Gözden kaçırmayın

Samsun'da Uyuşturucu Kavgası Kanlı Bitti! Samsun'da Uyuşturucu Kavgası Kanlı Bitti!
https://www.youtube.com/embed/QjK94KZFeto

Dün öğle saatleriydi…
Samsun'un
yakından tanıdığı eski bir doktor
ağabeyim, telefonla
aradı…
Sesi titriyordu. "Hayırdır abi"
dediğimde, eşinin özel bir hastanede
ameliyat olduğunu söyledi.
"Geçmiş olsun" dedim…
Aramasının nedeni, bu değildi…
Özel bir hastanede, 55 yıllık bir doktor
olarak karşılaştığı muameleydi…
Ömrünün yarım asrını bu mesleğe
vermiş biri olarak,
bu davranış onu çok üzmüştü…
"Nasıl oldu abi?" diye sorunca,
anlattı:"Eşim aynı hastanede birkaç kez
ameliyat oldu. Son ameliyatı için
hastaneye yattı. Ameliyat saati geldiğinde,
idareye uğramam istendi.
(Tamam) deyip, indim.
Muhasebe, ameliyat öncesi
22 bin liranın yatırılmasını istedi.
Dedim ki ben de doktorum.
Taburcu olduğunda veremez miyiz?
Kaçmadık ya!
Karşımdaki, yoksa ameliyat yapılmayacağını
söyledi. Gerçekten de çok üzüldüm.
Bir doktora böyle yapılıyorsa,
gariban neyle karşılaşıyor, kim bilir?
Söyleme biçimi
son derece itici…
‘Yoksa ameliyat olamayacak’
ne demek?..
Hangi hasta sahibi,
‘Ameliyat olmasın’ diyebilir?..”
Doktor abimiz bunları anlatırken,
OMÜ'de rehin kalan bir hastanın
hastaneden kaçırılmasına
yardımcı oluşum geldi aklıma…
Hastanenin kapısında ağlayan
bir adam görmüş, derdini sormuştum…
Yaşlı adam,
Ordu'nun Aybastı İlçesi'nin bilmem ne
köyünden gelmişti.
Eşini taburcu edebilmek için
senet istemişlerdi…
Adam garibandı. Bir ineğinden başka
bir şeyi yoktu. Fakat verdiğinde o da
gidecek hatta üstüne borçlu kalacaktı…
Prof.Dr. Osman Çakır'ın rektör olduğu dönemdi.
Onu aradım…
Yasal olarak yapacak bir şey yoktu
ama çaresi de vardı. Çare, hastayı
hastaneden kaçırmaktı. Bir doktor ismi verdi.
O gariban gitti, hastasını hiçbir şey
olmamış gibi çıkardı…
Yaşlı adamın ettiği hayır dualarını,
şimdi bile hatırlıyorum…
"Para" konusu önemli elbette…
Hele de özel hastaneler,
yaşamak yani ayakta kalabilmek için
çırpınıyor…
Pandemi süreci, onları
büyük ölçüde etkiledi…
Bazılarının kredilerle
soluklandığını da biliyorum…
Ancak, bir şeyi söylemenin
bir adabı ve usulü vardır…
Ömründeki yarım asrı
hekimliğe adamış
birine, "Ameliyat öncesinde,
para yoksa operasyon da yok" demek,
daha çok incitici…
Sağlıkta teknolojik imkanlar artarken,
insani davranış biçiminin
giderek dibe vurması,
lanet olası paranın yüzünden…
Doktorlar başta olmak üzere
çalışanları,
hastaneye daha çok para kazandırmak
için değerleriyle
karşı karşıya getiren de
bu sistem değil mi?..
Bu yaşananları gördükçe,
binlerce kere
"Allah, bu devlete
zeval vermesin" diyorum…