<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Samsun Haber – Son Dakika &amp;amp; Samsunspor | Samsun Canlı Haber</title>
    <link>https://www.samsuncanlihaber.com</link>
    <description>Samsun haber, son dakika ve Samsunspor gelişmeleri; trafik, hava durumu, ekonomi ve kültür içerikleri. Tarafsız ve hızlı Samsun haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.samsuncanlihaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 03:34:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA['Sıcak havalarda kalbin yükü artıyor']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/sicak-havalarda-kalbin-yuku-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/sicak-havalarda-kalbin-yuku-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, yaz aylarında artan sıcaklıkların özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için ciddi risk oluşturabileceğini belirterek, basit önlemlerle kalp sağlığının korunabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, yaz aylarında artan sıcaklıkların özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için ciddi risk oluşturabileceğini belirterek, basit önlemlerle kalp sağlığının korunabileceğini söyledi. </p><p>Yaz sıcakları yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmıyor, kalbin iş yükünü de artırıyor. Özellikle kalp hastaları, hipertansiyon ve ritim bozukluğu bulunan kişilerde aşırı sıcaklar; çarpıntı, tansiyon dalgalanmaları ve kalp krizi riskini artırabiliyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, sıcak havalarda kalp sağlığının korunması için dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi. </p><p>'Sıcak havalarda kalbin yükü artıyor' </p><p>Sıcaklık artışıyla birlikte vücudun kendini korumak için terleme ve damar genişlemesi gibi mekanizmaları devreye soktuğunu belirten Doç. Dr. Yücel, 'Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmaz, kalp sağlığı üzerinde de önemli etkiler oluşturabilir. Özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için aşırı sıcaklar, dikkat edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir risk faktörüdür' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vücudun sıcak havaya karşı verdiği tepkilerin kalbin çalışma yükünü artırabileceğini ifade eden Yücel, 'Damarların genişlemesiyle birlikte tansiyonda düşüş yaşanabilir. Bu dengeyi sağlamak için kalp daha hızlı ve daha güçlü çalışmaya başlar. Sağlıklı bireylerde bu durum çoğu zaman sorun oluşturmazken; kalp yetmezliği, hipertansiyon, koroner damar hastalığı veya ritim bozukluğu bulunan kişilerde kalbin yükü önemli ölçüde artar' diye konuştu. </p><p>Mineral kaybı ritim bozukluğuna yol açabilir </p><p>Sıcak havalarda terleme ile birlikte vücudun su ve mineral kaybettiğine dikkat çeken Yücel, 'Terleme sırasında sadece su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati mineraller de kaybedilir. Bu minerallerin azalması kalp ritmini olumsuz etkileyerek çarpıntı ve ritim bozukluklarına neden olabilir. Yeterli sıvı alınmadığında ise kan yoğunlaşır, dolaşım zorlaşır ve kalbin daha fazla çalışması gerekir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Tansiyon ilaçları doktor önerisi olmadan değiştirilmemeli' </p><p>Sıcak havaların tansiyon hastalarını da etkileyebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Yücel, 'Bazı kişilerde tansiyon düşerken bazı kişilerde ani yükselmeler görülebilir. Özellikle idrar söktürücü veya tansiyon ilacı kullanan hastalarda sıvı kaybı daha hızlı gelişebileceği için ilaçlar doktor önerisi olmadan değiştirilmemelidir' uyarısında bulundu. </p><p>Kalp sağlığı için sıcak havalarda öneriler </p><p>Sıcak havalarda alınabilecek önlemleri sıralayan Yücel, şunları kaydetti: </p><p>'Günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Zorunlu durumlarda gölgede kalmaya özen gösterilmeli, ince, açık renkli ve pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. Susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketmek, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, yoğun fiziksel aktiviteleri sabah erken veya akşam serin saatlere bırakmak önemlidir.' </p><p>Kalp hastalarının yaz aylarında doktor kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Yücel, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı halsizlik, baş dönmesi veya bayılma hissi gibi belirtiler görülmesi halinde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. </p><p>Sıcak havaların herkesi etkileyebileceğini ancak kalp hastalarında bu etkinin daha belirgin olduğunu ifade eden Dr. Yücel, açıklamasını şöyle tamamladı: </p><p>'Basit önlemlerle yaz sıcaklarının kalp üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak mümkündür. Özellikle kronik kalp hastalığı bulunan bireylerin sıcak havaları hafife almaması, yaşam düzenlerini hava koşullarına göre planlaması ve vücutlarının verdiği sinyalleri dikkate alması sağlıklı bir yaz dönemi geçirmelerine yardımcı olacaktır.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/sicak-havalarda-kalbin-yuku-artiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 15:51:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/sicak-havalarda-kalbin-yuku-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="31534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Parkinson erken teşhisle kontrol altına alınabilir']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/parkinson-erken-teshisle-kontrol-altina-alinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/parkinson-erken-teshisle-kontrol-altina-alinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern yöntemlerle erken dönemde teşhis edilebilen Parkinson hastalığının kontrol altına alınması için birçok tedavi seçeneğinin bulunduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, 'Hastalıkla baş edebilmek için öncelikle ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedaviye yanıt alınamaması veya tedaviye zaman içinde direnç gelişmesi halinde cerrahi tedavi tercih edilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yöntemlerle erken dönemde teşhis edilebilen Parkinson hastalığının kontrol altına alınması için birçok tedavi seçeneğinin bulunduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, 'Hastalıkla baş edebilmek için öncelikle ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedaviye yanıt alınamaması veya tedaviye zaman içinde direnç gelişmesi halinde cerrahi tedavi tercih edilir' dedi. </p><p>Parkinson hastalığı hakkında bilgiler veren Liv Hospital Samsun Nöroloji Uzm. Dr. Hikmet Dolu, 'Hareketlerde yavaşlama ve titreme ile başlayan, tedavi edilmezse zaman içinde hastayı yatağa bağımlı hale getirebilen Parkinson, hayat kalitesini bozan bir hastalık olarak tanımlanabilir. Modern yöntemlerle erken dönemde teşhis edilebilen Parkinson'un kontrol altına alınması için birçok tedavi seçeneği bulunur. Parkinson, ekseriyetle vücudun bir tarafında hareketlerin ileri derecede yavaşlaması (bradikinezi), genellikle istirahat halindeyken görülen titreme (tremor), kasların düzensiz ve istemsiz kasılması sonucu oluşan vücutta sertlik hissi (rijidite) ve postür (duruş) bozukluklarıyla ortaya çıkar. Hastalıkla baş edebilmek için öncelikle ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedaviye yanıt alınamaması veya tedaviye zaman içinde direnç gelişmesi halinde cerrahi tedavi tercih edilir' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Hareketlerde azalma görülebilir' </p><p>Parkinson hastalığının belirtilerinden bahseden Uzm. Dr. Dolu, 'Parkinson hastalığı hemen hemen her zaman vücudun bir yarısında (daha sıklıkla sol taraf, hemiparkinsonizm) başlar, yıllar içinde diğer tarafa da geçer. Temel belirtisi, hareketlerde yavaşlama ve/veya titremedir yani tremordur. Sıklıkla tek tarafta, istirahat halinde ortaya çıkan elde veya ayakta titreme ve eklem hareketlerinde katılıkla kendini gösterir. Zamanla yürürken tek veya iki taraflı kol sallanma hareketlerinde azalma veya kayıp, adımlarda küçülme, yürümeye başlamada zorluk, düğme iliklemek ya da açmakta zorlanma, yatakta dönme ya da otururken kalkmada güçlük Parkinson'un belirtileri arasındadır. Maske (donuk yüz) yüz ifadesi, alçak ve kısık ses tonuyla konuşma, el yazısında küçülme, öne doğru eğilme/kamburlaşma olabilir. Parkinson hastalığında beyinden kaynaklanan hareketler haricinde belirti ve şikâyetler de izlenir. Bunlar kabızlık, kan basıncının düşmesi, depresyon, uyku bozuklukları, huzursuz bacak sendromu ve koku duyusunun kaybıdır. Hastalığının orta ve ileri evrelerinde yürüyüş bozuklukları, denge kusurları, harekette donmalar ortaya çıkar, bunu düşmeler izleyebilir. Nadiren de olsa bazı hastalarda bu tabloya bunama (demans) da eklenir' şeklinde konuştu. </p><p>'İlaç tedavisi uygulanabilir' </p><p>Parkinson tedavisinde öncelikle ilaçların kullanıldığını söyleyen Uzm. Dr. Dolu, 'İlaçlarla beklenen yanıtın alınamadığı hastalarda veya zamanla ilaçların faydasının azaldığı durumlarda cerrahi tedavi uygulanabilir. İlaç tedavisi beyinde azalmış olan dopaminerjik geçişi artırmaya yöneliktir. Yani Parkinson ilacı, dopamini artırmaya yöneliktir. Bu amaçla, beyinde dopamin miktarını artıran ilaçlar tedavide kullanılır. Ancak Parkinson ilaçlarının uzun süre ve/veya yüksek dozlarda kullanımı ile hastalarda kısa süreli aşırı hareketlilik şeklinde dalgalanmalar, tam yanıtsızlık (off periyodu) ya da istemsiz hareketler (diskinezi) görülebilir. Bu ilaçları kullanan hastalarda ortalama yüzde 5-7 arasında ortaya çıkabilen bu durumları geciktirmek için rahatsızlığın başlangıcında hastaya yanıtın alınabildiği en düşük doz verilmelidir. Hasta 65 yaşın altındaysa ve bunama yoksa, tedaviye dopamin etkisini taklit eden 'dopamin agonisitleri' ile de başlanabilir veya tedaviye ek olarak kullanılabilir. Titreme, bunama, depresyon, uyku bozukluğu şikâyetleri görülürse bu şikâyetler için başka bir tedavi stratejileri planlanabilir. Hastaların üçte biri ilaç tedavisi ile uzun yıllar iyi cevap alınan ve yaşamlarında önemli bir kısıtlama olmadan yaşayabilen kişilerdir. Kalan grubun bir kısmında ilaca cevap kısıtlıdır. Doz arttırıldıkça yan etkiler, zamanla da ilaca cevapsızlık görülebilir' ifadelerini kullandı. </p><p>'İlaç tedavisine yanıt alınmazsa cerrahi tedavi tercih edilebilir' </p><p>İlaç tedavisinden fayda görmeyen hastalarda cerrahi tedaviye başvurabileceklerine dikkat çeken Uzm. Dr. Dolu, şunları söyledi: </p><p>'Özellikle son 15-20 yıldır ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalarda, cerrahi seçenek önerilir. Amaç beyinde hareketimizle ilgili merkezlerde azalan elektriksel uyarının cilt altına yerleştirilen bir kaç cm'lik jeneratör aracılığı ile oluşturulmasıdır. Kalp pili benzeri bir mantık ile düşünülebilir. Uygulamanın tıbbi adı, derin beyin stimülasyonudur.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/parkinson-erken-teshisle-kontrol-altina-alinabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:45:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/parkinson-erken-teshisle-kontrol-altina-alinabilir.jpg" type="image/jpeg" length="66279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne adaylarına 'sıcak hava' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/anne-adaylarina-sicak-hava-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/anne-adaylarina-sicak-hava-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, 'Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve nem, hamilelik sürecinde anne adaylarının daha dikkatli olmasını gerektiren bir dönemdir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, 'Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve nem, hamilelik sürecinde anne adaylarının daha dikkatli olmasını gerektiren bir dönemdir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve nem oranı, hamilelik sürecindeki anne adayları için bazı sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, özellikle sıvı kaybı, ödem ve tansiyon değişikliklerine karşı anne adaylarının daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak bilgilendirmelerde bulundu. </p><p>Sıcak havalarda terleme nedeniyle vücudun daha fazla sıvı kaybettiğine dikkat çeken Opr. Dr. Erkan Aslan, 'Sıcak havalarda terleme ile birlikte vücudun sıvı ihtiyacı arttığından gün boyunca yeterli miktarda su tüketmeye özen gösterilmelidir. Ayrıca ağır ve yağlı yiyecekler yerine hafif, dengeli ve taze besinler tercih edilmeli, sıcak havalarda daha hızlı bozulabilen açıkta beklemiş gıdalardan kaçınılmalıdır. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılması gerektiğinde ise geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanılması önerilir. Pamuklu, bol ve terletmeyen kıyafetler tercih etmek de vücut ısısının dengelenmesine yardımcı olur. Doktorunuzun önerdiği hafif yürüyüşler ve egzersizler gebelik döneminde faydalıdır ancak aktivitelerin günün serin saatlerinde yapılmasına dikkat edilmelidir. Yaz aylarında sık görülen ayak ve bacak şişliklerini azaltmak için uzun süre ayakta kalmaktan kaçınılmalı, dinlenirken ayaklar hafif yüksekte tutulmalıdır' şeklinde konuştu. </p><p>Dr. Aslan, 'Bunun yanı sıra şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, yüksek ateş, vajinal kanama, su gelmesi veya bebeğin hareketlerinde belirgin azalma gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme, güneşten korunma ve düzenli doktor kontrolleri sayesinde anne adayları yaz aylarını daha sağlıklı ve konforlu bir şekilde geçirebilir' diyerek sözlerine son verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/anne-adaylarina-sicak-hava-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:22:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/anne-adaylarina-sicak-hava-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="25065"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarında göz sağlığını koruma yolları]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/yaz-aylarinda-goz-sagligini-koruma-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/yaz-aylarinda-goz-sagligini-koruma-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında göz sağlığını korumak için doğru güneş gözlüğü seçimi, kontakt lens kullanımı ve alerjilere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özgür, özellikle UV koruması olmayan gözlükler ve kontakt lensle havuz ya da denize girmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında göz sağlığını korumak için doğru güneş gözlüğü seçimi, kontakt lens kullanımı ve alerjilere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özgür, özellikle UV koruması olmayan gözlükler ve kontakt lensle havuz ya da denize girmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı. </p><p>Medicana International Samsun Hastanesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özgür, yaz aylarında hastalardan en sık gelen sorulardan birinin, kontakt lensle denize veya havuza girilip girilemeyeceği olduğunu ifade ederek, 'Kontakt lensle denize ya da havuza girilmesini kesinlikle önermiyoruz. Çünkü suda bulunan bakteri, mantar ve özellikle bazı mikroorganizmalar kontakt lense tutunarak ciddi kornea enfeksiyonlarına neden olabilir. Aynı nedenle kontakt lensle duş alınmaması da gerekir. Ayrıca 15 günlük veya aylık kullanıma uygun lensler olsa bile bunlarla gece uyunmamalıdır. Bu kurallara uyulmaması, görmeyi tehdit edebilecek ciddi enfeksiyon riskini artırabilir' dedi. </p><p>'Polarize özelliği UV koruması anlamına gelmiyor' </p><p>Yazın gözleri güneşin zararlı etkilerinden korumanın en pratik yolunun uygun bir güneş gözlüğü kullanmak olduğunu dile getiren Dr. Özgür, 'Güneş gözlüğünün pahalı olması kaliteli olduğu anlamına gelmez. Burada temel kriter, ultraviyole (UV) ışınlarını gerçekten engelleyip engellemediğidir. Göz sağlığı açısından önemli olan, gözlüğün yüzde 100 UV blokajı sağlamasıdır. Gözlüğün camının koyu renkli olması tek başına UV koruması sağladığını göstermez. Aynı şekilde polarize olması da tek başına UV koruması olduğu anlamına gelmez. Polarizasyon, yansımaları azaltarak görüş konforunu artıran optik bir özelliktir. Özellikle araç kullanırken, deniz kenarında veya kar üzerinde oluşan yansımaları azaltmada faydalıdır. Ancak güneş gözlüğü seçiminde öncelik her zaman yüzde 100 UV koruması sağlayan, sertifikalı ürünler olmalıdır. Güvenilir optik mağazalarından temin edilen, standartlara uygun güneş gözlükleri bu açıdan güvenle tercih edilebilir' diye konuştu. </p><p>Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özgür, yaz aylarında göz cerrahileriyle ilgili de sıkça soru aldıklarına dikkat çekerek, 'Yazın lazer ameliyatı olabilir miyim, katarakt ameliyatı yaptırabilir miyim gibi soruların cevabı 'evet'tir. Excimer lazer, katarakt ve göz kapağı cerrahileri başta olmak üzere gözle ilgili ameliyatların yılın herhangi bir döneminde yapılmasında mevsimsel bir sakınca yoktur. Cerrahi sonrasında hekimin önerilerine uyulması önemlidir. Örneğin katarakt ameliyatından sonra yaklaşık bir hafta göze su kaçırılmamasını istiyoruz. Bunun dışında yaz mevsimi cerrahi için bir engel oluşturmaz' şeklinde konuştu. </p><p>'Bu dönemde gözleri kaşımak ve ovalamak özellikle kaçınılması gereken bir davranış' </p><p>Çocuklarda ise bahar ve yaz aylarında göz alerjilerinin daha sık görüldüğünü vurgulayan Dr. Özgür, şunları söyledi: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu dönemde gözleri kaşımak ve ovalamak özellikle kaçınılması gereken bir davranıştır. Gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı başladığında mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalı ve gerekli tedavi uygulanmalıdır. Aktif alerji dönemlerinde hijyene daha fazla dikkat edilmeli, havuz ve deniz kullanımı konusunda da hekimin önerileri dikkate alınmalıdır. Çocukların gözleri de güneşin zararlı UV ışınlarından korunmalıdır. Bu nedenle dış ortamda bulunurken yüzde 100 UV korumalı güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir. Miyop çocuklarda ise ayrı bir denge gözetilmelidir. Gün içinde doğal dış ortam ışığında yeterli süre vakit geçirilmesinin miyopinin ilerlemesini yavaşlatıcı etkisi olduğu bilinmektedir. Bu nedenle amaç çocukları güneşten uzak tutmak değil, dış ortam alışkanlığını sürdürürken gözlerini zararlı UV ışınlarından uygun güneş gözlüğü ile korumaktır. Çocuğun yaşı, miyopi derecesi ve göz yapısına göre en doğru yaklaşım göz hastalıkları uzmanı tarafından belirlenmelidir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/yaz-aylarinda-goz-sagligini-koruma-yollari</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:42:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/yaz-aylarinda-goz-sagligini-koruma-yollari.jpg" type="image/jpeg" length="32838"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz sıcağında klima tehlikesi: Enfeksiyon ve kas ağrılarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/yaz-sicaginda-klima-tehlikesi-enfeksiyon-ve-kas-agrilarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/yaz-sicaginda-klima-tehlikesi-enfeksiyon-ve-kas-agrilarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, 'Yaz aylarında bilinçsiz klima kullanımı; üst solunum yolu enfeksiyonları, kas ve eklem ağrıları, alerjik hastalıklar ile göz kuruluğu gibi birçok sağlık sorununa yol açabiliyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, 'Yaz aylarında bilinçsiz klima kullanımı; üst solunum yolu enfeksiyonları, kas ve eklem ağrıları, alerjik hastalıklar ile göz kuruluğu gibi birçok sağlık sorununa yol açabiliyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz sıcaklarından korunmak için yaygın olarak kullanılan klimalar, doğru ayarlanmadığında ve bakımları yapılmadığında sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Özellikle iç ve dış ortam arasındaki yüksek sıcaklık farkı, soğuk hava akımının doğrudan vücuda gelmesi ve kirli filtrelerin kullanılması çeşitli rahatsızlıklara neden olabiliyor. </p><p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, klimaların bilinçli kullanılması gerektiğini belirterek, yaz aylarında bilinçsiz klima kullanımının üst solunum yolu enfeksiyonları, kas ve eklem ağrıları, alerjik hastalıklar ile göz kuruluğu gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. Klima kullanımında ideal sıcaklık değerlerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, cihazların 23-26 derece aralığında çalıştırılmasını, hava akımının doğrudan vücuda yönlendirilmemesini ve düzenli bakımının ihmal edilmemesini önerdi. </p><p>Bu belirtilere dikkat </p><p>Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, 'Klima kullanımına bağlı olarak en sık görülen sorunların başında üst solunum yolu enfeksiyonları gelir. Ortamın aşırı soğutulması ve havanın kuruması, burun ile boğazın doğal savunmasını zayıflatabilir. Bunun sonucunda boğaz ağrısı, öksürük, ses kısıklığı, farenjit ve sinüzit gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Özellikle sıcak ortamdan aniden soğuk bir ortama geçmek vücudun ısı dengesini bozarak halsizlik, baş ağrısı ve yorgunluk hissine neden olabilir. Klimaların uzun süre doğrudan boyun, omuz, sırt veya bel bölgesine üflemesi ise kas spazmları ve eklem ağrılarını tetikleyebilir. Yaz aylarında sık görülen boyun tutulmaları ve kas sertliklerinin önemli nedenlerinden biri de yanlış klima kullanımıdır. Bazı hassas kişilerde yüz bölgesine sürekli gelen soğuk hava, yüz sinirlerinin etkilenmesine bağlı olarak yüz felci riskini artırabilmektedir' diye konuştu. </p><p>Cihazların bakımı önemli </p><p>Dr. Yalçın, şu bilgileri verdi: </p><p>'Bir diğer önemli risk ise bakımı ihmal edilen klima filtreleridir. Filtrelerde biriken toz, polen, küf mantarları ve diğer alerjenler ortama yayılarak alerjik rinit, astım atakları ve nefes darlığını tetikleyebilir. Merkezi klima sistemlerinde gerekli hijyen sağlanmadığında ise nadir de olsa legionella bakterisi çoğalabilir ve ciddi seyreden Lejyoner Hastalığı gelişebilir. Klimaların güvenli kullanılabilmesi için iç ortam sıcaklığının 23-26 derece arasında tutulması ve dış ortamla arasındaki sıcaklık farkının 6-8 dereceden fazla olmaması önerilmektedir. Hava akımının doğrudan insanların üzerine yöneltilmemesi, filtrelerin düzenli temizlenmesi, cihazların periyodik bakımının yaptırılması ve ortamın belirli aralıklarla doğal yollarla havalandırılması sağlık açısından büyük önem taşır. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve alerjik bünyeye sahip kişiler klima kullanımında daha dikkatli olmalıdır. Basit görünen bu önlemler sayesinde yaz sıcaklarından korunurken, klimanın neden olabileceği birçok sağlık sorununun da önüne geçmek mümkündür.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/yaz-sicaginda-klima-tehlikesi-enfeksiyon-ve-kas-agrilarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:20:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/yaz-sicaginda-klima-tehlikesi-enfeksiyon-ve-kas-agrilarina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="42072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Kirli havuz ve deniz suyu yaz ishallerini tetikleyebilir']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/kirli-havuz-ve-deniz-suyu-yaz-ishallerini-tetikleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/kirli-havuz-ve-deniz-suyu-yaz-ishallerini-tetikleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında serinlemek için tercih edilen deniz ve havuzlar, hijyen kurallarına uyulmadığında çocuklar için enfeksiyon kaynağına dönüşebiliyor. Özellikle kirli havuz suyu, mikroorganizma içeren deniz suyu ve hijyenik olmayan gıdaların yaz ishallerinin en önemli nedenleri arasında yer aldığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, 'Çocukların oyun sırasında farkında olmadan havuz veya deniz suyu yutması enfeksiyon riskini artırabiliyor. Bu nedenle özellikle ortak kullanım alanlarında hijyen kurallarına dikkat edilmesi büyük önem taşıyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında serinlemek için tercih edilen deniz ve havuzlar, hijyen kurallarına uyulmadığında çocuklar için enfeksiyon kaynağına dönüşebiliyor. Özellikle kirli havuz suyu, mikroorganizma içeren deniz suyu ve hijyenik olmayan gıdaların yaz ishallerinin en önemli nedenleri arasında yer aldığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, 'Çocukların oyun sırasında farkında olmadan havuz veya deniz suyu yutması enfeksiyon riskini artırabiliyor. Bu nedenle özellikle ortak kullanım alanlarında hijyen kurallarına dikkat edilmesi büyük önem taşıyor' dedi. </p><p>Yaz aylarında görülen ishal vakalarının en sık belirtilerinin sulu dışkılama, kusma, karın ağrısı, ateş ve halsizlik olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, 'Özellikle beş yaş altındaki çocuklarda sıvı kaybı çok kısa sürede ciddi boyutlara ulaşabilir. Ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, idrar miktarında düşüş ve aşırı uyku hali önemli alarm bulgularıdır. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir çocuk hekimine başvurulmalıdır' diye konuştu. </p><p>'Her ishal vakasında antibiyotik kullanılmamalı' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İshal tedavisinin hastalığın nedenine göre planlanması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Çebi, 'Antibiyotik her ishal vakasında gerekli değildir. Tedavi mutlaka hekim değerlendirmesi sonrasında planlanmalıdır. Gereksiz antibiyotik kullanımı fayda sağlamadığı gibi farklı sağlık sorunlarına da yol açabilir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Hijyen kurallarına dikkat edilmeli' </p><p>Yaz ishallerinden korunmanın büyük ölçüde doğru hijyen alışkanlıklarıyla mümkün olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Çebi, 'Çocukların havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almaları, havuz suyunu yutmamaları ve hijyeninden emin olunmayan havuzları kullanmamaları gerekir. Açıkta satılan gıdalardan uzak durulmalı, güvenilir içme suyu tercih edilmeli ve el hijyenine özen gösterilmelidir' şeklinde konuştu. </p><p>'İyileşmeden havuza girilmemeli' </p><p>İshal geçiren çocukların tamamen iyileşmeden deniz veya havuza girmemesi gerektiğini dile getiren Uzm. Dr. Çebi, 'Bu hem çocuğun sağlığının korunması hem de enfeksiyonun diğer kişilere bulaşmasının önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Basit hijyen önlemleriyle yaz aylarında görülen ishal vakalarının önemli bir kısmının önüne geçmek mümkündür' diyerek sözlerini tamamladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/kirli-havuz-ve-deniz-suyu-yaz-ishallerini-tetikleyebilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:46:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/kirli-havuz-ve-deniz-suyu-yaz-ishallerini-tetikleyebilir.jpg" type="image/jpeg" length="61217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da genç kızın organları 3 kişiye umut oldu]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-genc-kizin-organlari-3-kisiye-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-genc-kizin-organlari-3-kisiye-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da geçirdiği trafik kazası sonrası beyin ölümü gerçekleşen 28 yaşındaki genç kızın organları 3 kişiye umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da geçirdiği trafik kazası sonrası beyin ölümü gerçekleşen 28 yaşındaki genç kızın organları 3 kişiye umut oldu.</p>

<p>Samsun'un İlkadım ilçesinde 21 Haziran'da meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 28 yaşındaki D.Y., kaldırıldığı Samsun Şehir Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Bir süre yaşam mücadelesi veren genç kızın beyin ölümü gerçekleşti. Ailesinin organ bağışını kabul etmesinin ardından Samsun Şehir Hastanesi gerekli süreçler başlatıldı. Görevli uzman ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla D.Y.'nin iki böbreği ve karaciğeri alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alınan organlar nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere Ankara'ya gönderildi. Genç kızın iki böbreği ve karaciğeri, organ nakli bekleyen 3 hastaya umut oldu.</p>

<p>Organ alım operasyonunun ardından sağlık çalışanları vatandaşları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-genc-kizin-organlari-3-kisiye-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/samsunda-huzun-ve-umut-bir-arada-3-kisiye-hayat-olacak-6.jpg" type="image/jpeg" length="75035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asfalt patileri yakıyor, pisi pisi otu tehlike saçıyor: Uzmanından sıcak hava uyarısı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/asfalt-patileri-yakiyor-pisi-pisi-otu-tehlike-saciyor-uzmanindan-sicak-hava-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/asfalt-patileri-yakiyor-pisi-pisi-otu-tehlike-saciyor-uzmanindan-sicak-hava-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da etkisini artıran sıcak hava ve yüksek nem, insanlar kadar hayvanları da olumsuz etkiliyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Serhan Serhat Ay, özellikle sıcak asfaltın pati yanıklarına, yetersiz su tüketiminin sıcak çarpmasına, pisi pisi otlarının ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da etkisini artıran sıcak hava ve yüksek nem, insanlar kadar hayvanları da olumsuz etkiliyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Serhan Serhat Ay, özellikle sıcak asfaltın pati yanıklarına, yetersiz su tüketiminin sıcak çarpmasına, pisi pisi otlarının ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. </p><p>Karadeniz Bölgesi'ne hizmet veren tek kamu hayvan hastanesi olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Serhan Serhat Ay, sıcak havaların hayvanlar üzerindeki etkilerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Yaz döneminde kedilerin üreme faaliyetlerine bağlı sorunların arttığını ifade eden Ay, 'Bahar döneminden gelen kedilerin üreme faaliyetleri ile ilgili sorunlar yaz boyunca karşımıza çıkmaktadır. Güç doğum vakalarıyla sık karşılaşıyoruz. Bunun yanı sıra yüksekten düşme, gece vakaları ve trafik kazaları nedeniyle getirilen hayvanlar da oluyor. FIP hastalığı da sık karşılaştığımız hastalıklar arasında yer alıyor' dedi. </p><p>'Sıcak ve nem birlikte etkisini artırıyor' </p><p>Samsun'un yüksek nem oranına sahip bir kent olduğuna dikkat çeken Başhekim Prof. Dr. Serhan Serhat Ay, sıcaklığın bu nedenle hayvanlar üzerinde daha ağır etkiler oluşturduğunu belirterek, 'Sıcaklıklar arttı. Samsun özellikle nemli bir bölgedir. Bu da sıcağın etkisini daha da artıran bir faktördür. Buna bağlı olarak kedi ve köpeklerimize dikkat edilmesi gerekmektedir. Asfalt çok sıcak olur ve üzerine basıldığı zaman patiler yanabilir. Duvarların emdiği sıcağın gece boyunca salınmaya devam etmesi de hayvanlarda sıcak stresine, dolayısıyla sıcak çarpmasına yol açmaktadır' diye konuştu. </p><p>Su tüketiminin önemi </p><p>Hayvanların sıcak havalarda yeterli miktarda su tüketmesinin hayati önem taşıdığına işaret eden Başhekim Ay, 'Hayvanlarımıza bol su temin edilmesi çok önemlidir. Kullanacağımız su içme suyu olmalıdır. Serin su tercih edilmelidir. Bütün canlıların olduğu gibi kedi, köpek, inek ve atların da suya ihtiyacı oldukça yüksektir. Nemle birlikte sıcak birleştiği zaman bu ihtiyaç daha da artmaktadır. Hayvanları cereyanda değil, serin bir yerde tutmak önemlidir. Dışarıda dolaştırılacak kedi ve köpekler akşamın serin saatlerinde dolaştırılmalıdır' şeklinde konuştu. </p><p>'Pisi pisi otları ciddi sorunlara neden olabilir' </p><p>Yaz aylarında pisi pisi otlarına karşı da dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Ay, 'Bu otlar kedi ve köpeklerin gözlerinden, kulaklarından, patilerinden ve vücutlarının çeşitli bölgelerinden girerek zarar oluşturmaktadır. Vücuda girdikten sonra hareket ederek ciddi sıkıntılara yol açmaktadır. Mümkünse hayvanlarımızı bu alanlarda dolaştırmamalıyız. Dolaştırıyorsak da kontrollerini iyi yapmamız gerekmektedir' ifadelerini kullandı. </p><p>Sahipsiz hayvanların da sıcak havadan ciddi şekilde etkilendiğini belirten Ay, 'Sokak hayvanlarının sokakta kalmaları ve kendilerini buna adapte ediyor olmaları, hayatta kalacakları anlamına gelmiyor. Sıcaklar nasıl ev hayvanlarını etkiliyorsa sahipsiz sokak hayvanlarını da etkileyebilir. Dolayısıyla uygun yerlere serin su ve mama konulması bu canlılar için de önemli bir destek sağlayacaktır' açıklamasında bulundu. </p><p>2026 yılında 14 bin hasta </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öte yandan, Karadeniz Bölgesi'nin ilk hayvan hastanesi olan OMÜ Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, bölgedeki tek Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Yıllık yaklaşık 30 bin hastaya hizmet veren hastaneye, 2026 yılının ilk 6 ayında 14 bin hayvan getirildi. Hastaların yaklaşık yüzde 80'ini kedi, köpek ve kuş gibi pet hayvanları oluştururken, kalan kısmını büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ile atlar oluşturdu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/asfalt-patileri-yakiyor-pisi-pisi-otu-tehlike-saciyor-uzmanindan-sicak-hava-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:56:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/asfalt-patileri-yakiyor-pisi-pisi-otu-tehlike-saciyor-uzmanindan-sicak-hava-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="20342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu yaz ya sıcak çarpacak ya da klima: Uzmanından hayati uyarılar]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/bu-yaz-ya-sicak-carpacak-ya-da-klima-uzmanindan-hayati-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/bu-yaz-ya-sicak-carpacak-ya-da-klima-uzmanindan-hayati-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, yaz aylarında aşırı sıcakların yanı sıra bilinçsiz klima kullanımının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirterek, 'Bu yaz vatandaşlar ya sıcak çarpmasıyla ya da yanlış klima kullanımına bağlı sağlık problemleriyle karşı karşıya kalabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, yaz aylarında aşırı sıcakların yanı sıra bilinçsiz klima kullanımının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirterek, 'Bu yaz vatandaşlar ya sıcak çarpmasıyla ya da yanlış klima kullanımına bağlı sağlık problemleriyle karşı karşıya kalabilir' dedi. </p><p>Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte acil servislere sıcak çarpması ve klima kaynaklı rahatsızlıklarla başvuranların sayısında artış yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanların yüksek risk altında olduğuna dikkat çekti. </p><p>'Sıcak çarpması dakikalar içinde hayati tehlikeye dönüşebilir' </p><p>Sıcak çarpmasının tıbbi bir acil durum olduğunu vurgulayan Özkaya, vücudun ısı düzenleme mekanizmasının yetersiz kalması sonucu vücut sıcaklığının 10-15 dakika içinde 41 derece ve üzerine çıkabileceğini söyledi. Özkaya, 'Kişide baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, bayılma, nöbet ve kalp ritim bozuklukları görülebilir. Müdahale edilmezse ölümcül sonuçlar doğurabilir. Daha hafif evrede ise aşırı terleme, mide bulantısı, halsizlik, baş ağrısı ve soğuk-nemli cilt gibi ısı bitkinliği belirtileri ortaya çıkar' diye konuştu. </p><p>En büyük risk altındaki 3 grup </p><p>Prof. Dr. Şevket Özkaya, aşırı sıcaklardan en fazla küçük çocuklar ve yaşlıların etkilendiğini belirterek, bu grupların vücut ısılarını düzenlemekte daha fazla zorlandığını belirtti. Kronik hastalığı bulunan ve düzenli ilaç kullanan kişilerin de risk altında olduğunu ifade eden Özkaya, açık alanda çalışanlar ile serin ortamlara erişim imkanı bulunmayan vatandaşların sıcak çarpmasına karşı daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. </p><p>'Klima çarpması yazın zatürreyi artırıyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz aylarında yalnızca aşırı sıcakların değil, bilinçsiz klima kullanımının da önemli bir sağlık tehdidi oluşturduğunu belirten Özkaya, son yıllarda 'klima zatürresi' vakalarında belirgin artış yaşandığının altını çizdi. Kapalı alanlarda kullanılan klimaların düzenli bakımının yapılmaması halinde lejyonella bakterisinin üreyebildiğini ifade eden Özkaya, 'Klima sistemlerinden yayılan bakteriler akciğerlere ulaşarak ciddi zatürre tablosuna neden olabiliyor. Öksürük, yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrıları, boğaz tahrişi, geçmeyen öksürük ve baş ağrısı gibi şikayetlerle hastanelere başvurular artıyor' şeklinde konuştu. </p><p>Klima kullanırken dikkat </p><p>Klimaların doğrudan vücuda üfleyecek şekilde kullanılmaması gerektiğini belirten Özkaya, iç ve dış ortam sıcaklığı arasında aşırı fark oluşturulmamasını tavsiye etti. Klima kullanılacaksa ortam sıcaklığının 22 derecenin altına düşürülmemesi gerektiğini dile getiren Özkaya, cihazların düzenli bakım ve filtre temizliğinin de ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti. </p><p>Klima olmadan da serinlemek mümkün </p><p>Aşırı sıcaklardan korunmak için vatandaşlara çeşitli önerilerde bulunan Özkaya, gün boyunca bol su tüketilmesi, mümkünse soğuk duş alınması, boyun ve bileklere soğuk kompres uygulanması, gündüz saatlerinde perde ve panjurların kapalı tutulması, pamuklu ve nefes alabilen kıyafetlerin tercih edilmesi, vantilatörle hava sirkülasyonunun sağlanması, gereksiz ısı yayan elektrikli cihazların çalıştırılmaması ve özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalınmaması gerektiğini ifade etti. </p><p>Özkaya, yaz aylarında hem aşırı sıcaklara hem de bilinçsiz klima kullanımına karşı dikkatli olunmasının ciddi sağlık sorunlarının önüne geçeceğini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/bu-yaz-ya-sicak-carpacak-ya-da-klima-uzmanindan-hayati-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bu-yaz-ya-sicak-carpacak-ya-da-klima-uzmanindan-hayati-uyarilar.jpg" type="image/jpeg" length="51373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sünnet için en uygun dönem, okulların tatil olduğu yaz dönemi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/sunnet-icin-en-uygun-donem-okullarin-tatil-oldugu-yaz-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/sunnet-icin-en-uygun-donem-okullarin-tatil-oldugu-yaz-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Levent Üstün, çocuklar için en uygun sünnet döneminin okulların tatil olduğu yaz dönemi olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Levent Üstün, çocuklar için en uygun sünnet döneminin okulların tatil olduğu yaz dönemi olduğunu söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Okulların tatile girmesi ile birlikte sünnet sayılarında artış yaşanmaya başladı. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Levent Üstün, sünnet için en uygun dönemin yaz ayları olduğunu belirterek, 'Yaz mevsiminde okulların tatil olması çocuklarımız için çok büyük bir avantaj oluyor. Sünnet kararında deniz ve havuz yönünden tereddütler yaşanıyor ama sünnet sonrasında denize girmek için 7-10 günlük bir süre bizim için yeterli oluyor. Havuz için ise hem kimyasallar hem de mikrobik durum söz konusu olduğu için bu süre 14 güne kadar çıkabiliyor. Sünnetin yapılması gereken bir işlem olduğunu da düşünürsek, yaz dönemi bunun için en uygun dönem. Okulların tatil olması sünnet olacak çocuklar için çok iyi oluyor. 1 hafta-10 günlük aranın ardından çocuklarımız normal aktivitelerine devam ediyorlar' dedi. </p><p>'3-6 yaş arası çocuklar fallik dönem nedeniyle sünnet edilmiyor' </p><p>Çocukların bedenini ve cinsiyetini fark etmeye başladığı 3-6 yaşları arasında psikolojik sebeplerle sünnetin tercih edilmediğini, bunun dışında kalan yaşlarda ise uygun şartlarda yapılabileceğini belirten Uzm. Dr. Üstün, 'Sünnetin yapılmasında kesin bir yaş olmamakla birlikte yapılmama yaşı var. Bu da 3-6 yaş yani fallik dönem dediğimiz dönem. Bu dönem çocukların cinsel ve psikolojik gelişim çağı. Bu dönemin dışında her yaşta yapılabilir. Fakat bizim tavsiye ettiğimiz belli yaş grupları var. Çok erken dönemde yaptırmayı çok tavsiye etmiyorum. Toplum arasında da '40'ı çıksın' denir. Bu süre içerisinde çocuğun hayata, annenin çocuğa alışması, çocuğun beslenmeye olan uyumunun oluşması gerekir. Bunları düşünmemiz gerekir. Onun için doğumdan 40 gün geçtikten sonra sünnet fallik döneme kadar yapılabilir. Bazen sünnet derisinin organ etrafını sarmasına bağlı fimozis dediğimiz durum oluyor. Giderek zamanla açılma gösterebiliyor bu sünnet derisi. Onun için ilk 2 aylık dönem geçtikten sonra sünnetin 3 yaşına kadar yapılması daha uygundur. 3-6 yaş arasındaki çocuklara ise fallik dönem nedeniyle psikolojik sebeplerle yapılmıyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/sunnet-icin-en-uygun-donem-okullarin-tatil-oldugu-yaz-donemi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:24:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/sunnet-icin-en-uygun-donem-okullarin-tatil-oldugu-yaz-donemi.jpg" type="image/jpeg" length="11996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü estetikçiden burun estetiği uyarısı: 'En ideal yaş 18 ve üzeridir']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/unlu-estetikciden-burun-estetigi-uyarisi-en-ideal-yas-18-ve-uzeridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/unlu-estetikciden-burun-estetigi-uyarisi-en-ideal-yas-18-ve-uzeridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de en sık yapılan estetik operasyonlardan biri olan burun estetiğine ilişkin uyarılarda bulunan Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, burun estetiğinin tıbbi gereklilik halinde ve ideal olarak 18 yaşından sonra yapılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de en sık yapılan estetik operasyonlardan biri olan burun estetiğine ilişkin uyarılarda bulunan Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, burun estetiğinin tıbbi gereklilik halinde ve ideal olarak 18 yaşından sonra yapılması gerektiğini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, burun estetiği ameliyatlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'de en sık uygulanan estetik operasyonlardan birinin burun estetiği olduğunu belirten Akbaş, ameliyat kararının yalnızca estetik kaygılarla değil, tıbbi gereklilikler doğrultusunda verilmesi gerektiğini vurguladı. Burun estetiğinin doğuştan gelen genetik özellikler ya da çocukluk döneminde yaşanan travmalar sonucu oluşan şekil bozukluklarının giderilmesi amacıyla yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Akbaş, kemerli burun, büyük burun, düşük burun ucu veya geniş burun tabanı gibi farklı deformitelerin kişinin yüz estetiğini ve psikolojisini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. </p><p>'Daha güzel olmak istiyorum, düşüncesiyle ameliyat olunmamalı' </p><p>Özellikle 18 yaşını doldurmuş gençlerde, burundaki şekil bozukluğunun kişinin psikolojisini ve sosyal yaşamını olumsuz etkilemesi durumunda burun estetiğinin yüz ile uyumu sağlayan önemli bir tedavi seçeneği olduğunu dile getiren Akbaş, 'Eğer 18 yaşına gelmiş genç bir kız ya da erkekte burundaki şekil bozukluğu kişinin psikolojisini, sosyal hayatını ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa, yapılması gereken şey burundaki bu şekil bozukluğunu düzelterek burnun yüzle uyumunu sağlamaktır. Ancak günümüzde sosyal medyanın da etkisiyle ne yazık ki çok erken yaşlarda çocuklar burun estetiği ameliyatı için başvurmaktadır. 14, 15, 16 ya da 17 yaşındaki bireylerde bu ameliyatın yapılması genellikle doğru değildir. Mümkünse fiziksel gelişim tamamlandıktan, bunun yanında ruhsal gelişim de olgunlaştıktan sonra, yani 18 yaş ve üzerinde burun estetiğinin yapılması daha uygundur. Burada en önemli şart, burunda gerçekten bir şekil bozukluğunun bulunmasıdır. Yani estetik burun ameliyatının yapılmasını gerektiren bir endikasyon olmalıdır. Aksi takdirde bunu uygun bulmuyorum. Aslında burnu güzel olan ve yüzüyle uyumlu olan bir kişinin sadece 'daha güzel olmak istiyorum, daha alımlı görünmek istiyorum, daha dikkat çekici olmak istiyorum' düşüncesiyle bu ameliyatı yaptırmasını doğru bir tercih değildir' dedi. </p><p>Hayati Akbaş şunları söyledi: </p><p>'Sonuçta bu bir cerrahi işlemdir. Uygun zamanda ve doğru endikasyonla yapıldığında insanların hem psikolojilerini hem de günlük yaşamlarını olumlu yönde etkileyebilir. Ancak gereksiz yapılan estetik ameliyatlar, diğer tüm ameliyatlarda olduğu gibi kişi için hem bir yük hem de bir stres kaynağıdır. Ayrıca her cerrahi girişim belirli riskler taşır. Bu nedenle özellikle şu uyarıyı yapmak isterim: Endikasyon olmadığı sürece ameliyata gerek yoktur. Ancak endikasyon varsa, bu durum bir tedavi yaklaşımı olarak değerlendirilebilir ve burun estetiği yapılabilir. Mümkün olduğunca 18 yaşından önce burun estetiği yapılmamasında fayda vardır. Çok özel durumlarda ise bu yaş sınırı 17'ye çekilebilir. Eğer gerçekten burundaki şekil bozukluğu kişinin psikolojisini, okul hayatını ve sosyal yaşamını ciddi şekilde olumsuz etkiliyorsa, istisnai olarak daha erken yaşta ameliyat düşünülebilir. Ancak genel olarak en ideal yaş, 18 ve üzeridir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/unlu-estetikciden-burun-estetigi-uyarisi-en-ideal-yas-18-ve-uzeridir</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:39:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/unlu-estetikciden-burun-estetigi-uyarisi-en-ideal-yas-18-ve-uzeridir.jpg" type="image/jpeg" length="63988"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üroloji uzmanından 'havuz sistiti' uyarısı: 'Havuz keyfiniz kabusa dönmesin']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uroloji-uzmanindan-havuz-sistiti-uyarisi-havuz-keyfiniz-kabusa-donmesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uroloji-uzmanindan-havuz-sistiti-uyarisi-havuz-keyfiniz-kabusa-donmesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Gürkan Özkan, yaz aylarında hijyen kurallarına dikkat edilmeyen havuzların idrar yolu enfeksiyonlarına neden olabileceğini belirterek, 'Havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo mümkün olan en kısa sürede değiştirilmelidir. Havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almak, kişisel hijyen kurallarına dikkat etmek, ortak havlu ve kişisel eşyaları kullanmamak, gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmek ve idrarı uzun süre tutmamak enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Gürkan Özkan, yaz aylarında hijyen kurallarına dikkat edilmeyen havuzların idrar yolu enfeksiyonlarına neden olabileceğini belirterek, 'Havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo mümkün olan en kısa sürede değiştirilmelidir. Havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almak, kişisel hijyen kurallarına dikkat etmek, ortak havlu ve kişisel eşyaları kullanmamak, gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmek ve idrarı uzun süre tutmamak enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır' dedi. </p><p>Yaz aylarında serinlemek için tercih edilen yüzme havuzlarının gerekli hijyen şartları sağlanmadığında bazı sağlık sorunlarına zemin hazırlayabildiğini belirten Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Gürkan Özkan, halk arasında 'havuz sistiti' olarak bilinen idrar yolu enfeksiyonu hakkında önemli bilgiler verdi. </p><p>'İdrar yaparken yanma en sık görülen belirti' </p><p>Havuz sistitinin, mesanenin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ve özellikle kadınlarda daha sık görülen bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Özkan, 'Tek başına havuz suyu enfeksiyona neden olmasa da yeterince dezenfekte edilmeyen havuzlar, uzun süre ıslak mayo ile kalınması ve kişisel hijyen eksikliği enfeksiyon riskini artırabilir. En yaygın belirti idrar yaparken yanma ve sızı hissidir. Bunun yanında sık idrara çıkma, her seferinde az miktarda idrar yapma, ani idrar ihtiyacı, kasık ve alt karın bölgesinde ağrı, bulanık veya kötü kokulu idrar ile bazı hastalarda idrarda kan görülmesi de karşılaşılan belirtiler arasındadır' diye konuştu. </p><p>Enfeksiyonun ilerlemesi halinde ateş, titreme, mide bulantısı, halsizlik ve bel ağrısı gibi şikayetlerin ortaya çıkabileceğini belirten Özkan, bu belirtilerin enfeksiyonun böbreklere yayılmış olabileceğinin göstergesi olabileceğini, bu durumda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. </p><p>'Kadınlar ve çocuklar daha yüksek risk altında' </p><p>Kadınlar, çocuklar, hamileler, menopoz dönemindeki bireyler, diyabet hastaları, bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ile sık idrar yolu enfeksiyonu geçirenlerin havuz sistiti açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Özkan, idrar yollarında taş veya tıkanıklık bulunmasının ve erkeklerde prostat hastalıklarının da enfeksiyon riskini artırdığını ifade etti. Havuz sistitinin tanısının hekim muayenesiyle birlikte yapılan idrar tahlili ve gerektiğinde idrar kültürüyle konulduğunu belirten Dr. Özkan, bakteriyel enfeksiyonlarda uygun antibiyotik tedavisinin uygulandığını, bol su tüketiminin ise iyileşme sürecine katkı sağladığını belirterek, antibiyotiklerin mutlaka hekim önerisiyle kullanılması ve tedavinin yarıda bırakılmaması tavsiyesinde bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Islak mayoyla uzun süre kalmayın' </p><p>Havuz sistitinden korunmak için temizliği ve klor dengesi düzenli kontrol edilen havuzların tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Özkan, 'Havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo mümkün olan en kısa sürede değiştirilmelidir. Havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almak, kişisel hijyen kurallarına dikkat etmek, ortak havlu ve kişisel eşyaları kullanmamak, gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmek ve idrarı uzun süre tutmamak enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır. Ayrıca yüzme sonrasında idrar yapmak, idrar yoluna ulaşabilecek mikroorganizmaların vücuttan uzaklaştırılmasına katkı sağlayabilir' ifadelerini kullandı. </p><p>Basit önlemlerle büyük ölçüde önlenebilen havuz sistitinin belirtilerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Özkan, erken tanı ve doğru tedavi sayesinde enfeksiyonun kısa sürede kontrol altına alınabileceğini ve böbreklere yayılması gibi ciddi komplikasyonların önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uroloji-uzmanindan-havuz-sistiti-uyarisi-havuz-keyfiniz-kabusa-donmesin</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:51:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/uroloji-uzmanindan-havuz-sistiti-uyarisi-havuz-keyfiniz-kabusa-donmesin.jpg" type="image/jpeg" length="21526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da sıcaktan bayılan kadının yardımına vatandaşlar ve polisler koştu]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-sicaktan-bayilan-kadinin-yardimina-vatandaslar-ve-polisler-kostu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-sicaktan-bayilan-kadinin-yardimina-vatandaslar-ve-polisler-kostu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAMSUN (İHA) - Samsun'da yürüdüğü sırada sıcaktan etkilenerek fenalaşıp yere düşen kadın, vatandaşlar ile görevli kadın polislerin yardımıyla güvenli alana taşındı. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) - Samsun'da yürüdüğü sırada sıcaktan etkilenerek fenalaşıp yere düşen kadın, vatandaşlar ile görevli kadın polislerin yardımıyla güvenli alana taşındı. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Olay, İlkadım ilçesi Cumhuriyet Meydanı'nda meydana geldi. Meydanda yürüyen bir kadın, aşırı sıcak havanın etkisiyle bir anda fenalaşarak baygınlık geçirdi. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar ile bölgede görev yapan kadın polis memurları hemen kadının yardımına koştu. Kadını kollarına girerek güneşten uzak, gölge bir alana taşıyan ekipler ve vatandaşlar, sağlık ekiplerinin gelmesine kadar kadını yalnız bırakmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhbar üzerine olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri, ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Sıcaktan etkilendiği değerlendirilen kadın, ambulansla Gazi Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-sicaktan-bayilan-kadinin-yardimina-vatandaslar-ve-polisler-kostu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/samsun-cumhuriyet-meydaninda-panik-dolu-anlar.jpg" type="image/jpeg" length="43539"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yenidoğan bebeğin bezine bakarak sağlıklı olduğunu anlamak mümkün]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/yenidogan-bebegin-bezine-bakarak-saglikli-oldugunu-anlamak-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/yenidogan-bebegin-bezine-bakarak-saglikli-oldugunu-anlamak-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAMSUN (İHA) - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Yiğit, yenidoğan bebeklerin sağlıklı olup olmadığının, iyi beslenip beslenmediğinin bebeğin günde kaç kez idrar yaptığının kontrol edilmesiyle anlaşılabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Yiğit, yenidoğan bebeklerin sağlıklı olup olmadığının, iyi beslenip beslenmediğinin bebeğin günde kaç kez idrar yaptığının kontrol edilmesiyle anlaşılabileceğini söyledi. </p><p>Yenidoğan bebeklerde beslenme, özellikle ilk annelikte birçok soruyu beraberinde getiriyor. Çiçeği burnunda anneler, bebeklerini sağlıklı bir şekilde büyütmek ve sağlıklarını korumak için çaba sarf ederken, uzmanlar ise bebeklerin sağlığını anlamanın iki kritik yoluna dikkat çekti. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Uzm. Dr. Elif Yiğit, bebeğin bezine ve kilosuna bakarak bu durumun farkına varılabileceğini ifade etti. </p><p>'Sağlıklı bir bebek günde en az 5-6 kez çiş yapmalı' </p><p>Sadece anne sütü ile beslenen yenidoğan bebeklerin günde en az 5-6 kez çiş yapması gerektiğini dile getiren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Yiğit, 'Sıcak yaz aylarındayız. Bu dönemde doğumlar da gerçekleşiyor. Öncelikle bebeğimizin çok güzel beslenmesi lazım ki sarılık ya da farklı hastalıklarla karşı karşıya kalmayalım. Yenidoğan bebeğimizi beslerken dikkat edilmesi gereken hususlar var. En çok sorulan sorulardan biri de 'Yaz ayları geldi, bebeğe su vermeli miyiz' şeklinde oluyor. Bebek doğduktan sonra ilk görevimiz onu bol bol emzirmek. Yenidoğan bebek doğdu ve patron artık o. Bebek ne kadar isterse o kadar emzirmemiz gerekiyor. Saat başı mı emmek istedi? Saat başı. Daha fazla emmek istiyorsa daha fazla. Ama hiç uyanmayan bir bebeği iki saatte bir mutlaka emzirmek durumundayız. Bunun haricinde bir bebeğe anne sütünün yeterli gelip gelmediğini gösteren iki parametre var. Bu iki parametre nedir? Birincisi, bebek yeterince çiş yapıyor mu? Bir bebek günde 5-6 kez çiş yapmalı. Kaka değil, çişli bez alıyorsanız bu, bebeğin yeteri kadar anne sütü aldığını gösterir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bebeklere 6 aya kadar su verilmez, su verilirse kalori açığı oluşur ve bebek yeterince kilo alamaz' </p><p>En çok sorulan sorulardan birinin bebeklere su verilip verilmemesi olduğuna da dikkat çeken Uzm. Dr. Yiğit, 'Bebeğin sağlıklı olduğunu gösteren ikinci parametre ise yeterli miktarda kilo alması. Bir bebek ilk aylarda günde 20-30 gram kadar kilo almalıdır. Bu kilo almayı sağlıyorsak anne sütümüz yeterli demektir. Anne sütü yeterli olan bir bebeğe 6 aya kadar su kesinlikle vermiyoruz. Yaz ayı da olsa anne sütü alan bebekte su kullanımına gerek yok. Su verilirse bazı sorunlar olabiliyor. Çünkü anne sütü alan bir bebeğin zaten midesi küçücük. Eğer bu küçük mideye su verirsek, suyla mide doluyor ve anne sütüne yer kalmıyor. Bu nedenle bebekte kalori açığı oluşuyor. Kalori açığı oluşunca da bu ileride sarılığa ve kilo alamamaya sebep oluyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/yenidogan-bebegin-bezine-bakarak-saglikli-oldugunu-anlamak-mumkun</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:36:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/yenidogan-bebegin-bezine-bakarak-saglikli-oldugunu-anlamak-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="29839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş çarpması hayati risk taşıyor]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/gunes-carpmasi-hayati-risk-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/gunes-carpmasi-hayati-risk-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bu günlerde güneş çarpmasına karşı uyarıda bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Atakan Canbulat, yüksek ateş, bilinç bulanıklığı ve baş dönmesi gibi belirtilerin hayati risk taşıdığını belirterek, erken müdahale ve doğru ilk yardım uygulamalarının yaşam kurtardığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bu günlerde güneş çarpmasına karşı uyarıda bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Atakan Canbulat, yüksek ateş, bilinç bulanıklığı ve baş dönmesi gibi belirtilerin hayati risk taşıdığını belirterek, erken müdahale ve doğru ilk yardım uygulamalarının yaşam kurtardığını söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Dr. M. Atakan Canbulat, yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava nedeniyle güneş altında uzun süre kalmanın hayati tehlike oluşturabileceğini belirterek, güneş çarpmasının belirtileri ve ilk yardım uygulamaları hakkında önemli bilgiler verdi. Açık alanlarda uzun süre güneş altında kalan kişilerin, özellikle yaşlıların risk altında olduğunu ifade eden Dr. M. Atakan Canbulat, güneş çarpmasının erken müdahale edilmediğinde ciddi organ hasarına ve ölüme yol açabilecek acil bir sağlık sorunu olduğunu söyledi. Güneş çarpmasının, vücudun ısı düzenleme mekanizmasının aşırı sıcak ve nemli hava şartlarında yetersiz kalması sonucu vücut ısısının 40 derece ve üzerine çıkmasıyla meydana geldiğini belirten Canbulat, 'Erken müdahale edilmezse ciddi organ hasarına ve ölüme yol açabilir' dedi. </p><p>Güneş çarpmasının başlıca nedenleri arasında aşırı sıcak ve nem, uzun süre güneşe maruz kalma ve yetersiz sıvı tüketiminin bulunduğunu kaydeden Canbulat, kalın sentetik kıyafetler, alkol tüketimi ve ağır yemeklerin de riski artırdığını ifade etti. </p><p>Güneş çarpmasının belirtilerine de değinen Canbulat, yüksek ateş, cildin sıcak ve kuru olması, baş ağrısı, baş dönmesi, zihin karışıklığı, konuşma bozukluğu, hızlı nabız, yüzeysel solunum, mide bulantısı ve kas kramplarının en sık görülen belirtiler arasında yer aldığını söyledi. </p><p>İlk yardım uygulamalarının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Canbulat, güneş çarpmasına maruz kalan kişinin serin bir ortama alınması, sırt üstü yatırılması, fazla giysilerinin çıkarılması ve soğuk kompres uygulanması gerektiğini belirtti. Bilinci açık olan kişilere küçük yudumlarla su verilebileceğini ifade eden Canbulat, bilinci kapalı kişilere ise kesinlikle ağızdan sıvı verilmemesi gerektiğini vurguladı. </p><p>Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini hatırlatan Canbulat, 'Ateş düşmüyorsa, bilinç kaybı veya şiddetli kusma varsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/gunes-carpmasi-hayati-risk-tasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:14:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/gunes-carpmasi-hayati-risk-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="60955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesörden aşırı sıcak uyarısı: 'Bu yaz gençlerimiz tehlike altında']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/profesorden-asiri-sicak-uyarisi-bu-yaz-genclerimiz-tehlike-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/profesorden-asiri-sicak-uyarisi-bu-yaz-genclerimiz-tehlike-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAMSUN (İHA) - Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Avrupa'da etkisini gösteren aşırı sıcak hava dalgasının Türkiye'yi de etkileyeceğini belirterek, özellikle gençleri sıcak havalarda alkol tüketimi ve ağır egzersiz konusunda uyardı. Özkaya, 'Bu yaz gençlerimiz tehlike altında. Gençler de kalp krizi geçirebilir, ani ölümler yaşanabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) - Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Avrupa'da etkisini gösteren aşırı sıcak hava dalgasının Türkiye'yi de etkileyeceğini belirterek, özellikle gençleri sıcak havalarda alkol tüketimi ve ağır egzersiz konusunda uyardı. Özkaya, 'Bu yaz gençlerimiz tehlike altında. Gençler de kalp krizi geçirebilir, ani ölümler yaşanabilir' dedi. </p><p>Prof. Dr. Şevket Özkaya, Avrupa genelinde günlerdir rekor sıcaklıkların yaşandığını, benzer hava şartlarının Türkiye'de de etkisini göstereceğini ifade ederek, sağlık hizmetlerinde hayati tehlike oluşturan acil başvuruların belirgin şekilde arttığına dikkat çekti. Son günlerde Avrupa'da ve Türkiye'de ambulans servislerinin rekor düzeyde yoğunluk yaşadığını belirten Özkaya, kalp krizi ve solunum sıkıntısı nedeniyle özellikle genç hastaların başvurularında yaklaşık üçte bir oranında artış görüldüğünü söyledi. Aşırı sıcakların vücuda ciddi fiziksel yük bindirdiğini vurgulayan Özkaya, 'Sıcak hava kalbin daha hızlı ve daha güçlü çalışmasına neden oluyor. Buna alkolün oluşturduğu sıvı kaybı da eklendiğinde hayati risk daha da artıyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın açık havada ağır egzersizden kaçınmaları gerekiyor' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Alkol ve sıcak hava tehlikeli bir birleşim' </p><p>Alkolün idrar söktürücü etkisi nedeniyle vücuttan sıvı kaybını artırdığını belirten Prof. Dr. Özkaya, sıcak havalarda yoğun terlemeyle birlikte bu durumun ciddi susuzluğa yol açabileceğini kaydetti. Bu çifte sıvı kaybı nedeniyle gün boyunca susamayı beklemeden düzenli su tüketmenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Özkaya, özellikle sıcak hava dalgalarında gecelerin de sıcak geçmesinin vücudun yeterince soğuyamamasına neden olduğunun altını çizdi. </p><p>'Sıcak çarpması dakikalar içinde gelişebilir' </p><p>Sıcak çarpmasının yalnızca yaşlıları değil, genç ve sağlıklı bireyleri de etkileyebileceğine dikkat çeken Özkaya, özellikle güneş altında uzun süre kalan, ağır egzersiz yapan veya alkol tüketen kişilerde riskin arttığını ifade ederek, 'Vücut artık ısıyı kontrol edemez hale geldiğinde yüksek ateş, hızlı nefes alma, nefes darlığı, bayılma ve bilinç kaybı görülebilir. Bu tablo acil tıbbi müdahale gerektirir. Doktor olarak vatandaşlarımıza mümkünse birkaç gün egzersize ara vermelerini öneriyoruz. Dışarıda fiziksel aktivite yapılacaksa sabahın erken saatleri ya da akşamın geç saatleri tercih edilmeli, tempo düşürülmeli ve vücut zorlanmamalıdır' şeklinde konuştu. </p><p>Özellikle gençlerin kendilerini risklerden uzak görmemesi gerektiğini vurgulayan Özkaya, 'Sokakta ve sahil şeridinde aşırı sıcakta koşan çok sayıda genç görüyorum. İnsan fizyolojisini zorlayacak bu tür aktivitelerin tek açıklaması sorumsuzluktur. Gençler kendilerini yenilmez sanmamalı' ifadelerini kullandı. </p><p>Vatandaşlara günün en sıcak saatlerinde güneşten uzak durmaları, susamayı beklemeden bol su tüketmeleri ve vücutlarını gereksiz ısı yüküne maruz bırakmamaları çağrısında bulunan Prof. Dr. Şevket Özkaya şunları söyledi: </p><p>'Gençlerin de kalp krizi geçirebildiğini ve ani ölümlerin yaşanabileceğini unutmamak gerekiyor. Bu nedenle özellikle bu yaz herkesin daha dikkatli olması büyük önem taşıyor.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/profesorden-asiri-sicak-uyarisi-bu-yaz-genclerimiz-tehlike-altinda</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:02:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/profesorden-asiri-sicak-uyarisi-bu-yaz-genclerimiz-tehlike-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="44555"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından 'kene' uyarısı: 'Panik yapmayın']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmanindan-kene-uyarisi-panik-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uzmanindan-kene-uyarisi-panik-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Teoman Kaynar, 'Kene yapıştığında paniğe kapılmadan doğru yöntemle çıkarılmalı ve ateş, halsizlik gibi belirtiler görülürse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Teoman Kaynar, 'Kene yapıştığında paniğe kapılmadan doğru yöntemle çıkarılmalı ve ateş, halsizlik gibi belirtiler görülürse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır' dedi. </p><p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan kene vakaları, halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturmaya devam ediyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Teoman Kaynar, özellikle kırsal alanlarda, piknik bölgelerinde ve parklarda vakit geçiren vatandaşlara uyarıda bulundu. </p><p>'Panik yapmayın' </p><p>Uyarılarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Teoman Kaynar, kene tutunması durumunda paniğe kapılmadan doğru müdahalenin yapılması gerektiğini belirtti. Kaynar, 'Kene yapıştığında paniğe kapılmadan doğru yöntemle çıkarılmalı, ateş, halsizlik gibi belirtiler görülmesi halinde ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Havaların ısınmasıyla birlikte kene popülasyonunda gözle görülür bir artış yaşanıyor. Yanlış müdahaleler, başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olmak üzere ciddi enfeksiyon risklerini artırabiliyor' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kene nasıl çıkarılır? </p><p>Kenenin vücuda tutunması halinde sakin olunması gerektiğini vurgulayan Kaynar, kolonya, alkol, gaz yağı veya sigara ateşi gibi yöntemlerin kesinlikle kullanılmaması gerektiğini söyledi. Kaynar, 'Kene, ince uçlu bir cımbızla deriye en yakın noktadan tutulmalı, sağa sola çevrilmeden dik ve yavaş bir şekilde çekilmelidir. Baş kısmının deri içinde kalması durumunda vatandaşlar kendileri müdahale etmemeli, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır' ifadelerini kullandı. </p><p>Kene çıkarıldıktan sonra ısırılan bölgenin bol su ve sabunla yıkanması gerektiğini belirten Kaynar, kişinin en az 10 gün boyunca kendisini gözlemlemesi gerektiğini kaydetti. Dr. Kaynar, bu süreçte ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, bulantı, kusma veya ısırık bölgesinde kızarıklık gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmasının önem taşıdığını ifade etti. </p><p>'Hayati önem taşıyor' </p><p>Keneden korunmak için açık renkli ve vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Kaynar, pantolon paçalarının çorap içine alınmasını, doğa yürüyüşü veya tarla çalışmalarının ardından vücudun ayrıntılı şekilde kontrol edilmesini önerdi. Evcil hayvanların da düzenli olarak kontrol edilmesi ve veteriner hekim önerileri doğrultusunda dış parazit uygulamalarının aksatılmaması gerektiğini belirten Kaynar, kırsal bölgelerde yaşayanlar ile hayvancılıkla uğraşan vatandaşların daha yüksek risk altında bulunduğunu söyledi. Açık alanlardan dönüşte yapılacak kısa bir vücut kontrolünün ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Teoman Kaynar, 'Yaz boyunca artış göstermesi beklenen kene vakalarına karşı vatandaşların bilinçli davranması, doğru müdahalede bulunması ve erken dönemde sağlık kuruluşuna başvurması hayat kurtarabilir' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmanindan-kene-uyarisi-panik-yapmayin</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:28:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/uzmanindan-kene-uyarisi-panik-yapmayin.jpg" type="image/jpeg" length="73357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Özden: 'Kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyen, eklemlere geri dönülmez hasar verebilen sedef hastalığı tamamen iyileştirilebiliyor']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/prof-dr-ozden-kalp-damar-sagligini-olumsuz-etkileyen-eklemlere-geri-donulmez-hasar-verebilen-sedef-hastaligi-tamamen-iyilestirilebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/prof-dr-ozden-kalp-damar-sagligini-olumsuz-etkileyen-eklemlere-geri-donulmez-hasar-verebilen-sedef-hastaligi-tamamen-iyilestirilebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[damar sağlığını olumsuz etkileyen, eklemlere geri dönülmez hasar verebilen sedef hastalığının erken ve yenilikçi sistemik tedavilerle tamamen iyileştirilebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>damar sağlığını olumsuz etkileyen, eklemlere geri dönülmez hasar verebilen sedef hastalığının erken ve yenilikçi sistemik tedavilerle tamamen iyileştirilebileceğini söyledi. </p><p>Bu yıl 8.'si düzenlenen Dermatolojide Yenilikler Sempozyumu, Prof. Dr. Müge Güler Özden başkanlığında Samsun'da bir otelde yapıldı. Türkiye'nin farklı illerinden 55 öğretim üyesi ve uzman hekimin katıldığı sempozyumda, cilt hastalıklarındaki yenilikçi tedaviler ele alındı. Bu yıl da sempozyuma ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Sempozyum Başkanı ve Medical Park Samsun Hastanesi Cildiye Bölümü doktorlarından Prof. Dr. Müge Güler Özden, 'Bu yıl 8. Karadeniz Dermatolojide Yenilikler Sempozyumu'nu yapmaktan gurur duyuyoruz. Ulusal ölçekli, geniş katılımlı kongreyi şehrimize kazandırmaktan gurur duyuyoruz. Bu yıl da ülkenin her yerinden alanında uzman hocalar Samsun'a geldi. Salonda yeni, genç öğretim üyeleri, asistanlar ve uzmanlar toplantılarımızı heyecanla takip ediyor. Bu yıl yine en büyük yeniliklerden, sedef hastalığındaki yeniliklerden, atopik dermatit, Hidradenitis suppurativa gibi hastalıkların tedavilerindeki yeniliklerden de bahsediyoruz. Cilt kanserlerinin önlenmesi konusu ile sempozyumumuz başladı. Çok önemli konu ve yenilikleri konuşarak devam ediyoruz. Sempozyuma 55 öğretim üyesi ve uzman konuşmacı olarak katıldı. 140 dermatoloji uzmanı ve asistanı da dinleyici olarak katılım sağladı' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Artık sedefte çok daha güncel tedaviler ve tam iyileşmeye dair gelişmeleri de görüşüyoruz' </p><p>Sedef hastalığının tedavisindeki yeniliklerle tam iyileşmeyi konuşmaya başladıklarını dile getiren Prof. Dr. Müge Güler Özden, 'Önceki yıllarda sedef hastalığının tedavisi olduğunu, tam bir temizleme sağlanabildiğini, bunu başarabildiğimizi paylaşmıştık. Artık sedefte çok daha güncel tedaviler ve revizyona sokma, yani tam iyileşmeye dair gelişmeleri de ele alınıyor. Hatta tedavinin erken başlanmasının gelecekte gelişecek eklem tutulumu ve kalp hastalıklarının korunmasında da ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Sedef hastalığındaki gecikmelerin ileride başlarına gelebilecek kalp hastalıkları ya da eklem tutulumlarında geri dönüşümsüz hasarları önlemede de çok kıymetli olduğunu hastalarla paylaşıyoruz' diye konuştu. </p><p>'Sedef kalp-damar sistemini etkileyebilen, eklemlerde kalıcı hasar verebilen bir hastalık' </p><p>Cilt hastalıklarının hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Özden, 'Hafif sedef hastalarından ya da yaşam kalitesi bozulmamış hastalardan bahsetmiyorum. Eğer krem tedavisi ile yaşam kalitesinin bozulmadığını düşünüyor ve hasta rahatsa, eklem tutulumu da yoksa sistemik tedaviye çok gerek duymuyoruz. Ancak orta şiddetli ya da ağır hastalarda ve eklem tutulumunun olduğunu düşündüğümüz hastalarda sistemik tedavinin mutlaka uygulanması gerekir. Bu bahsettiğimiz hastaların kremle tedavisini uygun görmüyoruz. Çünkü sistemik bir hastalık, kalp-damar sistemini etkileyebilen bir hastalık ve eklem tutulumunun geri dönüşümsüz hasara yol açtığı bir hastalık. O nedenle daha gelişmiş tedavilerin, sistemik tedavilerin hastalara bir an önce başlanması gerekiyor' şeklinde konuştu. </p><p>Dermatolojik hastalıklara yönelik birçok farklı tedavi yaklaşımının ele alındığı sempozyum, 28 Haziran Pazar günü öğle saatlerine kadar devam edecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/prof-dr-ozden-kalp-damar-sagligini-olumsuz-etkileyen-eklemlere-geri-donulmez-hasar-verebilen-sedef-hastaligi-tamamen-iyilestirilebiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 15:49:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/prof-dr-ozden-kalp-damar-sagligini-olumsuz-etkileyen-eklemlere-geri-donulmez-hasar-verebilen-sedef-hastaligi-tamamen-iyilestirilebiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="97502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düğün öncesi estetik ve cilt uygulamalarında son dakika hatası]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/dugun-oncesi-estetik-ve-cilt-uygulamalarinda-son-dakika-hatasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/dugun-oncesi-estetik-ve-cilt-uygulamalarinda-son-dakika-hatasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kamil Yıldırım, düğün hazırlıkları sırasında gelin ve damatların kusursuz görünmek için estetik ve cilt uygulamalarına yöneldiğini belirterek, düğüne günler kala yapılan bilinçsiz işlemlerin geri dönüşü zor sorunlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kamil Yıldırım, düğün hazırlıkları sırasında gelin ve damatların kusursuz görünmek için estetik ve cilt uygulamalarına yöneldiğini belirterek, düğüne günler kala yapılan bilinçsiz işlemlerin geri dönüşü zor sorunlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu. </p><p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kamil Yıldırım, düğüne günler kala yapılan bilinçsiz müdahalelerin hayalleri gölgeleyebileceği konusunda uyarılarda bulunarak bilgi verdi. En sık tercih edilen uygulamaların botoks, dolgu, burun estetiği, mezoterapi ve PRP olduğunu belirten Dr. Kamil Yıldırım, 'Bu uygulamalar arasında cilt bakımlarında ise kimyasal peeling, lazer, karbon peeling, gençlik aşısı ve medikal cilt bakımı gelmektedir. Bu yöntemler doğru zamanda ve uzman ellerde yapıldığında cildin daha canlı, parlak ve sağlıklı görünmesini sağlamaktadır' dedi. </p><p>'Ödem ve morluklar 1-2 hafta içinde geçiyor' </p><p>Botoksun etkisinin oturmasının yaklaşık 2 hafta sürdüğünü, dolgu uygulamalarında oluşabilecek ödem ve morlukların ise 1-2 hafta içinde geçtiğini ifade eden Yıldırım, lazer ve peeling gibi işlemler sonrasında da cildin toparlanması için zamana ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu nedenle işlemlerin düğünden en az 1 ay önce tamamlanmasını önerdiklerini kaydeden Yıldırım, 'Eğer işlemler son zamana bırakılırsa asimetri ve düşüklük yaşanabilir. Yanlış botoks uygulaması kaş düşmesine veya göz kapağı sarkmasına yol açabilir. Peeling veya lazer sonrası oluşabilecek kızarıklık ve lekelenmeler düğün fotoğraflarına yansıyabilir. Steril olmayan ortamlarda yapılan enjeksiyonlar ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca FDA onayı olmayan ürünlerin kullanılması kalıcı iz ve doku kaybına yol açabilir' diye konuştu. </p><p>'Uzman eller tarafından yapılmalı' </p><p>Estetik ve cilt uygulamalarının mutlaka uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, 'İşlemler mutlaka dermatoloji veya plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılmalı. Kullanılan ürünlerin güvenilir ve onaylı olduğundan emin olunmalı. Düğüne son hafta kala yalnızca hafif nemlendirici ve rahatlatıcı bakımlar tercih edilmeli' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Estetik ve cilt uygulamalarının doğru planlama ve uzman ellerde yapıldığında gelin ve damatlara kusursuz bir görünüm sağlayacağını belirten Yıldırım, 'Ancak son dakika kararları ve ehil olmayan kişilerden alınan hizmetler, hayatın en özel gününü telafisi zor hatalarla gölgeleyebilir' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/dugun-oncesi-estetik-ve-cilt-uygulamalarinda-son-dakika-hatasi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 15:34:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/dugun-oncesi-estetik-ve-cilt-uygulamalarinda-son-dakika-hatasi.jpg" type="image/jpeg" length="51751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['İnternet bağımlılığı çağın hastalığı olacak']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/internet-bagimliligi-cagin-hastaligi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/internet-bagimliligi-cagin-hastaligi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnternet bağımlılığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, 'Dünyamızda gelecek 10 yıl içerisinde en ciddi hastalıklardan biri internet bağımlılığı olarak görülüyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnternet bağımlılığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, 'Dünyamızda gelecek 10 yıl içerisinde en ciddi hastalıklardan biri internet bağımlılığı olarak görülüyor' dedi. </p><p>Liv Hospital Samsun Psikiyatri Kliniği'nden Uzm. Dr. Mehmet Çevik, internet bağımlılığı hakkında bilgi verdi. Çevik, '2014 verilerine göre Türkiye nüfusunun neredeyse yarısı internet kullanıcısıdır. Sanılanın aksine yalnızca ergen ve genç nüfus değil aynı zamanda orta yaş grubunun da internet bağımlılığı konusunda oldukça yüksek seviyelerde oldukları görülmüştür. İnsanların 'organik' bağlardan giderek uzaklaştığı ve 'makine' üzerinden ilişkilerini yönlendirdiği dünyamızda gelecek 10 yıl içerisinde en ciddi hastalıklardan biri olarak internet bağımlılığı görülmektedir' diye konuştu. </p><p>'Selfie ölümü sonrası, selfie sayısı 10 kat arttı' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çevik, 'İnternet bağımlılığı teriminin bile kendi içinde yetersiz kaldığı artık kabul görmektedir. Oyun bağımlılığı, sosyal ağ bağımlılığı ve hatta 'selfie' bağımlılığı gibi alt grup bağımlılık tanımları oluşmaya başlamıştır. Bunlar her ne kadar 'yeni yetme' gibi görülse de hormonlu büyüme gösterip hızla gelişmekte ve ölümcül sonuçlara ulaşabilmektedirler. Muğla'da yaşanan selfie ölümünden sonra bölgede çekilen selfie sayısı 10 kat daha artmıştır' diye konuştu. </p><p>Ne yapmalı </p><p>'Ne zaman terapiye başlamalı' sorusunu cevaplayan Uzm. Dr. Mehmet Çevik, 'Eğer siz de güne hangi sebeple olursa olsun internetle başlıyorsanız, günde yaklaşık 4-5 saati aşkın internette kalıyorsanız, her gittiğiniz yerde aklınıza ilk gelen şey fotoğraf yükleyip sosyal medyada paylaşmak ise ve bazen internet yüzünden işinizi, eşinizi veya arkadaşlarınızı aksatıyorsanız veya bu konuda serzenişler işitiyorsanız, yavaş yavaş bir terapi sürecine girmeyi düşünebilirsiniz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/internet-bagimliligi-cagin-hastaligi-olacak</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 14:16:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/internet-bagimliligi-cagin-hastaligi-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="48302"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
