Dolar 9,5623
Euro 11,1063
Altın 555,59
BİST 1.493
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 14°C
Yağışlı
Samsun
14°C
Yağışlı
Sal 14°C
Çar 16°C
Per 16°C
Cum 16°C

Necdet Uzun Yazdı: Ahlak Kaybolunca…

Necdet Uzun Yazdı: Ahlak Kaybolunca…
A+
A-
18.09.2021
ABONE OL

Ahlak,
insani
değerlerin
temel
taşıdır…
Bir insan ahlaklı ise,
onda adalet de
merhamet de cömertlik de
saygı ve sevgi de vardır!..
Ahilik de bu felsefe üzerine
kurulmuş manevi bir teşkilattır…
Kardeşliğin, cömertliğin, yiğitliğin, fedakarlığın, doğruluğun, dürüstlüğün, kalitenin, üretimin, ahlakın, sanatın, aklın ve bilimin esas alındığı ahilik;
kısa yoldan köşeyi dönmek için
hileli mal satan, eksik tartan,
fırsatçı, karaborsacı ve
yalancıların
yükseldiği
kapitalist sistem içinde
yok edilmiştir…
Çünkü, ahilik olsaydı, bunlar olmazdı…
Üç kuruşluk kazanç için
tüyü bitmemiş yetim hakkına göz diken
adamların
işadamı kisvesi altında
toplumda yer edinmeleri,
maalesef ahlaksızlıklara
prim yaptırmıştır…
Herkes her şeyin farkında
ve kimin ne olduğunu biliyor aslında…
Tıpkı, Ali Günday adlı
okuyucumun
“Samsun’da fuarcılık büyürse” başlıklı yazıma
yaptığı yorumdaki gibi…
“Necdet Bey, iyi niyetle yazmış olduğunuz bu köşe yazısı için teşekkür ederim. Samsun’un potansiyeli yadsınamaz bir gerçek. Ancak, yazınıza ilave olarak
(Ticaretle uğraşan biriyim) söylemek isterim ki, Samsun’da her şeyden önce ahlaklı tüccarlara ihtiyaç var”
Bu satırları
okuduğumda,
6-7 yıl önce bizzat yaşadığım
bir olayı hatırladım…
Tanıdıklardan alışveriş yapmak
adetimdir. Evin temel ihtiyaçları
değil sadece, yiyecek, içecek ve
ne varsa…
Al peşin ver peşin!..
Bazen kredi kartına taksit yaptırmanın
dışında
çek-senetle işim olmamıştır!..
Bir gün
evin parkesini yaptırmak için
çok eski bir arkadaşa gittim. Kendisi işyerinde yoktu. Amcasının oğlu beni tanımıştı. “Metrekaresi 43 lira ama
abim gelince bir indirim yapar” dedi.
Pazarlık bile etmedim. Yanımda da
iki arkadaşım vardı…
Evde işleri bitince arkadaşa
telefon edip, borcumu sordum…
“Verirsin sonra” dedi. “Hayır, ben borçlu kalmayı sevmem” deyince,
metrekare fiyatının 45 lira olduğunu söyledi. “Ne diyorsun, 43 lira dediler, sen 45’e çıkardın” dedim. Kem-küm etti,
kapattım telefonu. Hemen, gazetede çalışanlardan birine
kredi kartımı verdim, ödemeyi yaptım…
Onun bu sahtekarlığından kazancı
400 lira civarındaydı…
O günden sonra ne kapısından geçtim
ne de selam verdim…
Sevgili okuyucum Ali
Günday’ın yorumuyla
aklıma gelen bu olay;
küçük paralarla ucuz duruma düşenlere
“esnaf” ya da “tüccar” denilmesinin
gerçek manadaki esnaf ve tüccara
haksızlık olduğunu bir kere daha hatırlattı…
Toplumun her kesiminde
ahlakı geliştirmek;
bir anlamda
ahiliği
yaşatmaktır!..
Para kaybedilebilir
yeniden kazanılabilir de…
Ancak ahlak kaybolduğunda
onu yeniden bulmak mümkün değildir…
O yüzden ahlakı koruyup,
kaybetmemeye bakmak lazım!..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.