<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Samsun Haber – Son Dakika &amp;amp; Samsunspor | Samsun Canlı Haber</title>
    <link>https://www.samsuncanlihaber.com</link>
    <description>Samsun haber, son dakika ve Samsunspor gelişmeleri; trafik, hava durumu, ekonomi ve kültür içerikleri. Tarafsız ve hızlı Samsun haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.samsuncanlihaber.com/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 15:51:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Okula başlayan miniklerin ilk gün heyecanı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/okula-baslayan-miniklerin-ilk-gun-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/okula-baslayan-miniklerin-ilk-gun-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da ilkokul 1. sınıf ve anaokulu öğrencileri, 'Uyum Haftası' kapsamında yüz yüze eğitime başladı. Okullarının ilk gününde heyecan yaşayan miniklere aileleri de eşlik etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da ilkokul 1. sınıf ve anaokulu öğrencileri, 'Uyum Haftası' kapsamında yüz yüze eğitime başladı. Okullarının ilk gününde heyecan yaşayan miniklere aileleri de eşlik etti.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan eğitim takvimi doğrultusunda anaokulu ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri, Uyum Haftası kapsamında bugün ders başı yaptı. Samsun'un birçok noktasında yaklaşık 17 bin öğrenci, sabah saatlerinde aileleriyle birlikte okullarının yolunu tuttu.</p>

<p>İlkadım ilçesinde bulunan Sakarya İlkokulu'na gelen öğrenciler ve veliler, okulun ilk gününün heyecanını yaşadı. Okulda minik öğrenciler için çeşitli etkinlikler düzenlenirken, öğrenciler ilk kez okul sıralarında oturmanın heyecanını yaşadı.</p>

<p>Okula başlayan minikler, yeni arkadaşlıklar kuracakları ve okuma yazma öğrenecekleri için mutlu olduklarını ifade etti.</p>

<p>Velilere seminer düzenlendi</p>

<p>Okul müdürlüğü ve rehberlik bölümü tarafından velilere yönelik seminer düzenlendi. Seminerde velilere, çocukların okula uyum sürecinde dikkat edilmesi gereken konular hakkında bilgilendirme yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seminerde konuşan Sakarya İlkokulu Müdürü Zekeriya Keskin, okul ve aile iş birliğinin önemine dikkat çekerek, 'Biz bir aile gibi düşünüyoruz. Sizlerle her zaman birlikte olacağız. Öğretmenlerimizin, öğrencileri üzerinde başarılı olmasının temelinde siz velilerin desteği çok önemlidir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Samsun, Eğitim</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/okula-baslayan-miniklerin-ilk-gun-heyecani</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/okula-baslayan-miniklerin-ilk-gun-heyecani.jpg" type="image/jpeg" length="42711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesör açıkladı: 'Gençlerde ve kadınlarda artan kanser vakalarında mikroplastikler araştırılıyor']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-genclerde-ve-kadinlarda-artan-kanser-vakalarinda-mikroplastikler-arastiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-genclerde-ve-kadinlarda-artan-kanser-vakalarinda-mikroplastikler-arastiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son yıllarda özellikle gençlerde ve kadınlarda artış gösteren bazı kanser türleri ile mikroplastik maruziyeti arasındaki ilişkinin araştırıldığını belirterek, 'Mikroplastiklerin sağlığımızı nasıl etkilediğini ve kanserle bağlantılı olup olmadığını öğrenmeye daha yeni başlıyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son yıllarda özellikle gençlerde ve kadınlarda artış gösteren bazı kanser türleri ile mikroplastik maruziyeti arasındaki ilişkinin araştırıldığını belirterek, 'Mikroplastiklerin sağlığımızı nasıl etkilediğini ve kanserle bağlantılı olup olmadığını öğrenmeye daha yeni başlıyoruz' dedi. </p><p>Plastiklerin günlük yaşamın hemen her alanında bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şevket Özkaya, plastik ürünlerin zaman içerisinde fiziksel ve kimyasal etkenlerle parçalanarak mikroplastik ve nanoplastiklere dönüşebildiğini ifade etti. Mikroplastiklerin gıda ambalajları, kıyafetler, ev ve iş yeri havası, su kaynakları ile çeşitli tüketim ürünlerinde bulunabildiğini belirten Özkaya, bu parçacıkların insan vücuduna farklı yollarla ulaşabildiğini söyledi. </p><p>'Mikroplastikler vücudun farklı bölgelerinde tespit edildi' </p><p>Mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha fazla araştırılmaya başlandığını belirten Prof. Dr. Özkaya, '2022 yılından itibaren bilim insanları mikroplastik parçacıkları insan kanında, akciğerlerde, testislerde, beyinde ve plasentada tespit etti. Bu bulgular, mikroplastiklerin insan sağlığı açısından daha önce yeterince bilinmeyen bir risk oluşturabileceği yönündeki araştırmaları hızlandırdı' diye konuştu. </p><p>Mikroplastiklerin solunum, beslenme ve temas yoluyla vücuda alınabileceğini dile getiren Özkaya, 'Parçacıkları yiyecek ve içecekler yoluyla yutabilir, havadan soluyabiliriz. Bazı mikroplastiklerin kozmetik ürünler aracılığıyla ciltle temas etmesi de söz konusu. Mikroplastikler artık havanın, suyun ve çevrenin bir parçası haline geldi' şeklinde konuştu. </p><p>'Araba lastikleri ve asfalt da mikroplastik kaynağı' </p><p>Günlük yaşamda farkında olunmadan çok sayıda mikroplastik kaynağına maruz kalındığını belirten Özkaya, özellikle sentetik kumaşlar, araç lastikleri ve plastik ürünlere dikkat çekti. Özkaya, 'Bir düşünsenize; araba lastikleri ile asfalt arasındaki temas ve aşınma sonucunda ortaya çıkan parçacıkları düşünün. Ayrıca giydiğimiz sentetik kıyafetlerden pipetlere kadar sürekli olarak plastiğe maruz kalıyoruz. Mikroplastiklerin sağlığımızı nasıl etkilediğini ve kanserle bağlantılı olup olmadığını öğrenmeye daha yeni başlıyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'DNA hasarı ve kronik inflamasyon araştırılıyor' </p><p>Bazı bilimsel araştırmalarda mikroplastiklerin hücreler üzerinde oluşturabileceği etkilerin incelendiğini kaydeden Özkaya, 'Bazı araştırmalar mikroplastiklerin DNA'ya zarar verebileceğini, organların iç yüzeylerinde hasara yol açabileceğini ve kronik inflamasyona neden olabileceğini gösteriyor. Bunların kanser gelişimindeki olası etkileri de araştırılıyor. Bazı çalışmalarda kanserli tümör dokularında sağlıklı çevre dokulara kıyasla daha yüksek mikroplastik düzeyleri bildirildi' açıklamasında bulundu. </p><p>'Akciğer kanseri hastalarında mikroplastik araştırması' </p><p>İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenen Avrupa Solunum Derneği (ERS) Kongresi'nde sunulan bir araştırmaya da değinen Özkaya, akciğer kanseri ile mikroplastik arasındaki ilişkinin araştırıldığını belirtti. </p><p>Özkaya şunları söyledi: 'Akciğer kanseri olan kişilerin akciğerlerinde mikroplastik bulunma olasılığının, akciğer kanseri olmayan kişilere göre daha yüksek olduğunu gösteren bir araştırma sunuldu. Akciğer yıkama örneklerinde mikroplastik tespit edilme oranı akciğer kanseri olanlarda yüzde 66, olmayanlarda ise yüzde 46 olarak bildirildi. Ayrıca kanser hastalarının örneklerinde daha yüksek mikroplastik yükü saptandı. Sigara, akciğer kanserinin açık ara en önemli nedenidir. Hava kirliliğinin de akciğer kanseri ve diğer akciğer hastalıklarıyla ilişkisi artık biliniyor. Mikroplastiklerin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin araştırmalar ise halen erken aşamada. Ancak bu küçük plastik parçacıklarının vücudun farklı bölgelerine ulaşabildiğini görmeye başlıyoruz'. </p><p>'Mikroplastik maruziyetini azaltmak mümkün' </p><p>Mikroplastiklerden tamamen kaçınmanın mümkün olmadığını ancak günlük yaşamda alınabilecek bazı önlemlerle maruziyetin azaltılabileceğini belirten Özkaya, şu önerilerde bulundu: 'Plastik saklama kapları yerine cam veya paslanmaz çelik ürünler tercih edilmeli. Sıcak yiyecek ve içecekler plastik kaplarda muhafaza edilmemeli. Plastik ürünlerin yüksek sıcaklığa maruz bırakılmasından kaçınılmalı. İçme suyunda uygun filtreleme sistemleri kullanılabilir. Tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımı azaltılmalı. Pamuk, keten ve yün gibi doğal kumaşlardan üretilen kıyafetler tercih edilebilir. Kişisel bakım ve temizlik ürünlerinin içerikleri kontrol edilmeli.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/profesor-acikladi-genclerde-ve-kadinlarda-artan-kanser-vakalarinda-mikroplastikler-arastiriliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:30:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/profesor-acikladi-genclerde-ve-kadinlarda-artan-kanser-vakalarinda-mikroplastikler-arastiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="32019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Nefes darlığını sadece alerjiye bağlamayın']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-nefes-darligini-sadece-alerjiye-baglamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-nefes-darligini-sadece-alerjiye-baglamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Funda Karaduman Yalçın, nefes darlığı, öksürük ve hırıltılı solunumun çoğu zaman alerji veya astımla ilişkilendirildiğini belirterek, 'Bu belirtilerin altında farklı sağlık sorunları da yatabiliyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Funda Karaduman Yalçın, nefes darlığı, öksürük ve hırıltılı solunumun çoğu zaman alerji veya astımla ilişkilendirildiğini belirterek, 'Bu belirtilerin altında farklı sağlık sorunları da yatabiliyor' dedi. </p><p>Nefes alırken güçlük, göğüste sıkışma ve tekrarlayan öksürük, özellikle bahar aylarında artan polenlerle birlikte alerji ve astımın habercisi olarak değerlendiriliyor. Ancak benzer şikâyetlerin çeşitli solunum ve kalp-damar hastalıklarının yanı sıra kansızlık, fiziksel kondisyon düşüklüğü ve yoğun stres gibi farklı nedenlere de bağlı olabileceği bildirildi. </p><p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Funda Karaduman Yalçın, tekrarlayan nefes darlığının nedeninin doğru belirlenmesinin altta yatan sağlık sorunlarının erken fark edilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. </p><p>Alerjinin, hassas kişilerde bağışıklık sisteminin polen, ev tozu akarları, küf ve hayvan kaynaklı alerjenlere aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkabildiğini belirten Yalçın, hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, kaşıntı ve gözlerde sulanmanın en sık görülen belirtiler arasında yer aldığını ifade etti. </p><p>Bazı kişilerde alerjenlerin solunum yollarını da etkileyebildiğini kaydeden Yalçın, öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığının da görülebileceğini dile getirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Astımın ise hava yollarında iltihaplanma ve daralmaya yol açan kronik bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Yalçın, 'Nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma ve tekrarlayan öksürük astımın en sık görülen belirtileri arasında bulunuyor. Bu şikâyetler özellikle gece ve sabaha karşı, egzersiz sırasında veya belirli tetikleyicilerle karşılaşıldığında belirginleşebiliyor' diye konuştu. </p><p>Alerji ile astım arasında yakın ilişki bulunduğuna dikkat çeken Yalçın, polen, ev tozu ve küf gibi alerjenlerin bazı kişilerde astım belirtilerini başlatabileceğini veya mevcut şikâyetleri artırabileceğini söyledi. Yalçın, 'Her alerjisi olan kişinin astım hastası olmadığı, her astım hastasında da alerji bulunmadığı unutulmamalı' ifadelerini kullandı. </p><p>Nefes darlığının yalnızca alerjiye bağlanmasının yanıltıcı olabileceğini vurgulayan Yalçın, KOAH, kalp-damar hastalıkları, kansızlık, bazı enfeksiyonlar, fiziksel kondisyon düşüklüğü ve yoğun stresin de bu şikâyete yol açabileceğini belirtti. </p><p>Daha önce yaşanmayan nefes darlığının ortaya çıkması veya mevcut şikâyetin zaman içerisinde artması halinde nedeninin araştırılması gerektiğini kaydeden Yalçın, tekrarlayan nefes darlığı yaşayan kişilerin kendi kendine tanı koymak yerine hekim değerlendirmesinden geçmesini önerdi. </p><p>Astım şüphesinde başta solunum fonksiyon testleri olmak üzere, gerekli görülmesi halinde alerji testleri ve farklı tetkiklerin uygulanabildiğini ifade eden Yalçın, bu değerlendirmeler sayesinde şikâyetin kaynağının alerji, astım veya başka bir sağlık problemi olup olmadığının daha net ortaya konulabildiğini söyledi. </p><p>Yalçın, 'Özellikle ani başlayan ve şiddetli nefes darlığı, konuşmakta güçlük, dudaklarda morarma, bilinç bulanıklığı veya ciddi bir alerjik reaksiyon gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınması gerekiyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/uzmani-uyardi-nefes-darligini-sadece-alerjiye-baglamayin</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 15:42:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/uzmani-uyardi-nefes-darligini-sadece-alerjiye-baglamayin.jpg" type="image/jpeg" length="31374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutkanlıkta günlük hayatı etkileyen belirtilere dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/unutkanlikta-gunluk-hayati-etkileyen-belirtilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/unutkanlikta-gunluk-hayati-etkileyen-belirtilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Dr. Dilek Kasım Yücel, unutkanlığın yoğun yaşam temposu, stres ve uykusuzluk gibi nedenlerle herkesin yaşayabileceği bir durum olduğunu belirterek, günlük hayatı etkilemeye başlayan ve giderek artan hafıza sorunlarının ise nörolojik bir durumun habercisi olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Dilek Kasım Yücel, unutkanlığın yoğun yaşam temposu, stres ve uykusuzluk gibi nedenlerle herkesin yaşayabileceği bir durum olduğunu belirterek, günlük hayatı etkilemeye başlayan ve giderek artan hafıza sorunlarının ise nörolojik bir durumun habercisi olabileceğini söyledi. </p><p>Unutkanlığın özellikle yoğun yaşam temposunda birçok kişinin zaman zaman karşılaştığı bir durum olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Kasım Yücel, her unutkanlığın ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini belirtti. Uzm. Dr. Yücel, 'Unutkanlık, yoğun iş temposu, stres ve uykusuzlukla birlikte hemen herkesin yaşayabildiği bir durum. Anahtarın yerini unutmak, bir ismi birkaç saniye hatırlayamamak ya da bir odaya neden girdiğini kısa süreliğine unutmak tek başına ciddi bir hastalık anlamına gelmez' dedi. </p><p>Ancak unutkanlığın sıklığı ve günlük hayata olan etkisinin önemli olduğunu vurgulayan Yücel, 'Yakın zamanda yapılan bir konuşmayı tamamen unutmak, aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar sormak, yıllardır bilinen bir yolda kaybolmak veya para, alışveriş ve randevu gibi günlük işleri takip etmekte zorlanmak dikkate alınması gereken belirtiler arasında' diye konuştu. </p><p>Her unutkanlığın nedeni nörolojik değil </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Unutkanlığın her zaman nörolojik bir hastalığa bağlı olmadığını belirten Yücel, stres ve uyku problemlerinin yanı sıra bazı vitamin eksiklikleri, tiroit sorunları, depresyon ve kullanılan bazı ilaçların da hafıza ve dikkat problemlerine neden olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Yücel, 'Bu nedenle unutkanlık yaşayan kişinin hemen en kötü ihtimali düşünmesi doğru değil. En önemli fark, kişinin günlük yaşamındaki değişimdir. Basit dalgınlıkta kişi çoğu zaman unuttuğunu fark eder ve biraz düşündüğünde hatırlayabilir' ifadelerini kullandı. </p><p>Yakınları da fark ediyorsa nöroloji değerlendirmesi önemli </p><p>Unutkanlığın giderek artması ve kişinin günlük işlerini aksatmasının önemsenmesi gerektiğini dile getiren Yücel, erken değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti. Yücel şunları söyledi: 'Unutkanlık giderek artıyor, yakınları tarafından da fark ediliyor ve kişinin işlerini aksatıyorsa Nöroloji değerlendirmesi yapılması önem taşıyor. Kısacası, arada anahtarın yerini unutmak hayatın telaşı olabilir; aynı olayları sürekli unutmak ve günlük yaşamda zorlanmaya başlamak ise dikkate alınması gereken bir işarettir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/unutkanlikta-gunluk-hayati-etkileyen-belirtilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:07:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/unutkanlikta-gunluk-hayati-etkileyen-belirtilere-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="60416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü estetik cerrah uyardı: 'Yüzdeki bozukluklar çocukları akran zorbalığıyla karşı karşıya bırakabiliyor']]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/unlu-estetik-cerrah-uyardi-yuzdeki-bozukluklar-cocuklari-akran-zorbaligiyla-karsi-karsiya-birakabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/unlu-estetik-cerrah-uyardi-yuzdeki-bozukluklar-cocuklari-akran-zorbaligiyla-karsi-karsiya-birakabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, çocuklarda özellikle yüz bölgesinde bulunan hemanjiom ve vasküler malformasyonların akran zorbalığına neden olabileceğini belirterek, ailelerin bu tür durumlarda plastik cerrahi uzmanlarıyla iletişime geçerek tedavi sürecini planlamaları gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, çocuklarda özellikle yüz bölgesinde bulunan hemanjiom ve vasküler malformasyonların akran zorbalığına neden olabileceğini belirterek, ailelerin bu tür durumlarda plastik cerrahi uzmanlarıyla iletişime geçerek tedavi sürecini planlamaları gerektiğini söyledi. </p><p>Okulların açılmasına kısa bir süre kala çocuklarda estetik ve plastik cerrahinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Hayati Akbaş, çocuklarda erişkinlerden farklı olarak estetik müdahalelerin yalnızca görünüm amacı taşımadığını ifade etti. Yüz bölgesinde doğuştan bulunan bazı damar yumakları, hemanjiom ve vasküler malformasyonların çocukların sosyal yaşamını ve psikolojisini etkileyebildiğini belirten Akbaş, bu durumların akran zorbalığına kadar varabildiğini söyledi. </p><p>'Çocuklar kendilerini farklı hissetmeye başlıyor' </p><p>Çocuklarda akran zorbalığının önemli bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Akbaş, yüz bölgesindeki belirgin farklılıkların çocukların arkadaş çevresinde dikkat çekmesine neden olabildiğini dile getirdi. Akbaş, 'Okulların da açılmasına az bir zaman kala çocuklarla ilgili bazı konuları konuşmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Çocuk estetik ve plastik cerrahisi denildiğinde akla daha çok erişkin insanların yaşadığı estetik müdahaleler geliyor. Ancak çocuklarda bazı farklı durumlar var. Akran zorbalığı dediğimiz bir durumu biliyoruz. Bazı çocuklarda doğuştan dudaklarında, yanaklarında, yüzünün belli bölgelerinde veya çenesinde görünür yerlerde bir damar yumağı olabiliyor. Hemanjiom veya vasküler malformasyon dediğimiz durumlar görülebiliyor' dedi. </p><p>Bu tür oluşumların çocuğun görünümünü diğerlerinden farklı hale getirebildiğini ifade eden Akbaş, 'Diğer arkadaşları arasında bu konu bazen bir konuşma veya tartışma konusu olabiliyor. Hatta akran zorbalığına, ayrımcılığa varan negatif davranışlara yol açabiliyor. Çocuklar kendilerini farklı hissetmeye başlıyorlar. Arkadaşları arasında bu konu çok konuşulduğu için bundan rahatsızlık duymaya başlıyorlar. Bu durum onların günlük hayatlarını ve psikolojilerini çok etkiliyor' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Okula başlamadan önce tedavi etmeye çalışıyoruz' </p><p>Yüz bölgesindeki damar yumakları ve benzeri oluşumların mümkün olduğunca çocuk okula başlamadan önce tedavi edilmesinin önemli olduğunu kaydeden Akbaş, tedavi sürecinin her çocukta aynı şekilde ilerlemediğini söyledi. Akbaş, 'Mümkün mertebe çocuklar daha okula başlamadan önce, eğer mümkünse yüzdeki bu damar yumakları gibi vasküler malformasyonların ve hemanjiomların tedavisini yapmaya çalışırız. Çocukların okula başladığında ve arkadaşlarıyla ilişkilere girdiğinde fiziksel olarak normal görünüme yakın hale gelmelerini isteriz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Aileler bilinçli olmalı' </p><p>Çocukların yüzündeki deformasyon ve görünür problemlerin tedavi edilmesinin yalnızca estetik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Akbaş, bu sorunların çocuğun özgüvenini ve sosyal ilişkilerini de etkileyebildiğini belirtti. Akbaş, 'Bu gibi durumlarda mutlaka plastik cerrahi ile iletişim halinde olunması gerekiyor. Plastik cerrahinin uğraştığı alanlardan bir tanesi de çocukların yüzünde bulunan bu damar yumaklarının tedavisidir. Çocukların yüzündeki deformasyonların, bozuklukların ve problemlerin plastik cerrahi ameliyatlarıyla daha normal, daha kabul edilebilir bir hale getirilmesi gerekir ki bu çocuklar ruhsal yönden arkadaşları arasında ciddi sıkıntılar yaşamasınlar, özgüven eksikliği yaşamasınlar ve akran zorbalığına maruz kalmasınlar' açıklamasında bulundu. </p><p>Akran zorbalığının çocuklar üzerindeki etkisinin uzun süre devam edebileceğini belirten Akbaş, şunları söyledi: </p><p>'Çocuklarında, doğuştan gelen ve dışarıdan bakıldığında fark edilebilen bir varyasyon, hemanjiom, vasküler malformasyon veya damar yumağı gibi bir problem varsa mutlaka plastik cerrahi ile iletişime geçerek bu sürecin yönetilmesi konusunda koordinasyon içerisinde olmaları gerekiyor.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/unlu-estetik-cerrah-uyardi-yuzdeki-bozukluklar-cocuklari-akran-zorbaligiyla-karsi-karsiya-birakabiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:56:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/unlu-estetik-cerrah-uyardi-yuzdeki-bozukluklar-cocuklari-akran-zorbaligiyla-karsi-karsiya-birakabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="31136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun’da Başsavcı Çakmak’tan adalet mesajı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/bassavci-cakmak-adalet-yalnizca-sanik-ve-supheli-bakimindan-degil-magdur-bakimindan-da-bir-guvencedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/bassavci-cakmak-adalet-yalnizca-sanik-ve-supheli-bakimindan-degil-magdur-bakimindan-da-bir-guvencedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, yeni adli yılın açılışında yaptığı konuşmada, devletin temel görevlerinden birinin vatandaşların huzur ve güven içerisinde yaşamasını sağlamak, hak ve özgürlüklerini korumak ve adaletin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesini temin etmek olduğunu belirterek, 'Adalet yalnızca sanık ve şüpheli bakımından değil, mağdur bakımından da bir güvencedir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, yeni adli yılın açılışında yaptığı konuşmada, devletin temel görevlerinden birinin vatandaşların huzur ve güven içerisinde yaşamasını sağlamak, hak ve özgürlüklerini korumak ve adaletin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesini temin etmek olduğunu belirterek, 'Adalet yalnızca sanık ve şüpheli bakımından değil, mağdur bakımından da bir güvencedir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsun Adliyesi Cumhuriyet Savcısı İsa Fidan Konferans Salonu'nda 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni ve Kokteyl Programı düzenlendi. Samsun Barosu Başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mustafa Çetin ve Adalet Komisyonu Başkanı Nahit Köseoğlu törende birer konuşma yaparak yeni adli yılın hayırlı olmasını diledi.</p>

<p>Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak ise yaptığı konuşmada, 'Devletin temel görevlerinden biri vatandaşların huzur ve güven içerisinde yaşamasını sağlamak, hak ve özgürlüklerini korumak ve adaletin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesini temin etmektir. Bu görevin yerine getirilmesinde yargının sorumluluğu çok büyüktür. Adalet yalnızca sanık ve şüpheli bakımından değil, mağdur bakımından da bir güvencedir. Suçtan zarar gören vatandaşımızın adliye kapısından içeri girdiğinde devletin yanında hissetmesi, adalete güvenin en önemli göstergelerinden birisidir. Bu bağlamda yeni adli yılda da temel hedefimiz; etkin ve titiz soruşturma, makul sürede adaletin tesisi, tüm vatandaşlarımızın haklarının korunmasıyla yargıya olan güvenin daha da güçlendirilmesi olacaktır' dedi.</p>

<p>Çakmak, adalet hizmetinin yalnızca hakim ve savcılarla yürütülemeyeceğine dikkat çekerek, 'Elbette bu hizmetin yürütülmesi sadece hakim ve savcılarla mümkün değildir. Savunma makamını temsil eden avukat meslektaşlarımız da adaletin tesisinde önemli bir rol üstlenmiştir. Yine yazı işleri müdüründen zabıt katibimize, mübaşirlerden cezaevinde görev yapan personelimize, kolluk teşkilatlarımızın adli birimlerine kadar adalet birimlerimizin tüm unsurları aynı amaca hizmet etmektedir. Bu vesileyle geride bıraktığımız adli yılda özveriyle görev yapan tüm meslektaş ve mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum' şeklinde konuştu.</p>

<p>Törene ayrıca, Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Barış, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Gülay, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Melih Perçin, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Erkan Tetik, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten ile hakim, savcı, avukatlar ve adliye personeli katıldı.</p>

<p>Konuşmaların ardından düzenlenen kokteyl ile tören sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/bassavci-cakmak-adalet-yalnizca-sanik-ve-supheli-bakimindan-degil-magdur-bakimindan-da-bir-guvencedir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/09/makul-surede-adalet-vurgusu.jpg" type="image/jpeg" length="51258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cem Yılmaz'ın kalp krizi sonrası genç yaşta hastalıklar yeniden gündemde: Profesör 'kronik inflamasyona' dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/cem-yilmazin-kalp-krizi-sonrasi-genc-yasta-hastaliklar-yeniden-gundemde-profesor-kronik-inflamasyona-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/cem-yilmazin-kalp-krizi-sonrasi-genc-yasta-hastaliklar-yeniden-gundemde-profesor-kronik-inflamasyona-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Komedyen Cem Yılmaz'ın 53 yaşında ciddi bir kalp krizi geçirmesi, genç yaşta ortaya çıkan kalp-damar hastalıkları ve diğer kronik rahatsızlıkların nedenlerini yeniden gündeme getirdi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, genç yaşta görülen kalp krizi, pulmoner emboli, felç ve bazı kanser türleri gibi ciddi hastalıkların oluşumunda kronik inflamasyonun da önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Komedyen Cem Yılmaz'ın 53 yaşında ciddi bir kalp krizi geçirmesi, genç yaşta ortaya çıkan kalp-damar hastalıkları ve diğer kronik rahatsızlıkların nedenlerini yeniden gündeme getirdi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, genç yaşta görülen kalp krizi, pulmoner emboli, felç ve bazı kanser türleri gibi ciddi hastalıkların oluşumunda kronik inflamasyonun da önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Genç yaşta ortaya çıkan kalp krizleri, pulmoner emboli, felç ve kanserlerin son yıllarda daha fazla gündeme geldiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, 'Ünlü komedyen Cem Yılmaz'ın 53 yaşında ciddi bir kalp krizi geçirmesi akıllarda hep şu soruyu soruyor. Genç yaşta ortaya çıkan kalp krizleri, pulmoner emboli gibi damar tıkanıklıkları, felç ve kanserlerin son yıllarda bu kadar artmasının sebebi nedir? Bu sorunun tek bir cevabı var. Kronik inflamasyon dediğimiz tıbbi bir durum. Önceden bu hastalıkları mekanik ve hücre bozulmasına bağlı hastalıklar olarak görüyorduk. Ama tıbbi bilgiler ve teknolojik gelişmeler arttıkça bunun sadece her organın ayrı bir mekanik durumu olmadığı, altında sistemik yani tüm doku ve organları etkileyen bir faktörün olduğunu gösterdi' dedi. </p><p>Kronik inflamasyonun birçok hastalığın gelişiminde rol oynayabileceğine dikkat çeken Özkaya, 'Kronik inflamasyon denilen bu durum, özellikle genç yaşta ortaya çıkan kanser, kardiyovasküler bozukluklar ve otoimmün durumlar dahil olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açabilir. Yeni bilgiler ve teknolojik gelişmeler, hücrelerimizin dış veya iç uyaranlar nedeniyle hasar gördüğünde, pro-inflamatuar sitokinlerin, kemokinlerin ve diğer sinyal moleküllerinin salgılanmasını içeren bir inflamatuar yanıt başlatıldığını gösteriyor. Bu yanıt, hasarın ilk nedenini ortadan kaldırmayı, hasarlı hücreleri uzaklaştırmayı ve onarım sürecini başlatmayı amaçlıyor. Bununla birlikte, iltihaplanma düzensiz hale geldiğinde veya amaçlanan sürenin ötesinde devam ettiğinde, kronik doku hasarına ve kronik hastalıkların gelişimine katkıda bulunabiliyor. Tip 2 diyabet, kanser, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve genç yaşta kalp krizleri ile felçlere yol açan kardiyovasküler hastalıklar bunlar arasında yer alıyor' diye konuştu. </p><p>Kronik inflamasyonun belirtileri ve azaltılması için yapılabilecekler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özkaya, 'Kronik inflamasyonda belirtiler genellikle sistemiktir. Tükenmişlik, uykusuzluk, ateş, ağrı, eklem sertliği, cilt döküntüsü, asit reflüsü, ishal veya kabızlık gibi sindirim sistemi semptomları, kilo kaybı veya kilo alımı, depresyon, anksiyete ve diğer duygu durum bozuklukları ile sık enfeksiyonlar görülebilir. Kronik inflamasyonu azaltmak için kronik stresi azaltmak, fiziksel aktiviteyi günlük hayata dahil etmek, işlenmiş veya fast food gıdalardan uzak durmak, sebze, meyve, yağsız protein ve sağlıklı yağları tüketmek, gecede en az 7 saat uyumak önemlidir. Bunun yanında sigarayı bırakmak ve alkol tüketimini azaltmak da vücuttaki inflamatuvar süreçlerin kontrolüne yardımcı olabilir' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/cem-yilmazin-kalp-krizi-sonrasi-genc-yasta-hastaliklar-yeniden-gundemde-profesor-kronik-inflamasyona-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:23:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/cem-yilmazin-kalp-krizi-sonrasi-genc-yasta-hastaliklar-yeniden-gundemde-profesor-kronik-inflamasyona-dikkat-cekti.jpg" type="image/jpeg" length="66668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ALS hastasına çift kalp kapağı ameliyatı: Dünya literatüründe benzeri yok]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/als-hastasina-cift-kalp-kapagi-ameliyati-dunya-literaturunde-benzeri-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/als-hastasina-cift-kalp-kapagi-ameliyati-dunya-literaturunde-benzeri-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesi'nde ALS tanısı bulunan 43 yaşındaki Oktay Asal'ın ileri derecede bozulan aort ve mitral kalp kapakları aynı operasyonda mekanik protezlerle değiştirildi. Doktorlar, ALS'li bir hastaya aynı seansta mekanik aort ve mitral kapak replasmanı uygulanan benzer bir olgunun dünya tıp literatüründe bulunmadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Şehir Hastanesi'nde ALS tanısı bulunan 43 yaşındaki Oktay Asal'ın ileri derecede bozulan aort ve mitral kalp kapakları aynı operasyonda mekanik protezlerle değiştirildi. Doktorlar, ALS'li bir hastaya aynı seansta mekanik aort ve mitral kapak replasmanı uygulanan benzer bir olgunun dünya tıp literatüründe bulunmadığını belirtti.</p>

<p>Samsun'da amyotrofik lateral skleroz (ALS) tanısı bulunan 43 yaşındaki Oktay Asal'ın ileri derecede bozulan iki kalp kapağı, yüksek riskli bir operasyonla aynı ameliyatta mekanik protezlerle değiştirildi. Samsun Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde gerçekleştirilen operasyonun, ALS hastasına aynı seansta mekanik aort ve mitral kapak replasmanı uygulanması açısından dünya tıp literatüründe benzeri bulunmadığı bildirildi.</p>

<p>Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyeleri ile Samsun Şehir Hastanesi hekimlerinin gerçekleştirdiği operasyonda, hastanın doğumsal kalp kapağı bozukluğuna bağlı olarak ileri derecede hasarlanan aort ve mitral kapakları değiştirildi. Yaklaşık 5 saat süren ameliyatta her iki kapak mekanik protezlerle değiştirildi.</p>

<p>ALS nedeniyle ameliyat sonrası süreçten endişe edildi</p>

<p>Operasyonun en önemli riskini, ALS'nin solunum kaslarını etkileyebilmesi nedeniyle hastanın ameliyat sonrasında solunum cihazından ayrılamaması oluşturdu. Cerrahi öncesinde anestezi, göğüs hastalıkları ve nöroloji ekipleriyle hastanın solunum kapasitesi ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Emrah Ereren, ALS hastalığının ameliyat sonrası süreci daha riskli hale getirdiğini belirterek, hastaya özel bir tedavi planı uyguladıklarını söyledi. Ereren, 'Doğumsal bir bozukluk sebebiyle gelişen kapak hastalığından dolayı her iki kapağın da değişmesi gerekiyordu. Eşlik eden bir ALS hastalığı olması sebebiyle cerrahi, bu tarz hastalarda daha yüksek riskte. Cerrahiden de öte, ameliyat sonrasındaki süreçler daha zorlu gelişiyordu. O konuda endişelerimiz vardı. Anestezinin desteğiyle, yoğun bakım ekibinin desteğiyle ve hastamızın da gayretiyle bu süreçleri atlatabildik çok şükür' dedi.</p>

<p>'Ameliyatımız başarıyla sonuçlandı'</p>

<p>Ameliyatın planlandığı şekilde tamamlandığını ifade eden Ereren, 'Ameliyatımız başarıyla sonuçlandı. Hedeflediğimiz cerrahiyi yapabildik. Şimdi hastamızı taburcu ediyoruz inşallah. Bundan sonraki hayatta belli bir takipleri olacak. Kapak hastalarının da kullanması gereken belli ilaçlar, kan sulandırıcılar; onları takip edeceğiz. Ama çok şükür, korktuğumuz ölçüde bir problem yaşamadan bu ameliyattan sağ salim ve başarıyla sonuçlanabildik' diye konuştu.</p>

<p>Kalp kapak hastalıklarının ilerlemesi durumunda hastaların yaşam kalitesinin ciddi şekilde düşebildiğini anlatan Ereren, özellikle ileri kapak darlıklarında nefes darlığı, eforla yorulma, halsizlik ve yorgunluk gibi şikayetlerin giderek arttığını belirtti.</p>

<p>Ereren, 'Cerrahi, bu tarz hastalarda son seçenek. Biz de bu alternatifleri düşünürken hem bir yandan bu hastalığın kendisinin risklerini düşündük hem de ameliyat olup olmaması konusunda beraber istişare ettik. Kendisine de bu konuda bilgiler verdik. Ama gördüğümüz kadarıyla ameliyattan fayda gördü. Görecek de, daha da görecek zaman içerisinde' şeklinde konuştu.</p>

<p>'ALS'li hastada böyle bir açık kalp ameliyatı literatürde yok'</p>

<p>Operasyonun bilimsel açıdan da dikkat çekici olduğunu vurgulayan Ereren, dünya literatüründe yaptıkları taramada benzer bir vakaya rastlamadıklarını söyledi.</p>

<p>Ereren, 'Evet, ALS'li bir hasta literatürde yok. Şu ana kadar yapılmış böyle bir ameliyat, açık kalp ameliyatı yok. Yani şu ana kadar yapılmış bir açık kalp ameliyatı literatürde yok' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Solunum cihazından beklenenden kısa sürede ayrıldı</p>

<p>Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Anestezi Uzmanı Doç. Dr. Şenay Canikli Adıgüzel ise hastanın ALS nedeniyle ameliyat açısından özel risk taşıdığını söyledi. Hastalığın solunum kaslarını da etkilediğini belirten Adıgüzel, 'Kendisinin özel bir durumu vardı. ALS dediğimiz, solunum kaslarını da tutan ciddi nörolojik bir hastalığı var. Bunun yanında da ciddi kalp kapak patolojileri vardı. İkisinin birleşmesi sebebiyle de özellikle solunumsal açıdan ciddi sıkıntılar yaşıyordu. Kendisine özellikle anesteziyle ilgili, ameliyat sonrasında solunumla ilgili ekstrem sıkıntılar yaşayabileceğimizi; çünkü ameliyat ne kadar iyi olursa olsun, solunum kaslarındaki güçsüzlükten dolayı solunum makinesine ihtiyaç olabileceğini anlattık. Ayrıntılı konuştuk' açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adıgüzel, ameliyat öncesinde solunum kapasitesini artırmaya yönelik egzersizler yapıldığını, ameliyat sırasında ve sonrasında ise solunumu baskılayıcı ilaçlardan mümkün olduğunca kaçınıldığını belirtti.</p>

<p>Hastaya özel anestezi ve ağrı kontrolü uygulandığını ifade eden Adıgüzel, 'Böylece uygun bir şekilde ventilatörde kalış süresini, yani solunum makinesinde kalış süresini uzatmadan solunum makinesinden ayırabildik. Sonuç itibarıyla kendisi de oldukça gayretli bir hasta olduğu için bugün bu şekilde, sağlıklı bir şekilde burada hayatına devam ediyor' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>'Ameliyat olmasam kısa süre yaşayacağımı söylediler'</p>

<p>Ameliyat edilen Oktay Asal ise 2023 yılında nöroloji bölümüne başvurduğunu ve yapılan değerlendirmelerin ardından ALS tanısı aldığını söyledi.</p>

<p>Hastalığın ilerlemesiyle yürüme ve konuşma konusunda sorunlar yaşamaya başladığını anlatan Asal şunları söyledi: 'Yürümeme ve konuşma bozukluğum başladı. Yolda yürüyemiyordum. Çok hızlı konuşamıyordum. Hastalığın hızlı ilerlediğini düşündüm. Samsun Şehir Hastanesi'ne geldim. Kalp kapakçıklarımda problem vardı. Konuşurken, yürürken bayağı yoruluyordum. Sonrasında Emrah Hocam'la tanıştım. Emrah Hocam'la oturduk, konuştuk. Bayağı iyi konuştu. Bayağı bana her şeyi anlattı. Ameliyat olmasam ne olur diye sordum. O da bana çok kısa bir süre yaşayabileceğimi söyledi. 'Öyle yaşayamazsın. Ama ameliyat olursan her şey düzelebilir. Bana güvenmeni istiyorum' dedi. Ameliyat çok iyi geçti. Ben bu kadar çabuk düzelebileceğimi beklemiyordum.'</p>

<p>Operasyonda Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi İlker Hasan Karal ile Samsun Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Hüseyin Ağırbaş da görev aldı.</p>

<p>Başarılı operasyonun; kalp ve damar cerrahisi, anesteziyoloji, yoğun bakım, kardiyoloji, perfüzyon ve hemşirelik ekiplerinin koordineli çalışmasıyla gerçekleştirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/als-hastasina-cift-kalp-kapagi-ameliyati-dunya-literaturunde-benzeri-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 17:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/09/slsls-54.jpg" type="image/jpeg" length="80092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alaçam İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Ahmet Gün atandı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/alacam-ilce-emniyet-mudurlugune-ahmet-gun-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/alacam-ilce-emniyet-mudurlugune-ahmet-gun-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'un Alaçam İlçe Emniyet Müdürlüğü görevine Emniyet Amiri Ahmet Gün atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'un Alaçam İlçe Emniyet Müdürlüğü görevine Emniyet Amiri Ahmet Gün atandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Alaçam İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görev değişimi gerçekleşti. Görev yeri değişen Ramazan Aktaş'ın yerine, Bafralı Emniyet Amiri Ahmet Gün yeni İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi. </p><p>Görev yeri değişen Ramazan Aktaş ile yeni görevine başlayan Ahmet Gün, Alaçam Kaymakamı Fatih Kayabaşı'nı makamında ziyaret etti. Kaymakam Fatih Kayabaşı, ilçenin huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik görev süresi boyunca yaptığı hizmetlerden dolayı Ramazan Aktaş'a teşekkür etti. </p><p>Kayabaşı, İlçe Emniyet Müdürlüğü görevine atanan Ahmet Gün'e de yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulunarak çalışmalarında başarılar diledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/alacam-ilce-emniyet-mudurlugune-ahmet-gun-atandi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:48:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/alacam-ilce-emniyet-mudurlugune-ahmet-gun-atandi.jpg" type="image/jpeg" length="23830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gözler vücudun aynası: Hastalıkların ilk işaretleri gözde görülüyor]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/gozler-vucudun-aynasi-hastaliklarin-ilk-isaretleri-gozde-goruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/gozler-vucudun-aynasi-hastaliklarin-ilk-isaretleri-gozde-goruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, diyabet ve hipertansiyondan beyin içi basınç artışına ve MS'e kadar birçok hastalığın ilk bulgularının retina muayenesinde görülebildiğini belirterek, 'İyi görsek de sağlam olsak da, rutin göz kontrollerimizi yaptırmamız çok önemli' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, diyabet ve hipertansiyondan beyin içi basınç artışına ve MS'e kadar birçok hastalığın ilk bulgularının retina muayenesinde görülebildiğini belirterek, 'İyi görsek de sağlam olsak da, rutin göz kontrollerimizi yaptırmamız çok önemli' dedi. </p><p>Gözlerin yalnızca görme işlevini yerine getiren bir organ olmadığını, aynı zamanda vücuttaki çeşitli hastalıkların ilk ve ön bulgularını da gösterebildiğini belirten Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca uyarılarda bulundu. Karaca, 'Gözlerimiz sadece görmeyi sağlayan bir organımız değildir. Aynı zamanda vücudumuzdaki çeşitli hastalıkların ilk ve ön bulgularını da bize verebilir. Özellikle gözümüzün arka tarafında bulunan retina dediğimiz tabakada; diyabet, hipertansiyon ve metabolik hastalıklar gibi hastalıkların ön bulgularını görebiliyoruz. Yüksek tansiyon, özellikle hipertansiyonun ilk bulguları konusunda endokrinologlar ve nefrologlar, göz dibinde bulgu var mı diye hastaları bize yönlendirirler. Biz de retina muayenemizde, hipertansiyonun uzun zamandır devam edip etmediğini gözün arkasına bakarak anlayabiliyoruz. Bu önemli bir kriter' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Beyindeki bazı hastalıklar göz muayenesi ile anlaşılabiliyor' </p><p>Göz ile beyin arasındaki doğrudan bağlantıya dikkat çeken Karaca, 'Beynimiz ile göz arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Beynimizde meydana gelen birçok olayı da gözün arkasına bakarak anlayabiliyoruz. Özellikle beynimizde KİBAS dediğimiz, beyin içi basıncının artması durumunda, gözün arkasındaki retina dediğimiz tabakada bulguları doğrudan görebiliyoruz. Veya MS dediğimiz bazı kronik hastalıklarda, yani multipl sklerozda; ani görme kayıplarında veya gözümüzün herhangi bir alanındaki görme alanı kayıplarında, beynimizdeki hastalıkların ilk emarelerini doğrudan göz muayenesiyle anlayabiliyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>Rutin kontrollerin önemi </p><p>Gözde meydana gelen bazı belirtilerin beyin kaynaklı hastalıkların işareti olabileceğini belirten Karaca, 'Göz sadece görmeyi sağlayan bir organ değildir. Gözümüzde yoğun ışık çakmaları, biraz önce belirttiğimiz gibi görme alanı kayıpları, yan taraftan perde görme veya bulanık görme varsa, çok şiddetli baş ağrılarıyla beraber gelen görme azalması söz konusuysa, bunların hepsi beynimizdeki bazı bulguların göze yansıması olarak karşımıza çıkabilir. Onun için rutin kontrollerimizi, 'Biz iyi görüyoruz.' diye yaptırmaktan imtina etmemeliyiz. Yani mutlaka yaptırmalıyız. Göz çok önemli bir organımız. Şurada gördüğünüz gibi, bizim retina dediğimiz gözün arka sinir tabakasında; metabolik hastalıkların, çocukluk çağından gelen, erişkinlikte veya doğuştan ortaya çıkan bazı hastalıkların ve ileri yaşlarda görülen birçok hastalığın ön bulgularını gözün arkasından görebiliyoruz. Onun için mutlaka ve mutlaka belli bir yaştan sonra, iyi görsek de sağlam olsak da, rutin göz kontrollerimizi yaptırmamız çok önemli' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/gozler-vucudun-aynasi-hastaliklarin-ilk-isaretleri-gozde-goruluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 09:55:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/gozler-vucudun-aynasi-hastaliklarin-ilk-isaretleri-gozde-goruluyor.jpg" type="image/jpeg" length="42645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El ayak ağız hastalığında çocuklarda bu belirtilere dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/el-ayak-agiz-hastaliginda-cocuklarda-bu-belirtilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/el-ayak-agiz-hastaliginda-cocuklarda-bu-belirtilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda son dönemde artış gösteren el ayak ağız hastalığının özellikle kreş, anaokulu, park ve oyun alanlarında kolayca bulaşabildiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erdal Irmak, hastalığın ateş, döküntü ve ağız yaralarıyla kendini gösterdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda son dönemde artış gösteren el ayak ağız hastalığının özellikle kreş, anaokulu, park ve oyun alanlarında kolayca bulaşabildiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erdal Irmak, hastalığın ateş, döküntü ve ağız yaralarıyla kendini gösterdiğini söyledi. </p><p>Hastalığın özellikle çocuklarda görüldüğünü ve bazı vakalarda daha ağır seyredebildiğini anlatan Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdal Irmak uyarılarda bulundu. Irmak,' Çocuklarda görülen bu vakalar hafif belirtilerle atlatılırken, özellikle ateş ve ağız içindeki lezyonlara bağlı olarak yeterli sıvı alamayan çocuklarda hastalık daha ağır seyredebilir. El ayak ağız hastalığında belirtiler genellikle enfeksiyondan birkaç gün sonra ortaya çıkıyor. El içleri ve ayak tabanlarında kızarıklık ve içi sıvı dolu kabarcıklar görülürken, bazı çocuklarda kalça ve perianal bölgede de döküntüler oluşabiliyor' dedi. </p><p>'Ağızdaki yaralar sıvı kaybına neden olabilir' </p><p>Ağız, bademcik ve yutak bölgesinde oluşan ağrılı lezyonların çocukların yemek yemesini ve su içmesini zorlaştırabildiğini söyleyen Irmak, 'Ateş, halsizlik ve huzursuzluğun da eşlik edebildiği hastalıkta özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybına karşı dikkatli olunması gerekiyor. Hastalık; yakın temas, solunum yolu salgıları, döküntü sıvıları ve virüsle kirlenmiş yüzeyler aracılığıyla bulaşabiliyor. El hijyenine dikkat edilmesi, ortak kullanılan oyuncak ve yüzeylerin temiz tutulması önem taşıyor' diye konuştu. </p><p>'Çoğu vaka destekleyici tedavilerle iyileşebiliyor' </p><p>Hastalığın çoğunlukla destekleyici tedaviyle iyileştiğini belirten Irmak, 'El ayak ağız hastalığında tedavi çoğunlukla ateş ve ağrının kontrolü ile yeterli sıvı alımının sağlanmasına yönelik uygulanıyor. Ancak yüksek ateşin sürmesi, çocuğun sıvı alamaması veya genel durumunun bozulması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Ağır seyreden bazı vakalarda hastanede takip ve sıvı desteği gerekebiliyor' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Tırnak dökülmesi görülebilir' </p><p>Hastalık sonrasında bazı çocuklarda tırnak dökülmesinin görülebileceğini söyleyen Irmak, 'Uzun vadede el ayak ağız hastalığı geçiren hastalarda tırnak dökülmesi görülebilir. Dökülen tırnak yerine tekrardan çıkar. Ailede bir korku oluştursa da zamanla düzeldiğini bilmekte fayda var. Hastalığı geçiren çocuklar tekrar geçirirse ilkine göre daha hafif geçirebilir. Bağışıklığı zayıf çocuklarda hastalığın ilk enfeksiyonda veya tekrar bulaşma durumunda daha ağır ve agresif seyretmesi söz konusu olabilir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Yüksek ateş ve sıvı alamama durumunda doktora başvurulmalı' </p><p>Hastalık süresince çocukların yeterli sıvı tüketmesinin ve yakın temasın sınırlandırılmasının önemli olduğunu söyleyen Irmak şunları söyledi: 'Çocukta döküntüyle birlikte sıvı alamama, idrar miktarında azalma, yüksek veya uzun süren ateş, aşırı halsizlik ve genel durumda bozulma görülmesi halinde gecikmeden tıbbi değerlendirme alınmalı. Hastalık süresince çocuğun yeterli sıvı tüketmesi, el hijyenine dikkat edilmesi ve diğer çocuklarla yakın temasının sınırlandırılması bulaşın azaltılması açısından önem taşıyor' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/el-ayak-agiz-hastaliginda-cocuklarda-bu-belirtilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:52:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/el-ayak-agiz-hastaliginda-cocuklarda-bu-belirtilere-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="48216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun Gazi Devlet Hastanesi’nde kritik hastalar için yeni umut]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-gazi-devlet-hastanesinde-kritik-hastalar-icin-yeni-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-gazi-devlet-hastanesinde-kritik-hastalar-icin-yeni-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Gazi Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde, kalbi duran hastalara uygulanan kalp masajını otomatik olarak gerçekleştiren 'otomatik CPR cihazı' hizmete girdi. Cihaz, sağlık ekiplerinin kalp masajına ayırdığı zamanı azaltarak kritik hastalarda hava yolu yönetimi, defibrilasyon ve ilaç uygulamaları gibi diğer hayati müdahalelere daha fazla odaklanmalarına imkan sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Gazi Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde, kalbi duran hastalara uygulanan kalp masajını otomatik olarak gerçekleştiren 'otomatik CPR cihazı' hizmete girdi. Cihaz, sağlık ekiplerinin kalp masajına ayırdığı zamanı azaltarak kritik hastalarda hava yolu yönetimi, defibrilasyon ve ilaç uygulamaları gibi diğer hayati müdahalelere daha fazla odaklanmalarına imkan sağlıyor.</p>

<p>Samsun Gazi Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Yılmaz, yeni teknoloji cihazın özellikle kalbi duran hastalarda kalp masajı uygulamalarını otomatikleştirdiğini söyledi. Cihazın sağlık ekiplerinin yerini almadığını vurgulayan Yılmaz, deneyimli ekiplere destek sağladığını ifade etti.</p>

<p>Yılmaz, 'Bu yeni teknoloji cihazımız, özellikle kalbi duran hastalarda kalp masajı uygulamalarını otomatikleştiren bir cihazdır. Tabii ki ekip arkadaşlarımızın yerini alan bir cihaz değil; deneyimli ve tecrübeli ekiplere destek sağlayan, işlerini kolaylaştıran, kritik hastalarda, hayat mücadelesi veren ve saniyelerin önemli olduğu durumlarda hastaların kesintisiz ve uzun süreli tedavi almasını kolaylaştıran bir cihazdır' dedi.</p>

<p>Dr. Yılmaz, cihaz sayesinde sağlık ekiplerinin diğer kritik müdahalelere daha fazla yoğunlaşabildiğini belirtti. Kalbi duran hastalarda aynı anda birden fazla tıbbi müdahalenin yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz, 'Ekiplerimiz, bu cihaza devrettiği uygun hastalarda kritik işlerine daha çok yoğunlaşıyorlar. Kalbi duran hastalarda aynı zamanda medikal ve hava yolu tedavilerinin kontrol edilmesi gerekiyor. Cihazın bir özelliği de hasta transferi sırasında kullanılabilmesidir' diye konuştu.</p>

<p>Transfer sırasında da kesintisiz kalp masajı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Otomatik CPR cihazı, insan gücüyle yapılan kalp masajında zamanla ortaya çıkabilen yorgunluk ve bası derinliği ile ritmindeki değişkenliklerin önüne geçiyor. Cihaz, göğüs kompresyonlarını belirlenen ritim ve derinlikte sürdürüyor. Hasta transferi, sedye hareketleri veya ambulans nakli sırasında da kullanılabilen cihaz, kalp masajının kesintiye uğramadan devam etmesine imkan sağlıyor. Hafif ve ergonomik yapısı sayesinde kısa sürede hastaya uygulanabilen cihaz, ayarlanabilir mekanizmasıyla yetişkin hastaların farklı anatomik yapılarına uyum sağlayabiliyor. Cihazın kalp masajını sürdürdüğü sırada hekim ve sağlık personeli ise hava yolu yönetimi, defibrilasyon ve acil ilaç uygulamaları gibi diğer hayati müdahalelere odaklanabiliyor.</p>

<p>'Kalp merkezi olduğumuz zaman kritik vakalara müdahale devam edecek'</p>

<p>Gazi Devlet Hastanesi'nin önümüzdeki süreçte yeni binasına taşınacağını ve burada kalp merkezi olarak hizmet vermeye başlayacağını belirten Dr. Mehmet Yılmaz, cihazın özellikle kritik vakaların transfer sürecinde önemli bir destek sağlayacağını ifade etti. Yılmaz, 'Önümüzdeki süreçte hastanemiz yeni bir binaya taşınacak ve burada kalp merkezi olarak hizmet vermeye başlayacağız. Kalp merkezi olduğumuz zaman, bize müracaat eden kritik vakalara müdahale edilerek transferin sağlanması ve işlem sırasında da müdahalenin devam etmesi gerekiyor. Bu durumlarda cihaz, bu işlemi tek başına devam ettirmektedir' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-gazi-devlet-hastanesinde-kritik-hastalar-icin-yeni-umut</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/gazi-devlet-hastanesinde-kritik-hastalar-icin-yeni-umut-6.jpg" type="image/jpeg" length="23383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü 9 ilde hayvan hastalıklarına karşı alarmda: Yılda 50 bin analiz]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-veteriner-kontrol-enstitusu-9-ilde-hayvan-hastaliklarina-karsi-alarmda-yilda-50-bin-analiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-veteriner-kontrol-enstitusu-9-ilde-hayvan-hastaliklarina-karsi-alarmda-yilda-50-bin-analiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürü Hamza Kadı, enstitünün 9 ili kapsayan geniş bir bölgede hayvan hastalıklarının teşhis ve kontrolü için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirterek, yılda 50 binin üzerinde numunenin analiz edildiğini söyledi. Kadı, yeni kurulan Spiroket Laboratuvarı ve atıksu epidemiyolojisi çalışmalarıyla hastalıkların erken tespit edilmesine yönelik önemli adımlar attıklarını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürü Hamza Kadı, enstitünün 9 ili kapsayan geniş bir bölgede hayvan hastalıklarının teşhis ve kontrolü için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirterek, yılda 50 binin üzerinde numunenin analiz edildiğini söyledi. Kadı, yeni kurulan Spiroket Laboratuvarı ve atıksu epidemiyolojisi çalışmalarıyla hastalıkların erken tespit edilmesine yönelik önemli adımlar attıklarını ifade etti.</p>

<p>Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü; Samsun, Giresun, Ordu, Sinop, Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve Yozgat illerinde hayvan hastalıklarının teşhis, takip ve kontrolüne yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığına doğrudan bağlı olarak faaliyet gösteren enstitü, bölge hayvancılığının sürdürülebilirliği ve hayvan sağlığının korunmasında önemli rol üstleniyor. Enstitünün temel faaliyet alanının hayvan hastalıkları ve zararlılarıyla mücadele olduğunu belirten Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürü Hamza Kadı, TAGEM, TÜBİTAK ve üniversitelerle yürütülen projelerle de ülke hayvancılığına katkı sunduklarını belirtti.</p>

<p>Yılda 50 binin üzerinde numune analiz ediliyor</p>

<p>Dokuz ilin sorumluluk alanlarında bulunması nedeniyle enstitünün oldukça yoğun ve dinamik bir çalışma temposuna sahip olduğunu ifade eden Kadı, farklı hastalık gruplarına yönelik çok sayıda laboratuvarın faaliyet gösterdiğini söyledi. Kadı, 'Enstitümüz teşhis faaliyetlerini gerçekleştiren; viroloji, bakteriyoloji, patoloji, parazitoloji, biyokimya, arı hastalıkları, kanatlı hastalıkları, su hayvanı hastalıkları, spiroket hastalıkları ve kuduz teşhis laboratuvarlarından oluşmaktadır. Yıllara göre değişmekle birlikte 50 binin üzerinde numune işliyoruz. Kuruluşumuz TÜRKAK tarafından 17025 kapsamında akredite olduğu için analiz sonuçlarımızın uluslararası geçerliliği vardır' dedi.</p>

<p>Çalışmaların önemli bölümünü PCR temelli moleküler tanı testleri, ELISA gibi serolojik taramalar ve mikroskobik yöntemlerin oluşturduğunu anlatan Kadı, özellikle kanatlı ve büyükbaş hayvanlarda verim kayıplarına yol açan viral, bakteriyel ve paraziter solunum ve sindirim sistemi hastalıklarının en sık teşhis edilen hastalık grupları arasında bulunduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zoonotik hastalıklar yakından takip ediliyor</p>

<p>Hayvan sağlığının yanı sıra toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren hastalıkların da enstitünün çalışma alanında önemli bir yer tuttuğunu belirten Kadı, kuduz, şarbon, bruselloz, tüberküloz ve kuş gribi gibi hastalıklara yönelik tarama ve teşhis faaliyetlerinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.</p>

<p>Toplumu ilgilendiren hastalıklarda teşhis faaliyetleri sürüyor</p>

<p>Kadı, 'Toplum sağlığını da doğrudan ilgilendiren kuduz, şarbon, bruselloz, tüberküloz ve kuş gribi gibi zoonotik ile salgın potansiyeli yüksek hastalıklara yönelik rutin tarama ve teşhis faaliyetlerimiz kesintisiz devam ediyor. Özetle, laboratuvarlarımıza ulaşan her bir numune, bölgemizdeki hayvan varlığının korunması ve muhtemel hastalık risklerinin anında kontrol altına alınması adına titizlikle incelenmektedir' şeklinde konuştu.</p>

<p>Spiroket Laboratuvarı hizmete kazandırıldı</p>

<p>Hayvan hastalıklarının erken teşhisine yönelik laboratuvar altyapısının geliştirilmesi konusunda da önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Kadı, bakanlığın katkılarıyla spiroket laboratuvarının enstitü bünyesine kazandırıldığını açıkladı. Kadı, 'Teknolojinin ve bilimin tüm imkânlarını hayvancılığımızın hizmetine sunmak adına enstitümüzde çok önemli altyapı dönüşümlerine imza atıyoruz. Bölge hayvancılığı ve halk sağlığı açısından son derece kritik bir adımı atarak bünyemize Bakanlığımızın katkılarıyla spiroket laboratuvarını kazandırdık' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Çok daha ileri ve güvenilir yöntemlerle yürütüyoruz'</p>

<p>Yeni laboratuvar sayesinde leptospirozis gibi zoonotik hastalıkların teşhis ve takibinin daha ileri yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirten Kadı, 'Hayvanlarda ciddi döl verimi kayıplarına, süt verim düşüklüğüne ve gebelik sonlanmalarına yol açan, aynı zamanda insana da bulaşabilen leptospirozis gibi zoonotik hastalıkların teşhisini ve takibini artık çok daha ileri ve güvenilir yöntemlerle yürütüyoruz' açıklamasında bulundu.</p>

<p>Atıksulardan hastalıkların izini sürüyorlar</p>

<p>Enstitünün güncel çalışmalarından birinin de atıksu epidemiyolojisi olduğunu belirten Kadı, bu yöntemin hastalıkların sahada belirtileri ortaya çıkmadan önce tespit edilmesine imkân sağladığının altını çizdi. Kadı şöyle devam etti:</p>

<p>'Bölgemizde öncülük ettiğimiz atıksu temelli izleme projeleriyle, klinik hastalık belirtileri sahada henüz ortaya çıkmadan önce biyolojik riskleri ve hastalık etkenlerini tespit edebiliyoruz. Bu da bize salgınlar yayılmadan önlem alma imkânı sunan modern bir erken uyarı mekanizması sağlıyor. Covid-19 yaygınken biz atıksulardan yaptığımız çalışmalarda hastalığın hangi bölgelerde yoğun, hangi bölgelerde daha düşük seyrettiğini tespit edebiliyorduk'</p>

<p>Yeni nesil teşhis kitleri ve aşı çalışmaları sürüyor</p>

<p>Enstitüde yürütülen çalışmaların yalnızca mevcut hastalıkların teşhisiyle sınırlı olmadığını belirten Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürü Hamza Kadı, yeni nesil teşhis kitlerinin geliştirilmesi ve aşı çalışmalarının da devam ettiğini söyledi. Kadı açıklamasını şöyle tamamladı:</p>

<p>'Bunlara ek olarak laboratuvarlarımızın dış paydaşlarla beraber yaptıkları, yeni nesil teşhis kitlerinin geliştirilmesi ve aşı çalışmalarımız da devam ediyor.'</p>

<p>Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü, 9 ili kapsayan sorumluluk bölgesinde yürüttüğü teşhis, tarama, erken uyarı ve araştırma çalışmalarıyla hayvan sağlığının korunmasına, salgın hastalıkların kontrol altına alınmasına ve bölge hayvancılığında oluşabilecek ekonomik kayıpların önlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsun-veteriner-kontrol-enstitusu-9-ilde-hayvan-hastaliklarina-karsi-alarmda-yilda-50-bin-analiz</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/samsundan-9-ile-saglik-kalkani-yilda-50-bin-analiz.jpg" type="image/jpeg" length="87663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da 7 yaşındaki çocuğun 30 santimlik tümörü kemoterapiyle küçültüldü, başarıyla ameliyat edildi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-7-yasindaki-cocugun-30-santimlik-tumoru-kemoterapiyle-kucultuldu-basariyla-ameliyat-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-7-yasindaki-cocugun-30-santimlik-tumoru-kemoterapiyle-kucultuldu-basariyla-ameliyat-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesi'ne karın ağrısı ve karın bölgesinde şişlik şikâyetiyle başvuran 7 yaşındaki çocuğa, yapılan tetkikler sonucunda wilms tümörü (nefroblastom) tanısı konuldu. Karın boşluğunun büyük bölümünü dolduran yaklaşık 30 santimetrelik tümör, uygulanan kemoterapi tedavisiyle 10 santime kadar küçültüldü. Çocuk, ardından Samsun Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Şehir Hastanesi'ne karın ağrısı ve karın bölgesinde şişlik şikâyetiyle başvuran 7 yaşındaki çocuğa, yapılan tetkikler sonucunda wilms tümörü (nefroblastom) tanısı konuldu. Karın boşluğunun büyük bölümünü dolduran yaklaşık 30 santimetrelik tümör, uygulanan kemoterapi tedavisiyle 10 santime kadar küçültüldü. Çocuk, ardından Samsun Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. </p><p>Samsun'da 7 yaşındaki Harun Çelik, karın ağrısı ve şişlik şikâyetiyle başvurduğu hastanede yapılan tetkikleri sonucunda wilms tümörü tanısı aldı. Karın boşluğunun büyük bölümünü dolduran yaklaşık 30 santimetrelik tümör nedeniyle ilk aşamada ameliyat edilemeyen Harun'a kemoterapi tedavisi uygulandı. Tedavi sonrasında tümörün yaklaşık 10 santimetreye kadar küçülmesi üzerine minik hasta, Samsun Şehir Hastanesi'nde başarılı bir operasyonla ameliyat edildi. </p><p>Çocuk Hematoloji Onkoloji Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Zuhal Keskin, hastanın dış merkezden karın ağrısı ve karında şişlik şikâyetiyle başvurduğunu belirterek, yapılan değerlendirmelerde karnında büyük bir kitle tespit edildiğini söyledi. Kitlenin başlangıçta ameliyat edilemeyecek kadar büyük olması nedeniyle biyopsi alındığını ifade eden Keskin, incelemeler sonucunda hastaya wilms tümörü tanısı konulduğunu ve kemoterapi tedavisine başlandığını kaydetti. Yaklaşık 6 haftalık kemoterapi sürecinin ardından yapılan kontrollerde tümörde belirgin küçülme görüldüğünü belirten Keskin, hastanın cerrahi tedavi için Çocuk Cerrahisi Kliniği'ne devredildiğini ifade etti. </p><p>Tümör 20-30 santimden 10 santime geriledi </p><p>Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Kliniği'nden Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül ise hastanın kendilerine geldiğinde yaklaşık 20-30 santimetre büyüklüğünde, karın boşluğunun tamamına yakınını dolduran bir kitleye sahip olduğunu söyledi. Hastanın multidisipliner yaklaşımla değerlendirildiğini belirten Dr. Bülbül, 'Öncelikle 3-4 kür kemoterapi aldı. Sonrasında tümörü tekrar değerlendirdik. Küçüldüğünü görünce hastamızın ameliyatını gerçekleştirdik. Ameliyatı başarıyla tamamladık' dedi. </p><p>Kemoterapi sonrasında tümörün yaklaşık 10 santimetreye kadar gerilediğini ifade eden Bülbül, 7 yaşındaki Harun Çelik'in ameliyatının başarıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bülbül, 'Şu anda hastamızın durumu çok iyi. Ameliyatıyla ilgili herhangi bir sıkıntımız yok. Ancak mevcut tümörü kötü huylu olduğu için tedavilerine devam edecek. Zühal hocamızın takibinde ayaktan tedavi için gelip gidiyor' diye konuştu. </p><p>Şehir Hastanesi'nde ilk çocukluk çağı tümör ameliyatı </p><p>Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Kliniği tarafından yapılan açıklamada, operasyonun Samsun Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen ilk çocukluk çağı tümör ameliyatı olma özelliğini taşıdığı bildirildi. </p><p>Ameliyatın Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül ve Dr. Ahmet Saraç tarafından gerçekleştirildiği belirtilirken, operasyonun çocukluk çağı onkolojik hastalıklarının cerrahi tedavisinin bölgede ileri düzey ve multidisipliner yaklaşımla yürütülmesi açısından önemli bir adım olduğu vurgulandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Wilms tümörünün çocukluk çağında en sık görülen kötü huylu böbrek tümörü olduğu belirtilen açıklamada, hastalığın çoğunlukla karında fark edilen ağrısız şişlik veya kitleyle kendini gösterdiği ifade edildi. Tedavinin ise hastalığın evresi ve tümörün özelliklerine göre çocuk onkolojisi, çocuk cerrahisi, radyoloji ve patoloji başta olmak üzere farklı branşların iş birliğiyle yürütüldüğü kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-7-yasindaki-cocugun-30-santimlik-tumoru-kemoterapiyle-kucultuldu-basariyla-ameliyat-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:55:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/samsunda-7-yasindaki-cocugun-30-santimlik-tumoru-kemoterapiyle-kucultuldu-basariyla-ameliyat-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="20315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ürolojide robotik ameliyatla üç boyutlu ve hassas cerrahi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/urolojide-robotik-ameliyatla-uc-boyutlu-ve-hassas-cerrahi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/urolojide-robotik-ameliyatla-uc-boyutlu-ve-hassas-cerrahi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da robotik cerrahi ürolojik ameliyatlarda etkin bir şekilde kullanılıyor. Önemli bir onkolojik ameliyatı robotik cerrahi ile gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, sistemin üç boyutlu görüntü, yüksek büyütme ve el bileği hareketlerini taklit edebilme gibi önemli avantajlar sağladığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da robotik cerrahi ürolojik ameliyatlarda etkin bir şekilde kullanılıyor. Önemli bir onkolojik ameliyatı robotik cerrahi ile gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, sistemin üç boyutlu görüntü, yüksek büyütme ve el bileği hareketlerini taklit edebilme gibi önemli avantajlar sağladığını söyledi. </p><p>Samsun'da robotik cerrahi cihazı, ürolojik ameliyatlarda etkin şekilde kullanılırken, Liv Hospital Samsun Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden de VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde gerçekleştirilen robotik cerrahi operasyonlarından birini gerçekleştirdi. Robotik cerrahinin sağladığı üç boyutlu görüntü, yüksek büyütme ve el bileği hareketlerini taklit eden sistem sayesinde cerrahlara daha hassas ve kontrollü operasyon imkanı sunduğu belirtildi. </p><p>'Robotik cerrahi geleceğimizin cerrahisi' </p><p>Robotik cerrahinin son yıllarda Türkiye'de hızla yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Ender Özden, teknolojinin özellikle onkolojik ve rekonstrüktif cerrahilerde önemli avantajlar sağladığını ifade etti. Özden, 'Artık aslında robotik cerrahi, geleceğimizin cerrahisi desek yanlış olmaz diye düşünüyorum' dedi. </p><p>Robotik sistemle ameliyat gerçekleştirildi </p><p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde bulunan robotik cerrahi sistemiyle bir ürolojik ameliyat gerçekleştirdi. Ameliyat sırasında cerrahın el hareketlerini hasta içerisindeki robotik kollara aktaran sistem kullanılırken, cerrahi alanın üç boyutlu ve büyütülmüş şekilde görüntülenebilmesi operasyonun daha hassas şekilde gerçekleştirilmesine imkan sağladı. </p><p>Robotik cerrahinin özellikle ürolojik kanserlerin tedavisinde önemli bir kullanım alanına sahip olduğu belirtilirken, sistemin yalnızca onkolojik ameliyatlarda değil, rekonstrüktif cerrahilerde de kullanılabildiği ifade edildi. </p><p>Robotik cerrahinin sağladığı avantajlar </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Prof. Dr. Ender Özden, robotik cerrahinin kapalı yöntemlerle gerçekleştirilebilen birçok ameliyatın uygulanmasına imkan verdiğini belirterek, 'Robotik cerrahi, tabii son yılların gözde ve popüler tekniklerinden, teknolojilerinden bir tanesi. Aslında hayatımızın her aşamasına giren robotik teknolojilerin cerrahi aşamasına, ameliyathaneye de girdiğinin aslında bir göstergesi. Geçmişine baktığımızda, dünyada kullanılmasıyla ilgili neredeyse 30 yıllık bir geçmişi var. 2000'li yılların başından itibaren de çok ciddi anlamda kullanım yeri buldu. Ama özellikle son iki yıldır, bir buçuk yıldır Türkiye'deki sayıları iki katına kadar çıktı. Artık aslında robotik cerrahi, geleceğimizin cerrahisi desek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Bölgede de robotik cerrahinin başlamış olmasının, tekrardan başlamış olmasının mutluluğunu yaşıyoruz aynı zamanda. Önümüzdeki yıllarda ise robotik cerrahiyi çok daha fazla göreceğiz. Genellikle aslında robotik cerrahiyi onkolojik vakalarda kullanıyoruz ama bunun dışında birçok düzeltme cerrahisi dediğimiz rekonstrüktif cerrahilerde de kullanıyoruz. Robotik cerrahi, aslında kapalı yoldan yapabildiğimiz bütün cerrahileri gerçekleştirebildiğimiz bir yöntem. Dolayısıyla o anlamda işlerimizi çok ciddi anlamda kolaylaştırıyor. Üç boyutlu görüntü sağlıyor, elimizdeki hareketleri, yani küçük hareketleri, hasta içerisindeki kollara iletmiyor ve dolayısıyla çok hassas ve keskin bir ameliyat yapma şansı veriyor bize. Çünkü el bileğimizin hareketini aynı şekilde taklit eden bir sistem. Normal diğer kapalı yöntemlerde biz bunu sağlayamıyoruz. Onlarda hareket kısıtlılığı var. Ancak robotik cerrahide bu hareket kısıtlılığı yok. Bize çok ciddi anlamda hem üç boyutlu görüntü hem de daha büyük büyütmeyle beraber ameliyatları daha iyi bir şekilde gerçekleştirme ve hastaların sonrasındaki dönemlerini de daha rahat geçirmelerini sağlıyor aslında robotik cerrahi' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/urolojide-robotik-ameliyatla-uc-boyutlu-ve-hassas-cerrahi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:55:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/urolojide-robotik-ameliyatla-uc-boyutlu-ve-hassas-cerrahi.jpg" type="image/jpeg" length="15071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp hastaları için yeni dönem! Samsun’da uygulanmaya başlandı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/kalp-hastalari-icin-yeni-donem-samsunda-uygulanmaya-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/kalp-hastalari-icin-yeni-donem-samsunda-uygulanmaya-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesinde, kalp ritim bozukluğu (aritmi) nedeniyle daha önce ablasyon (yakma) tedavisi gören ancak şikayetleri tekrarlayan hastaya, genel anestezi altında ikinci kez ablasyon uygulandı. Başarılı geçen işlemle hasta, ağrı hissetmeden tedavi edilirken, hastanede genel anestezi altında gerçekleştirilen ablasyon uygulamalarıyla ritim bozukluğu tedavisinde yeni bir dönem başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Şehir Hastanesinde, kalp ritim bozukluğu (aritmi) nedeniyle daha önce ablasyon (yakma) tedavisi gören ancak şikayetleri tekrarlayan hastaya, genel anestezi altında ikinci kez ablasyon uygulandı. Başarılı geçen işlemle hasta, ağrı hissetmeden tedavi edilirken, hastanede genel anestezi altında gerçekleştirilen ablasyon uygulamalarıyla ritim bozukluğu tedavisinde yeni bir dönem başlatıldı.</p>

<p>Samsun Şehir Hastanesinde ritim bozukluğu bulunan bir hastaya, Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Öğr. Üyesi Doç. Dr. Rüstem Yılmaz, Prof. Dr. Mustafa Beğenç Taşcanov ve EPS ekibi tarafından genel anestezi altında ablasyon işlemi gerçekleştirildi. Daha önce 2024 yılında ablasyon tedavisi uygulanan hastanın, tedavinin ardından şiddetli çarpıntı ve nefes darlığı şikayetlerinin devam etmesi üzerine yeniden değerlendirme yapıldı. Buna göre ritim bozukluğunun devam etmesinin hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkilediği ve tedavi edilmemesi halinde kalp yetmezliği ile felç gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceği belirlendi. İlk ablasyon sırasında yoğun ağrı yaşayan hastaya, ikinci işlemde genel anestezi uygulanmasına karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Rüstem Yılmaz, hastanın işlem sırasında herhangi bir ağrı hissetmemesi ve tedavinin daha konforlu şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla genel anestezi uygulandığını belirterek, ablasyon işleminin başarıyla tamamlandığını söyledi.</p>

<p>Genel anestezi altında yapılan ablasyon uygulamasının Samsun Şehir Hastanesinde hastaların tedavisinde kullanılmaya başlandığını ifade eden Doç. Dr. Yılmaz, işlemde görev alan elektrofizyoloji (EPS) ile anestezi ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/kalp-hastalari-icin-yeni-donem-samsunda-uygulanmaya-baslandi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/kalp-hastalari-icin-yeni-donem-samsunda-uygulanmaya-baslandi-3.jpg" type="image/jpeg" length="92804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu ilaçları kullananlar dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/bu-ilaclari-kullananlar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/bu-ilaclari-kullananlar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da yüksek sıcaklıklara bağlı olarak özellikle yaşlı hastalarda ciddi sağlık sorunları ve ölümlerin yaşandığı yönündeki haberler gündeme gelirken, Türkiye'de de yaz sıcaklarının uzayacağı ve önümüzdeki iki haftalık süreçte yüksek sıcaklıkların etkili olacağı belirtiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle çocuklar, yaşlılar ve bazı ilaçları kullanan vatandaşları sıcak havalara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'da yüksek sıcaklıklara bağlı olarak özellikle yaşlı hastalarda ciddi sağlık sorunları ve ölümlerin yaşandığı yönündeki haberler gündeme gelirken, Türkiye'de de yaz sıcaklarının uzayacağı ve önümüzdeki iki haftalık süreçte yüksek sıcaklıkların etkili olacağı belirtiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle çocuklar, yaşlılar ve bazı ilaçları kullanan vatandaşları sıcak havalara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İklim değişikliğine bağlı olarak sıcak hava dalgalarının daha sık ve şiddetli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Şevket Özkaya, bazı yaygın kullanılan ilaçların vücudun sıcaklığı düzenleme mekanizmasını etkileyebileceğine dikkat çekti. Özkaya, özellikle depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların, sıcak havalarda dehidrasyon ve sıcağa bağlı hastalık riskini artırabileceğini ifade etti. </p><p>Özellikle günün sıcak saatlerinde dışarıda uzun süre kalan oyun çağındaki çocuklar ile yaşlıların daha fazla risk altında olduğunu belirten Özkaya, bazı ilaçların da bu riski artırabileceğini söyledi. </p><p>Yüksek tansiyon tedavisinde yaygın olarak kullanılan diüretikler, ACE inhibitörleri ve ARB grubu ilaçlara dikkat çeken Özkaya, 'Bu ilaçlar elektrolit dengesizliği riskini artırabilir. ACE inhibitörleri ve ARB'ler ayrıca normalde susuzluğu tetikleyen hormonun işlevini de etkileyebilir' dedi. </p><p>Yaygın kullanılan bazı kalp ilaçlarının da sıcak havalarda vücudun ısıyı uzaklaştırma mekanizmasını etkileyebileceğini ifade eden Özkaya, 'Beta blokerler cilde kan akışını sınırlayabilir. Bu da vücudun ısıyı etkili bir şekilde atmasını zorlaştırabilir' diye konuştu. </p><p>Terleme ve vücudun soğuma mekanizmasına dikkat </p><p>Trisiklik antidepresanlar ve antikolinerjik özellik taşıyan bazı ilaçların da sıcak havalarda dikkat gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, bu ilaçların terleme ve vücudun kendisini soğutma mekanizmasını etkileyebileceğini kaydetti. Bu tür ilaçların Parkinson hastalığı, aşırı aktif mesane, bazı solunum hastalıkları ve alerjiler başta olmak üzere farklı sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılabildiğini belirten Özkaya, sıcak havalarda ilaç kullanan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. </p><p>'Kişi kendisi gibi davranmıyorsa acile götürün' </p><p>Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda sıcak havaya bağlı sağlık sorunlarının belirtilerinin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Şevket Özkaya, 'Bu ilaçları kullanan hem çocuk hem yaşlı insanlarımızda zihinsel durumunda herhangi bir değişiklik, kafa karışıklığı veya kişinin kendisi gibi davranmaması durumunda, kişiyi derhal en yakın acil servise götürmek gerekir' uyarısında bulundu. </p><p>Özkaya, sıcak havalarda özellikle risk grubundaki kişilerin günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçınması, yeterli sıvı alması ve kullandıkları ilaçlarla ilgili doktorlarının önerilerine uyması gerektiğini belirtti. </p><p>Uzmanlar, sıcak hava nedeniyle ilaçların dozunun veya kullanımının kişinin kendi kararıyla değiştirilmemesi gerektiğine de dikkat çekiyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/bu-ilaclari-kullananlar-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:43:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/bu-ilaclari-kullananlar-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="33532"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OMÜ'lü öğrenciden St. Thomas Hastanesi'nde plastik cerrahi stajı]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/omulu-ogrenciden-st-thomas-hastanesinde-plastik-cerrahi-staji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/omulu-ogrenciden-st-thomas-hastanesinde-plastik-cerrahi-staji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi İngilizce Programı öğrencisi Stajyer Doktor Ümid Hüseynzade, Birleşik Krallık'ın en köklü ve saygın sağlık merkezlerinden biri olan King's College London bünyesindeki 900 yıllık tarihi geçmişe sahip St. Thomas Hastanesi'nde 1 aylık plastik ve rekonstrüktif cerrahi klinik stajını (clinical elective) başarıyla tamamladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi İngilizce Programı öğrencisi Stajyer Doktor Ümid Hüseynzade, Birleşik Krallık'ın en köklü ve saygın sağlık merkezlerinden biri olan King's College London bünyesindeki 900 yıllık tarihi geçmişe sahip St. Thomas Hastanesi'nde 1 aylık plastik ve rekonstrüktif cerrahi klinik stajını (clinical elective) başarıyla tamamladı. </p><p>Uluslararası alanda kabul oranının oldukça düşük olduğu ve sınırlı sayıda tıp öğrencisinin kabul edildiği bu prestijli staj programında Stj. Dr. Ümid Hüseynzade, dünya standartlarında cerrahi vakaları, klinik süreçleri ve rekonstrüktif cerrahi uygulamalarını yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Staj sürecinde özellikle alanında uluslararası tanınırlığa sahip Dr. Naveen Cavale ve ekibiyle birlikte ameliyat ve poliklinik süreçlerine katılan Hüseynzade, küresel cerrahi standartlarını yakından inceleyerek OMÜ'yü başarıyla temsil etti. Üniversite ise başarılı öğrenci Hüseynzade'yi tebrik ederek, mesleki ve akademik yolculuğunda başarılarının devamını diledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çok önemli bir adımı başarılı bir şekilde geride bıraktığını ifade eden Stj. Dr. Ümid Hüseynzade, 'Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisiyim. Bu yılın Temmuz ayında, King's College London bünyesinde yer alan ve Birleşik Krallık'ın 900 yıllık tarihi sağlık kurumlarından Saint Thomas Hastanesi Plastik Cerrahi Kliniği'nde bir aylık staj eğitimimi tamamladım. Bu stajı başarıyla tamamlamış olmaktan dolayı mutlu ve gururluyum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Samsun, Eğitim</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/omulu-ogrenciden-st-thomas-hastanesinde-plastik-cerrahi-staji</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:01:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/omulu-ogrenciden-st-thomas-hastanesinde-plastik-cerrahi-staji.jpg" type="image/jpeg" length="11137"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da ürolojik ameliyatlarda robotik cerrahi dönemi]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da özel bir hastanede ürolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde robotik cerrahi sistemi kullanılmaya başlandı. Yeni teknolojiyle prostat, mesane ve böbrek hastalıklarının yanı sıra çeşitli rekonstrüktif cerrahi işlemlerinin de gerçekleştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da özel bir hastanede ürolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde robotik cerrahi sistemi kullanılmaya başlandı. Yeni teknolojiyle prostat, mesane ve böbrek hastalıklarının yanı sıra çeşitli rekonstrüktif cerrahi işlemlerinin de gerçekleştirilmesi hedefleniyor. </p><p>VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde ürolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde robotik cerrahi işlemleri uygulanmaya başlandı. Robotik cerrahi sisteminin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte prostat, mesane ve böbrek hastalıklarının yanı sıra çeşitli rekonstrüktif cerrahi işlemlerinin de bu teknolojiyle gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Hastanede robotik cerrahiyle ilk ameliyatlar da yapılmaya başlanırken, sistemin cerrahlara daha hassas ve kontrollü çalışma imkânı sunmasıyla hastaların ameliyat sonrası iyileşme süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. </p><p>'Günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına daha erken dönmelerine imkân sunuyoruz' </p><p>Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Çetinkaya, robotik cerrahi sisteminin devreye alınmasıyla birlikte ameliyatlara başladıklarını belirterek, 'Hastanemizde robotik cerrahi sisteminin kurulmasıyla birlikte robotik ameliyatlara da başlamış bulunuyoruz. Bu teknoloji sayesinde hastalarımızın ameliyatlarını daha konforlu bir şekilde gerçekleştirmeyi, ameliyat sonrası iyileşme süreçlerini hızlandırmayı ve daha kısa sürede taburcu olmalarını sağlamayı hedefliyoruz. Böylece hastalarımızın günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına daha erken dönmelerine imkân sunuyoruz' dedi. </p><p>Robotik cerrahi sisteminin kullanılmaya başlanmasıyla gerçekleştirilen ameliyatlardan birinin böbreğinde şüpheli kitle bulunan erkek hastaya uygulandığını ifade eden Doç. Dr. Çetinkaya, hastanın ameliyat sonrası birinci gününde genel durumunun iyi olduğunu ve klinik takibinin sürdüğünü söyledi. </p><p>Teknik özellikler </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Kadir Önem ise robotik cerrahi sisteminin cerraha sağladığı teknik özelliklere dikkat çekerek, sistemin cerrahi konsol, robotik kollar ve görüntüleme sisteminden oluştuğunu anlattı. Önem, robotik kolların yüksek manevra kabiliyetinin özellikle zor ve hassas cerrahi aşamalarında cerraha daha kontrollü çalışma imkânı sunduğunu belirtti. </p><p>'Prostat, mesane ve böbrek kanserlerinin cerrahi tedavisinde kullanılıyor' </p><p>Üroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Açıkgöz de robotik cerrahinin ürolojinin birçok alanında kullanılabildiğini ifade ederek, 'Robotik cerrahiyi ürolojinin birçok alanında kullanabiliyoruz. Özellikle prostat, mesane ve böbrek kanserlerinin cerrahi tedavisinde robotik sistemden etkin şekilde yararlanıyoruz. Bunun yanı sıra bu organlara yönelik rekonstrüktif, yani yeniden yapılandırıcı cerrahilerde de robotik cerrahi uygulanabiliyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:44:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi.jpg" type="image/jpeg" length="23681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de alerjik hava yolu hastalıklarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.samsuncanlihaber.com/karadenizde-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.samsuncanlihaber.com/karadenizde-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz'in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimlerinin birçok kişide alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Aziz Uluışık, 'Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz'in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimlerinin birçok kişide alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Aziz Uluışık, 'Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınabilir' dedi. </p><p>Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği'nden Uzm. Dr. Aziz Uluışık, Karadeniz'in özellikle Samsun, Trabzon gibi kıyı şehirlerinde görülen alerjik hastalıklardaki artışa dikkat çekti. Uzm. Dr. Uluışık, 'Karadeniz'in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri Samsun'da yaşayan birçok kişide alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Uzmanlara göre bölgede özellikle astım ve alerjik rinit vakalarında son yıllarda belirgin bir artış söz konusudur' diye konuştu. </p><p>'Tedavi edilmeyen alerji kronik astıma dönüşüyor' </p><p>Alerji tedavisinin ihmal edilmemesini öneren Uzm. Dr. Uluışık, 'Burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikâyetler mevsimsel grip ile karıştırılmamalıdır. Bu belirtiler uzun sürmesi halinde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Çünkü erken dönemde tedavi edilmeyen alerjik hastalıklar zamanla kronik astıma dönüşebiliyor' şeklinde konuştu. </p><p>'Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkün' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzm. Dr. Uluışık, 'Kıyı bölgelerde nem ve ev içi toz akarları hastalıkları tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmalarını, sigara dumanından uzak durmalarını ve ev içi havalandırmaya özen göstermelerini öneriyor. Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkündür. Sağlıklı nefes, güçlü bir yaşamdır. Nefesinizi ihmal etmeyin' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.samsuncanlihaber.com/karadenizde-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:58:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://samsuncanlihabercom.teimg.com/crop/1280x720/samsuncanlihaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/karadenizde-alerjik-hava-yolu-hastaliklarina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="27186"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
