Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Samsun'a geliyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Samsun'a geliyor
Büyükşehir Belediyesi,sahillerdeetkin çalışma yapmıyor…Yaptı da ne oldu sanki?..Alaçam sahillerindebütün dünyada koruma altına alınankum zambaklarını,yasak olmasına rağmeniş makineleriylebiçti geçti…Samsun Büyükşehir Belediyesi,Tekkeköy’ünCostal yöresi sahilindeki çöpü degörmemezliğe geldi…Sosyal medyada yükselen tepkilerikısıtlı imkanlarla görevi olmadığı haldeTekkeköy Belediyesi duyduve sahili kum zambaklarına zarar vermeden temizledi…Dün de Atakum sahillerindenSamsun Medya Grubu “İhbar Hattı”naçirkinlik abidesi görüntüler ulaştı…Vatandaşlar,“Burası, Yılanlıdere Çöp İstasyonu değil,mavi bayraklı Atakum sahili”diye tepki gösteriyordu…O görüntüler, gerçekten deKaradeniz’in incisi Atakum sahillerinehiç yakışmıyordu…Vatandaş sonuna kadar haklıydı…Ancak, “eğri oturup, doğru konuşmak”gerekirse;Nasrettin Hoca’nın dediği gibi“Hırsızın hiç mi suç yok”…Bu çöp yığınları,uzaydan inmedi ya!..Çevreyi kirletmeninne anlama geldiğini bilmeyenumarsız insanlarınbıraktığı çöpleringörüntüsü,bu şehrin turizm iddialarıylatezattır!..Samsun Valiliği, Büyükşehir Belediyesive diğer kurumlar,sahillere “Mavi Bayrak”almak için az uğraş vermedi…Çünkü, “mavi bayrak”,bu şehrinturizmi içinönemli referanstı…Adamlar,bilmiyor elbette…Yediğini içtiğiniatıyor kumsala…Demek ki bu insanlarevlerinde de böyle!..Büyükşehir Belediyesi’ninsahil temizliği ve bakımıkonusundakinotu düşüktür…Ama buna sebep olanvatandaşlarikmale değil,sınıfta kalmıştır…Bu, bir bilinç meselesidiraslında…Bir anekdotanlatacağım…Uzun yıllar önceydi…Samsun’danbir grup gazeteciÇorum’a bir haber takibi içingitmişti…Arkadaşlar işini bitirmişparkta dinlenirken, içlerinden biriyediğikabak çekirdeğinin kabuğunuyere atıyordu…O sırada küçük bir çocuk,bankta oturangazeteci arkadaşa yaklaştıve sordu: “Yabancısınız galiba?”Arkadaş şaşırmıştı. Bu çocuk nereden anlamıştıyabancı olduğunu…Bu defa o sordu: “Nereden anladın?”Çocuk, gururla başını kaldırdı“Abi, bizim buradasokağa yemiş kabuğu atmazlar. Ayıp sayılır” dedi…Arkadaş, bu sözler karşısında dondu kaldı…Böyle bir cevap hiç aklına gelmemişti…Küçük bir çocuğun verdiği ders,şehirlilik bilincinin ta kendisiydi…Ailede, okulda ve çevredebu bilinç geliştirilmişti…Ne diyelim?..Kutlukent’in o güzelim sahillerinihafriyat deposu olarak kullananbir zihniyetten;bu bilinci geliştirmeyi beklemek,hayalciliktir elbette!..