-kahve-yaslanma-ve-hastaliklarla-savasta-guclu-bir-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:03:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/profesor-acikladi-kahve-yaslanma-ve-hastaliklarla-savasta-guclu-bir-destek.jpg" type="image/jpeg" length="10568"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
