Aslında her şey o gün başlamıştı...
8 Mayıs tarihli "ilginç mektup"
başlıklı köşe yazımda,
"Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın, yıllar sonra ziyaret eden avukatları aracılığıyla yolladığı mektubun içeriği ve "Milli Ajans" Anadolu Ajansı'nın bazı haber metinlerinde, "PKK elebaşı Öcalan" ifadesi yerine "İmralı" sözcüğünü tercih etmesi, sürpriz gelişmelerin işaret fişeği gibi... "Bebek katili" Öcalan'ın, söz konusu mektubu, hangi ruh haliyle yazdığını bilmiyorum ama sözcüklere bakılırsa, ilginç gelişmelerin olacağını hissetmemek mümkün değil!.." demiştim...
Öcalan,
o mektubunda,
şöyle demişti:
"İçinden geçtiğimiz tarihi süreçte, derin bir toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç vardır. Sorunların çözümünde her türlü kutuplaşma ve çatışma kültüründen uzak, demokratik müzakere yöntemine şiddetle ihtiyaç vardır. Türkiye’nin ve hatta bölgenin sorunlarını, başta savaş olmak üzere, fiziki şiddet araçlarıyla değil, yumuşak güçle yani akıl, politik ve kültürel güçle çözebiliriz. İnanıyoruz ki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kapsamında, Suriye’deki sorunların çatışma kültüründen uzak durularak; içinde bulundukları konumun, durumun Suriye’nin bütünlüğü çerçevesinde Anayasal güvenceye kavuşturulmuş yerel demokrasi perspektifinde çözüme ulaştırılması amaçlanmalıdır. Bu bağlamda,Türkiye’nin hassasiyetlerine de duyarlı olunmalıdır."
Teröristbaşı
Öcalan'ın,
"Türkiye'nin hassasiyetlerine duyarlı olunmalıdır" ifadesine
atıfta bulunarak,
"Söyleyene mi bakalım, söyletene mi?.."
vurgusu yapmıştım...
Öcalan'ın, son olarak İstanbul seçimleriyle ilgili olarak
"tarafsız kalınması" çağrısında
bulunması, terör örgütünün "Kandil kanadı" ve HDP'de
farklı tepkilere yol açtı...
Bu satırları yazarken,
İstanbul seçim sonuçları 
belli olmuştu...
Öcalan'ın çağrısının
HDP tabanında bulduğu
karşılık, İmamoğlu'nun oy yüzdesinden
anlaşılıyor...
Yani, "Tarafsızlık" çağrısı
sonuçsuz kalmıştır...
Ancak, şunu da belirtmeden geçmeyelim...
Önümüzdeki süreçte,
teröristbaşı Öcalan'ın
siyasetin sıcak gündeminde
olacağını söyleyebilirim...
O günkü yazımı
"aman dikkat" diye tamamlamıştım...
Çünkü, endişelerim vardı...
ABD, yıllarca kullandığı ve miadı dolduktan sonra
Türkiye'ye teslim ettiği teröristbaşı Öcalan
üzerinden yeni bir senaryo
hazırlığı içinde olabilir diye...
Bu ülkede terörün sona erdirilip
gözyaşlarının dinmesi
hepimizin arzusudur ama
rahmetli Süleyman Demirel'in,
1993 yılında
"eylemsizlik kararı"na rağmen
terör örgütünün 33 eri şehit etmesi olayından sonra "Bunlara güven olmaz" dediğini de 
unutmamak gerekir...
Ve bir hatırlatma...
"Eğer biri sizi aldatmışsa, bu onun suçudur. Eğer o kişi sizi defalarca aldatmışsa
bu sizin suçunuzdur."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner226