Dolar 9,3295
Euro 10,8506
Altın 533,79
BİST 1.431
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 15°C
Sağanak Yağışlı
Samsun
15°C
Sağanak Yağışlı
Per 19°C
Cum 22°C
Cts 20°C
Paz 19°C

NECDET UZUN YAZDI – ÜRETENLER, TÜKETİLİRSE…

NECDET UZUN YAZDI – ÜRETENLER, TÜKETİLİRSE…
A+
A-
17.07.2021
ABONE OL

Merkez nüfusu, Samsun’un İlkadım İlçesi’nden
daha az
Giresun,
son bir ay içinde
iki büyük
organizasyona ev sahipliği yaptı…
Birincisi, Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü (FAO) ve
Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) işbirliğiyle düzenlenen “Yöresel Ürünler, Gastronomi ve Kooperatifçilik Çalıştayı” idi. Giresun’un Piraziz İlçesi’ne
bağlı Şeyhli Köyü’nde
“BAU-FAO Tarım Uygulama Alanı”nda gerçekleştirilen çalıştayda,
BAU Global Başkanı
ve aynı zamanda
BM Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi olan
Enver Yücel,
Karadeniz’in
endemik bitkilerini ortaya çıkarabilmeyi, bunlarla ilgili de yörenin yemeklerini ve gastronomisini uluslararası alana açmayı hedeflediklerini anlattı…
Bu köy; Yücel’in doğup büyüdüğü köydü…
BM FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık da etkinliğin kadın kooperatiflerini, yerel ürünlerin pazara erişimini ve kadın girişimciliğini desteklemek için gerçekleştirildiğini kaydetti.
BAU Rektörü Prof. Dr. Şirin Karadeniz de “Bu merkezimiz, bu alandaki tüm bilim insanlarına ve kendisini geliştirmek isteyen tüm gençlerimize, girişim yapmak isteyen kadınlarımız ile insanlarımıza açık olacak. Yereldeki uygulama alanlarımızla BM’nin deneyimini bir araya getirdiğimizde ve dünyada ilk kurduğumuz bu merkezle, çok ciddi farkındalık çalışmalarıyla, ülkemizden çıkacak dünya markaları oluşturmayı düşünüyoruz” dedi…
Yaklaşık 20 gün önce
gerçekleşen çalıştayda gündeme gelen konuları
anlatmamın nedeni var…
Çünkü, pandemi süreci, bütün dünyada tarımın
ne kadar önemli olduğunu;
zengin fakir demeden hepimize öğretmişti…
Bu çalıştay, bölge insanının ekonomik ve sosyal hayatına
katkı vererek,
bir gelişmişlik yaratmak içindi…
Bereketli ovalarıyla
tarım sektöründe bir marka şehir olan Samsun’da
neden böyle
çalışmalar yapılamıyor?..
Fındığı, pirinci, tütünü, mısırı, şeker pancarı
ve keneviri üzerinde
bilimsel çalışmalarla
şehri ve ülkeyi geleceğe hazırlamak,
üniversitelerin görevleri arasında değil mi?..
“Bizde neden olmuyor?” sorusunun
yanıtını ararken;
Bahçeşehir Üniversitesi öncülüğünde,
KTÜ ve Giresun Üniversitesi işbirliğiyle
“Karadeniz barış denizidir”
çalıştayı gerçekleşti…
Son bir ay içinde ikinci çalıştay!..
Dünyanın gözü, Karadeniz’in
üzerindeyken;
böyle bir çalışmayla Türkiye’nin
bakış açısına
katkı vermek, milli bir görevdi…
Bu anlamda, BAU Global Başkanı Enver Yücel ve emeği geçenleri
kutluyorum…
Peki, Samsun’daki üniversiteler
nerede?..
Bazı ehliyetsiz ve liyakatsizlere
iş imkanı yaratmak için
çaba harcıyor olabilirler mi?..
O zaman hatırlatalım…
Samsun, Karadeniz’in değil,
Türkiye’nin büyük illerinde
bile bulunmayan
sivil havacılık deneyimine sahiptir…
Eski THK Başkanı rahmetli Ata Kıral
ile başlayan Dişhekimi Aytekin Turgut’la devam eden
eski OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferşat Kolbakır
ile süren ve bugün de bayrağı taşıyan
birçok insan sayesinde
bu şehir;
19 Mayıs Üniversitesi’nde
Havacılık ve Uzay Hekimliği,
Samsun Üniversitesi’nde de
Havacılık ve Uzay Bilimleri
Fakültesi’ne kavuşmuştur!..
Samsun’da eski havaalanında
Karadeniz’in ilk ve tek Havacılık Okulu’nu açan
Yusuf Kahvecioğlu’nun
hakkını da teslim etmeliyim!..
İsimlerini unuttuklarım varsa,
haklarını helal etsinler!..
İki üniversiteli Samsun’da, böylesine büyük bir potansiyel
varken, “kör, sağır ve dilsiz” olmayı becerebilmek;
hem bu şehre hem de ülkeye haksızlıktır!..
Meselenin özü,
üniversitelerde
bilim üretenler,
“küçük olsun, benim olsun” diyen
mantığa sahip
kişiler tarafından
tüketildikçe;
bu yapıdan pozitif gelişmeler
beklemek,
“hayalcilik” olur!..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.